GeriGündem Forrest Gump gibiyim
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Forrest Gump gibiyim

Forrest Gump gibiyim
refid:4209277 ilişkili resim dosyası
Abone Olgoogle-news

ABD’li gazeteci McKiernan, yeni çıkan ’The Kurds’ kitabında, CBS televizyonu için söyleşi yaptığı teröristbaşı Öcalan’ın kendisine "Forrest Gump gibiyim" dediğini yazdı. Öcalan, eşi Kesire’nin de bir Kemalist olduğunu anlatmış.

TERÖRİSTBAŞI Abdullah Öcalan, kendisini, Tom Hanks’in canlandırdığı Oscar ödüllü ünlü filmin karakteri Forrest Gump’a benzetmiş.

Amerikalı gazeteci Kevin McKiernan, piyasaya yeni çıkan ’The Kurds’ adlı kitabında, Öcalan ile 1995’te yaptığı bir görüşmeyi anlattı. McKiernan, Öcalan’la görüşmeyi, Amerikan CBS televizyonunun ’60 Dakika’ adlı haber programı ile söyleşi yapmaya ikna etmek için yapmıştı.
/images/100/0x0/55ea77c9f018fbb8f881e617


KESİRE KEMALİST’Tİ

Lübnan’da Suriye kontrolündeki Bekaa Vadisi’nde gerçekleşen görüşmede, Öcalan uzun zamandır ayrı olduğu eşi Kesire’nin "Türk Hükümeti’nin kuklası" olduğunu söylüyor. Kesire’nin babasının Atatürkü bizzat tanıdığını belirten Öcalan, "Eşim de bir Kemalist’ti" diyor.

SEZAR KOMPLEKSİ

Öcalan,
aynen Kleopatra’nın Mısır’ı yönetmek için yaptığı gibi, eşinin de PKK içinde cinselliğini kullandığını söylüyor. Yazar McKiernan’a göre, Öcalan, "Bende Sezar Kompleksi var. Bir casusa aşık oldum" diyor.

EINSTEIN’DAN ALINTI

Yazar, Öcalan’ın, Einstein, Hz. Muhammed ve Hz. İsa’dan alıntılar yaptığını ve kendisine Oscar ödüllü ve o dönem çok popüler olan ’Forrest Gump’ adlı film konusunda bir sınav uyguladığını belirtti. Öcalan, filmi görmediğini, ancak ana karakter Forrest Gump hakkında çok şey dinlediğini anlatıyor. McKiernan şöyle yazıyor:

"Apo’ya göre, küçük bir adam olan Forrest, düşük olasılıklar karşısında kazanmayı biliyordu. Bu nedenle ’Ben de Forrest gibiyim’ demişti. O günden sonra çevirmenim ile telefonda ne zaman Öcalan’dan söz edecek olsak, şifre olarak ’Forrest Gump’ adını kullanıyorduk."

CBS söyleşisi ile Öcalan ilk kez Amerikan televizyonuna çıkmıştı. McKiernan, Öcalan’ı söyleşiyi yapması için ikna etmeye çalıştı ve "60 dakika CIA’ya bağlı değil. Programı milyonlarca Amerikalı seyredecek" dedi. Öcalan, "Amerikalılar Türkiye’deki savaşı nasıl bilmez?" diye sorunca, McKiernan, "Çünkü, henüz televizyona yansımadı" cevabını verdi. McKiernan, 60 dakika sunucusu Ed Bradley’yi Öcalan söyleşisine güçlükle ikna ettiklerini de anlattı. McKiernan, herkes söyleşi kaygısındayken, Bradley’in, Beyrut’ta, Manhattan’daki evi için antika eşya aradığını ve Havana puroları istediğini yazdı.

ELLERİYLE YİYİNCE

Söyleşiden sonra, Öcalan orada bulunan 8 kişi için yemek getirtti. McKiernan’a göre, Öcalan ’gusto’ ile yemeye başladı. Yemekte, kebaplar, dolmalar, balık, kuzu ve et vardı. Öcalan, suları akan kemikli bir kuzu etini elleriyle kaldırarak ortasından ikiye ayırdı ve yarısını Bradley’in tabağına koydu. McKiernan, "Ed’e baktım. Sol kulağında altın küpesi, safari ceketinin içinde, sessizce ve gözleri fal taşı gibi açılmış, tabaktaki kuzu etine bakıyordu. Ortadoğu’da bir adamı ellerinle beslemek onur vericidir. Ancak, Bradley’in yüzündeki ifadeden, bunu böyle algıladığı konusunda emin değildim. Apo gülümsüyordu. Ed sadece teşekkür edebildi" dedi.

McKiernan, Kürtlere duyduğu sempati ve Kürtleri Amerikalı Kızılderililere benzetmesiyle biliniyor.
False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle