Geç teşhis öldürdü

Güncelleme Tarihi:

Geç teşhis öldürdü
Oluşturulma Tarihi: Haziran 06, 2000 00:00

Haberin Devamı

Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümünü doktora tezi için konu alan Dr. Eren Akçiçek, Ata'nın hastalığının geç teşhis edildiğini ortaya koydu. Akçiçek, Ata'nın, doktorların yanlış uygulamaları nedeniyle hastalığının ilerlediğini bildiğini de belgeledi.

Beni Türk hekimlerine emanet ediniz... Bu söz, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e ait... Ancak siroz nedeniyle ölen Atatürk'ün bu sözü söylerken Türk doktorlarının kendisini kurtaracağına inandığından mı, yoksa artık ‘iş işten geçtiği’ için mi söylediği bir tartışma konusu.

‘Atatürk’ün Sağlığı, Hastalıkları ve Ölümü' adlı doktora tezi hazırlayan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı doktora öğrencisi Dr. Eren Akçiçek, Atatürk'ün hastalığının geç teşhis edildiğini savundu. 5 kişilik jüri ve basının önünde dün tezini savunan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Akçiçek, Atatürk'e ‘karaciğer sirozu’ tanısının ölümünden yalnızca 10.5 ay önce konulduğunu belirterek, ‘‘O günlerde günümüz teşhis yöntemleri yoktu. Ancak klinik olarak ortaya çıkan belirtilerden teşhis daha önce konulmalıydı’’ dedi.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yeni Profesörler Kurul Salonu'nda, ilk kez bir tez, konusunun önemi nedeniyle basına açık savunuldu. Tıp tarihine ilgi duyan 31 yıllık hekim Akçiçek, bir kısmı ilk kez ortaya konulan 500'ün üzerinde kaynaktan yararlanarak, 1.5 yılda hazırladığı tezi yaklaşık 1.5 saatte özetledi. Oybirliğiyle kabul edilen tezinde, Aktürk, Atatürk'ün sirozunun alkolden kaynaklandığını belirtti.

TTK, Ata'yla ilgili kitabı sansürlemiş

Atatürk'ün İsviçre'de tarih eğitimi gören Afet İnan'a gönderdiği, 14 Haziran 1938 tarihli mektupta, ‘‘Vaziyetim şudur: Bence doktorların yanlış görüş ve hükümleri sebebiyle hastalığım durmamış ilerlemiştir’’ dediğini belgesiyle ortaya koyan Dr. Akçiçek, ‘‘Ancak Atatürk'ün kurduğu Türk Tarih Kurumu, Afet İnan'ın Atatürk'ten Mektuplar kitabını basarken ifadeyi değiştirmiş. Kitapta, sadece ‘‘Vaziyetim şudur; hastalık durmamış ve ilerlemiştir’’ bölümüne yer verilmiştir. Mektubun orijinalini Afet İnan'ın kızı Arın İnan bana iletti’’ dedi.

Atatürk'ün karaciğer sirozundan önce de çeşitli travmaların yanında sıtma, kronik pyelonefrit (böbrek hastalığı), koroner kalp hastalığı, 2 kez zatürree, kalp hastalığı ve değişik zamanlarda da gribal enfeksiyonlar geçirdiğini ancak yüksek direnç ve dayanma gücüyle üstesinden gelmeyi başardığını anlatan Dr. Akçicek, şunları söyledi:

‘‘Uzun süre alkol kullanan bir kişide, halsizlik, güçsüzlük, soğuğa direnç azalması, renginde değişiklik, kaşıntı, burun kanamaları gibi karaciğer yetmezliği belirtilerine niçin dikkat edilmediğini anlamak mümkün değil. Erken teşhis, alkol yasağı, düzenli beslenme ve istirahat yaşam kalitesi ve süresini uzatabilirdi.’’

Yaşam süresi uzatılabilirdi

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!