GeriGündem FP’yi de yaktı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

FP’yi de yaktı

Abone Olgoogle-news

Savaş bugün kapatma davası açıyor

FP İstanbul Milletvekili Merve Kavakçı'nın, TBMM Genel Kurulu'ndaki türban provokasyonu ve kapatılan RP'nin siyasi yasaklı lideri Necmettin Erbakan'ın ‘partiden elini çekmemesi’ FP'nin de başını yakıyor. FP'yi kurulduğu günden beri takibe alan ve 2 Mayıs'ta TBMM'de yaşanan türban skandalına anında el koyan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, bugün kapatma davası açıyor. Başsavcı, Anayasa Mahkemesi'ne sunacağı kapatma dilekçesinde, FP'nin, Anayasa'nın 68 ve 69'uncu maddelerini ihlal ederek, ‘Laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline geldiği’ ve ‘Kapatılan RP’nin devamı olduğu' gerekçe gösterecek. Başsavcı ayrıca, Siyasi Partiler Yasası'nın, kapatılan partilerin yöneticilerinin bir başka partinin yöneticisi, denetiçisi olamayacaklarını düzenleyen 95 ve parti kapatmayı düzenleyen 101'inci maddelerini de gerekçesine ekleyecek. FP de bu gerekçelerle kapatılırsa, Erbakan'ın Milli Nizam Partisi, Milli Selamet Partisi ve Refah Partisi'nden sonra kapatılmasına neden olduğu dördüncü parti olacak. Kapatma dilekçesinde, kapatılan RP milletvekillerinin gruplar halinde birkaç gün içinde FP'ye geçmeleri, Erbakan'ın FP'yi yönetmesinin, FP'nin kapatılan RP'nin devamı olduğunu gösterdiği savunuldu. Erbakan'ın Balgat'taki evinde sürekli FP kurmayları ile görüşmesi, bayramda parti genel başkanıymış gibi FP'lileri gruplar halinde kabul etmesi delil gösterildi.

KUTAN'A YASAK GELEBİLİR

Siyasi Partiler Yasası'na göre; söz ve eylemleri ile partinin kapatılmasına neden olan siyasetçilere 5 yıl siyaset yasağı gelirken, milletvekillikleri de düşüyor. Bu çerçevede kapatma dilekçesinde yeralan başta Genel Başkan Kutan ile Kavakçı'nın tavrını savunan ve Erbakan'la sürekli dirsek temasında bulunan bazı FP kurmayları ve milletvekilleri de siyasi yasaklı olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldılar. SPY'nin 95. maddesindeki kapatılan partilerin üye ve milletvekillerinin başka bir partinin kurucusu yöneticisi ve deneticisi olamayacakları hükmüne rağmen, 17 Aralık 1997'de kurulan FP'nin Genel İdare Kurulu ve Disiplin Kurulu üyesi oldukları için siyasi yasaklı olabilecekleri belirtilen isimler şöyle: Oğuzhan Asiltürk, Abdullah Gül, İsmail Kahraman, Süleyman Arif Emre, Rıza Ulucak, Ömer Vehbi Hatiboğlu, Musa Demirci, Ertan Yülek, Temel Karamollaoğlu, Cevat Ayhan, Necati Çelik, Fehim Adak, Bülent Arınç, Bahri Zengin, Hasan Aksay, Aydın Menderes, Osman Yumakoğulları, Zeki Ünal, Lütfü Doğan, Hanefi Demirkol ve Mehmet Ali Şahin.

ZİKİR FOTOĞRAFLARI DELİL

Kapatma dilekçesinde DGM'nin ek delil olarak Başsavcılığa gönderdiği FP Aksaray Belediye Başkanı Ahmet Er ile Konya-Kulu Tuzyaka ilçesi belediye başkan adayı Kazım Settemir'in zikir fotoğraflarının da FP'nin tarikat bağlantısına delil gösterilebileceği kaydedildi.

Kapatma için neden çok

Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel'in suç duyurusunda yeralan ve kapatma delili olarak Anayasa Mahkemesi'ne sunulabileceği belirtilen bazı deliller şöyle:

FP lideri Kutan'ın, 15 Mart 1999'da Altınpark'ta RP adaylarının tanıtım töreninde yaptığı, Erbakan, Şükrü Karatepe ve Recep Tayyip Erdoğan'ı kurtarmak amacıyla 312'nci maddenin kaldırılması için yürüttükleri çalışmaları anlatan şiirli konuşması. SPY'ye göre genel başkanların konuşmaları partiyi bağlıyor.

