Güncelleme Tarihi:

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda özel olarak oluşturulan salonda yapılan duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, yangında yaralananlar ile hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları katıldı.
Tutuklu sanık Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, esasa ilişkin savunmasında, idarenin 2005 yılında kurulduğunu, Grand Kartal Otel'in ise 1999 yılında açılan ve turizm işletme belgesiyle faaliyet gösteren bir işletme olduğunu anlattı.
Turizm işletmesi belgesiyle faaliyet gösteren tesislerin yalnızca Kültür ve Turizm Bakanlığınca denetlendiğini belirten Köstereli, İl Özel İdaresinin yangın güvenliği yönünden denetim yapma yetkisinin olmadığını savundu.
Köstereli, üzerine atılı tüm suçlamaları reddederek beraatini ve tahliyesini istedi.
Tutuklu sanık İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan da bilirkişi raporunu düzenleyenlerin ruhsat konusunda uzman olmadığını iddia etti.
Erdoğan, üzerine atılı suçları kabul etmeyerek beraatini ve tahliyesini talep etti.
Eski Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü tutuklu sanık Mehmet Özel de Grand Kartal Otel'in turizm geliştirme bölgesinde olduğunu, buradaki tüm yetki ve sorumluluğun Kültür ve Turizm Bakanlığına ait olduğunu söyledi.
Özel, görev yaptığı dönemde tüm iş ve işlemlerin eksiksiz şekilde yapıldığını savunarak beraatini ve tahliyesini istedi.
SANIK MÜDAFİSİNDEN "BERAAT TALEBİM YOKTUR" AÇIKLAMASI
Tutuklu sanık muhasebe müdürü Kadir Özdemir ise önceki savunmalarını tekrar ettiğini dile getirdi.
Söz alan sanık Özdemir'in avukatı Serbülent Baykan, müvekkili hakkında beraat ve tahliye talebi olmadığını dile getirdi.
Otelin denetiminden Kültür ve Turizm Bakanlığının sorumlu olduğunu söyleyen Baykan, "Burada kast var, cinayet var. Ben bu işi para için yapmıyorum. Bakan hakkında mahkemeniz tarafından suç duyurusunda bulunmanızı talep ediyorum." ifadelerini kullandı.
Tutuklu sanık Gazelle Otel Genel Müdürü Ahmet Demir, kendisine 78 kez olası kastla ceza verilmesiyle adaletin yerini bulmayacağını, bu dosyada somut delillerle değil, sadece kanaat ve yorumla sanık konumuna getirildiğini iddia etti.
Sanık müdafileri de müvekkillerinin savunmalarına katıldıklarını, mahkumiyete yönelik mütalaayı kabul etmediklerini belirterek, sanıkların tahliyelerini ve beraatlerini, heyet aksi kanaatteyse lehe olan hususların kullanılması talebinde bulundu.
Heyet, duruşmaya ara verdi.
YAKINLARIMIN BU CİNAYETE KURBAN GİTMELERİNİN NEDENİ, OKULDA YAPILAN PAZARLAMA ETKİNLİĞİ
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de çıkan yangında yakınlarını kaybeden aileler, açıklamada bulundu.
Yangında oğlu Mert, gelini ve 2 torununu kaybeden Uğurtan Doğan, duruşma salonunun önünde gazetecilere yaptığı açıklama, yakınlarının, şirketin yönetim kurulu üyesi tutuklu sanık Ceyda Hacıbekiroğlu'nun okulda yaptığı "pazarlama etkinliği" nedeniyle hayatını kaybettiğini savundu.
Torunu Mavi Doğan'ın, Hacıbekiroğlu'nun oğluyla aynı sınıfta okuduğunu belirten Doğan, "Ceyda Hacıbekiroğlu, daha önceleri de etkinlikler düzenledi. Gelinimin telefonu yeni bulundu. Emanetten aldık ve açtırdık bir şekilde. Ekim ayında, yani bu katliamdan 4 ay önce yine okulda pazarlama etkinliğiyle bazı öğrencilerin ve velilerin de katıldığı bir organizasyon olmuş." diye konuştu.
Doğan, çok acı bir durum yaşandığını dile getirerek, şunları kaydetti:
"Özellikle ilk savunmalarda yönetim kurulu üyeleri, 'Bizim hiçbir yetkimiz yok, sadece kağıt üzerinde.' gibi birtakım tutarsız savunmalara girdiler. Yakınlarımın bu cinayete kurban gitmelerinin nedeni, okulda yapılan pazarlama etkinliği. Alıyorsunuz okuldan çocukları götürüyorsunuz. Aynı katta oğlum, gelinim ve 2 torunum var ya kardeşim hiç mi sizden bir kişi yaralanmaz veya canını kaybetmez? Kaybolan 78 can, bizim canımız. 137 yaralı yine bizim canlarımız."
