GeriGündem Gökdelenler ilkellik
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gökdelenler ilkellik

Türkiye'de, özellikle İstanbul'da doğru dürüst hiçbir şehir planlaması yapılmadan inşa edilen gökdelencikler mantar gibi bitmeye başlarken, enformasyon çağına adım atan ülkelerde gökdelenlere artık gerek kalmadığı tartışılıyor. Endüstri devrimiyle birlikte 19. yüzyılın sonunda, biraz da prestij için yapılan anıtsal binalar inşa etme kaygısıyla, şehir silüetlerini süslemeye başlayan herbiri birer mühendislik harikası olan gökdelenler miadını doldurmak üzere.Şehir planlamacılığı ve tasarım kaygıları, gökdelen inşaatlarının yolunu kesmeye başladı bile. Yüksek binaların yer seviyesinde yol açtığı önemli sorunlar var. Uzun gölgeler yaratıp güneş ışığını engelliyorlar, tehlikeli rüzgar patlamalarına yol açıyorlar, aşırı araç ve yaya trafiğine yol açarak kaldırımların ve çevre caddelerin kapasitelerini zorluyorlar. Buna karşılık büyük şirketler şehir planlamalarına fazla aldırış etmeden, en büyük şirketin kendileri olduğunu ima etmek için, ekonomik olup olmadığına, ihtiyaç duyup duymadıklarına bakmadan şehrin, ülkenin hatta dünyanın en yüksek gökdelenini inşa etmek için birbirleriyle yarışıyorlar.Bu anlamsız yarış sürüp giderken, yeni yeni filizlenmeye başlayan enformasyon devrimi gökdelenlere olan ihtiyacı daha da gereksiz kılıyor. Çalışanları şehir merkezindeki pahalı binalarda bir araya getirmeye eskisi kadar ihtiyaç yok artık. Gelişen telekomünikasyon teknolojileri merkezileşmeyi anlamsız kılıyor. Bilgisayar ağları sayesinde insanlar değil, bilgisayarlara kaydedilen bilgiler merkezileşiyor. Çalışanlar bu bilgilere uzaktan erişebilip, binbirleriyle e-posta, video konferans gibi yöntemlerle haberleşebiliyor.Aklı başında büyük firmalar giderek artan oranlarda şehir merkezindeki şık binalar yerine ucuz, daha geniş alanlara yayılan kampüslere yerleşmeyi seçiyorlar. Detroit'de Ford ve Chrysler kendilerini şehirden uzak yeşilin kucağına atan dev firmalar. Nike'ın Beaverton'daki kampüsünü bulmak hiç de kolay değil, ama www.nike.com'a dünyanın her yerinden anında erişilebiliyor. Microsoft ve Netscape Redmond, Washington ve Mountain View, Kaliforniya'daki birbirlerinden oldukça uzak merkezlerinde savaşlarını sürdüre dursunlar, merkez binalarının nasıl göründüğü, bilgisayar ekranlarındaki görünüşleri birbirine benzeyen yazılım ürünlerini kullanan dünya vatandaşlarının umrunda değil.Tüm bunlar gökdelenlerin artık birer dinozor olduğunu mu gösteriyor? Tam da öyle denemez... Hong Kong gibi, Kuala Lumpur gibi etraflarındaki alan yatay olarak genişlemelerine olanak tanımayan şehirlerde, gökdelenler bir süre daha gittikçe daha yükseklere tırmanacakmış gibi gözüküyor.Yükseklik tanımıDünyanın en yüksek binalarının belirlenmesinde kullanılacak tanımlar, ABD'de merkezli Yüksek Binalar ve Şehir Yaşamı Konseyi tarafından belirlendi. Konseyin 12 Nisan 1996'da belirlediği tanımlara göre Kuala Lumpur, Malezya'daki Petronas İkiz kuleleri dünyanın en yüksek binası olarak tescil edildi. Yapılan tanıma göre bir binanın yüksekliği zemin katından binanın en yüksek noktasına kadar olan mesafeyle ölçülüyordu. Ancak konsey, 10 Temmuz 1997'de yaptığı yeni tanımlarla, ortalığı bulandırdı. Yeni tanımlara göre Petronas Kuleleri dünyanın en yüksek binası olma ünvanını korusa da dünyanın en yüksek üç binasından biri oldu. Biraz karışık değil mi? Çünkü konsey yeni tanımıyla üç ayrı kategori açtı. Bu kategorilere göre Dünya Ticaret Merkezi tepesindeki antenin ucuna kadar dünyanın en yüksek binası, Sears Kulesi ise damına kadar dünyanın en yüksek binası ve ikamet edilen en üst katına kadar dünyanın en yüksek binası ünvanlarının sahipleri oldular. Uçan enerji kuleleriNASA, dünya yörüngesinde dönecek dev güneş enerjisi panelleriyle 15 yıl içersinde dünyaya enerji pompalamaya başlamayı planlıyor. NASA'da gelişkin konseptler yöneticisi olarak çalışan John Mankins, geliştirdikleri yeni sistem sayesinde dünyanın artık çevre kirlenmesine yol açan fosil yakıtlarına bağımlı olmaktan kurtulacağını iddia ediyor. 10 yıl içinde çalışan bir prototipinin yapılacağı sistem, 15 yıl içerisinde ticari kullanıma sunulacak. Güneş Kulesi olarak adlandırılan projede, dünya yörüngesine yerleştirilecek 8 km uzunluğundaki güneş panelleri kullanılacak. Bu dev panellerle mikro dalgalara çevrilecek güneş enerjisi, dünya yüzündeki alıcılara yönlendirilerek, alıcı istasyonlarda elektriğe dönüştürülecek. NASA tarafından yapılan tahminlere göre her bir kule, küçük bir şehrin enerji ihtiyacını tamamen karşılayabilecek miktara eşit olan 400 megawatt enerji sağlayacak. Uçan enerji kuleleri, dünya yörüngesinde 12.000 km yükseklikte dönecek.

Kripto Para Piyasaları için Bigpara

Kripto Para Piyasaları için Bigpara

False