FP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylarının tespiti ile ilgili olarak Recai Kutan ve Recep Tayyip Erdoğan'ın, Erbakan'ın Balgat'taki evinde yaptıkları toplantının kaseti. Yüksel'in TCK'nın 146. maddesindeki, ‘Anayasal düzeni yıkmaya teşebbüsten’ açtığı dört idam talepli ‘Milli Görüş’ davasının iddianamesi.

FP Denizli Milletvekili Ramazan Yenidede'nin, 15 Mayıs 1998 günlü basın açıklamasındaki hakkında 312/2'den fezleke düzenlenmesine neden olan sözleri: ‘‘Bu hareket temelde zulme karşı bir isyandır. Zorbalığa karşı bir isyandır. Atatürkçülük ve çağdaşlık kılıfına bürünerek, ülkeyi soyanlara, meydanlarda eşitlik naraları atıp en ilkel kabilelerde de görülmeyen vahşeti toplumun bir kesimine reva görenlere, inançları gereği başını örten kadınlara, kızlara aç sırtlanlar gibi saldıranlara karşı bir isyandır... Bu millet bu zulme, bu vahşete, bu antidemokratik uygulamalara daha ne kadar dayanabilir? Birisi çıkar da ‘bunların başörtüsü siyasi bir simgedir' derse, bir başkası da kalkar birileri için, ‘bunların kıyafeti ahlaksızlık ve fahişelik simgesi' diyebilir...

Merve'yle bardağı taşırdı

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel'in FP hakkında yaptığı suç duyurusunun ardından soruşturma başlatmıştı. Erbakan'ın, FP'yi perde arkasından yönetmesi ve Merve Kavakçı'nın laik cumhuriyete karşı bir eyleme dönüşen türban eylemi bardağı taşıran son damla oldu. ‘‘Anayasa ve yasalar neyi gerektiriyorsa onu yapacağım’’ diyen Başsavcı Savaş, bu şok gelişmeler ışığında kapatma soruşturmasını tamamladı ve davayı açmaya karar verdi. Savaş'ın, kapatma dilekçesinde Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Başbakan Bülent Ecevit'in, Kavakçı'ya sert çıkışlarına da yer vermesi bekleniyor. Dilekçede, Erbakan'ın siyasi yasağını kaldırtmak için FP'ye küskün milletvekilleri ile işbirliği yaparak TBMM'yi açtırması da kapatmaya delil gösterildi. Erbakan'ın FP'nin listelerinde etkili olduğu ve Kutan'ın, ‘‘Türbanlı adayımız yok’’ açıklamasına rağmen, Kavakçı'yı son anda listeye koydurduğu, ‘türban şovunu’ da Erbakan'ın düzenlediği ve yönettiği delil olarak yeraldı.

Ağrılı başkanın sözleri de delil

FP Ağrı Belediye Başkanı Zeki Başaran'ın konuşması da FP için kapatma delili. İşte Atatürk'ün kastedildiği o sözler: ‘‘Gözünü rakı masasında açtı, rakıyla devam etti, rakıyla da öldü. Ömrü islam düşmanlığı ile başladı, islam düşmanlığı ile devam etti, islam düşmanlığı ile öldü. Kardeşim öyleyse nereye göre yaşadıysa, oraya defnedin yahu... Efendim Arapça harfleri kargacık, burgacıktır, teknik ve teknolojiyi engelliyor, onu değiştirelim. Vay seni hain, seni hain. Millet lanetle anıyor seni ve senin gibileri... Buyurun ve 70 sene önce Yahudiler telkinatta bulundu (söyleyin) dediler. (7 asırdır müslümanları harp meydanlarında yenemedik.) O halde deyin ki (din ayrıdır müslümanlar siyaset yapamaz) deyin ve bunu 70 sene önce bir hain söyledi. İçimizdeki bir hain, dışımızdaki ehlisalip ile anlaşarak söyledi.’’ Suç duyurusunda Başaran'ın, ‘‘Din ayrı, devlet ayrı’’ gibi sözler sarfederek Atatürk ve devrimlerine ‘hayasızca’ saldırdığı belirtilen suç duyurusunda, ‘‘Maalesef Türkiye'de belediye başkanlığını sürdüren bu şahıs hakkında, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasını sürdürmektedir’’ denildi.



False