"BUNLAR BAŞTAN SONA KÖTÜLER"
Yangında eşi Ceren Yaman Doğan ve 16 yaşındaki kızı Lalin Doğan'ı kaybeden Rıfat Doğan da tutuklu sanıklar yönetim kurulu üyesi Elif Aras'ın ve genel müdür eşi Emir Aras'ın, karısının ve kızının kaldığı odanın karşısından çıkarak oteli terk ettiklerini, yakın arkadaş olmalarına rağmen onları uyandırmadıklarını söyledi.
Doğan, olaydan sonra eşinin telefonunu açmaya cesaret edemediğini, bir süre sonra açabildiğini kaydetti.
Telefonda, tutuklu sanık otelin Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Murtazaoğlu Ergül'ün eşiyle samimi şekilde çekildiği fotoğrafları görünce şok olduğunu anlatan Doğan, "Sabah Emine Murtazaoğlu Ergül ile karşılaştım. 'Abla nerede Ceren ile Lalin?' demiştim. 'Hiç bilmiyorum Rıfat, kurtulanlar Doruk Kaya'da.' demişti. Resim çektirip sarmaş dolaş olduğu, akşam kahve içtiği insanı, arkadaşını sabaha kadar merak edip ben gelene kadar aramamış bile. Bir cevapsız arama yok. 'Neredesiniz, ne oldunuz, kurtuldunuz mu veya kalkın, uyanın.' Hiçbir şekilde uyandırmamış. Bunlar baştan sona ne yazık ki kötüler. Bilgisizlik, cahillik her şey bir yana ama kötülük içlerinde." ifadelerini kullandı.
Adalete güvendiklerini vurgulayan Doğan, "Gereken kararın verileceğine inanıyoruz. Mahkeme başkanı ve heyetine güveniyoruz." dedi.
OTEL MÜDÜRÜ YAZILI SAVUNMA YAPTI
Bolu’da, 78 kişinin öldüğü Grand Kartal Otel yangını faciasının duruşması verilen öğle arasının ardından yeniden başladı. Sanık kürsüsüne gelen Grand Kartal Otel’in müdürü tutuklu Zeki Yılmaz, “Müştekileri incitmemek adına sözlü savunma yapmaktan vazgeçiyorum. Yazılı savunmamı mahkemeye sunuyorum. Okumanızı rica ediyorum” dedi.
DAMAT EMİR: BİLEREK VE İSTEYEREK BÖYLE BİR ŞEY YAPMADIM
Otel sahibi Halit Ergül’ün damadı olan, Grand Kartal Otel Genel Müdürü tutuklu sanık Emir Aras ise savunmasında, otelin Kültür ve Turizm Bakanlığı denetiminde olduğunu ifade ederek, “Ben denetim yapılmasın demedim. Yanlış bir şekilde yapıldığını ve geçerli yangın uygunluk belgesinin olduğu söylendi. Kadir Özdemir’in çözüm önerisini geri çekilme konusunu kayınpederime söyledim. Biz zaten bakanlık denetimindeydik. Bize bir eksiklik bildirmediler. Sonrasında bana LPG ile ilgili de bir eksiklik bildirilmedi. FQC firması denetledi, bir eksiklik bulamadılar. Aygaz baktı ve eksiklik göremedi, sigorta şirketi de baktı. Her katta yangın hortumları vardı. Mutfakta 4 yangın tüpü var. LPG faktörü olmasaydı kendi kendine sönümlenecek bir yangındı. Yangın gecesi montumuzu bile almadan çıktık. Bunlar da kameralarda gözükmektedir. Biz odadan çıktıktan sonra dumanın geldiği yöne doğru gittik. Biz çıktığımızda zaten duman geliyordu. 1-2 dakika sonra zaten duman basıyordu. Bunlar kamera kayıtlarında mevcut. Göz gözü görmeyen duman 2 dakika önce gelse biz de çıkamazdık. Biz de dumanın geldiği yöne doğru gittik. Odadayken Zeki Yılmaz’a ‘Alarmları öttürün’ dedim. Dışarı çıktım, içeri girmek istedim ama çok duman vardı. Dışarı çıkınca merdivenlerle insanlara yardım etmeye çalıştım. Bir sürü kurum bu kadar eksikliği görememiş. Keşke bu tehlikeyi görseydim. Bilerek, isteyerek böyle bir şey yapmadım, çok üzgünüm” diye konuştu.
‘SUÇSUZ OLDUĞUMA İNANIYORUM’
Grand Kartal Otel’in sahibi Halit Ergül’ün kızı ve yönetim kurulu üyesi Ceyda Hacıbekiroğlu kürsüye gelirken mağdur yakınları “Geber Ceyda, katil” diye bağırdı. Yangında otelde olduğunu belirten Hacıbekiroğlu, “Ben de camı kırarak otelden çıktığımı daha önce söylemiştim. Otelin yönetimiyle ilgili görevim yoktur. Ben sadece tatil için otele geliyordum. Suçsuz olduğuma inanıyorum ve beraatimi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.


