Eygi, Akın Birdal suikastçısını kızdırdı

Güncelleme Tarihi:

Eygi, Akın Birdal suikastçısını kızdırdı
Oluşturulma Tarihi: Eylül 26, 2000 00:00

Ayda KAYAR
Haberin Devamı

İslamcı yazar Mehmed Şevket Eygi'nin ‘İki kimlikli, gizli, esrarlı ve çok güçlü bir cemaat Yahudi Türkler yahut Sabetaycılar’ adlı kitabında, Akit Gazetesi'nden alıntı yaparak, İnsan Hakları Derneği eski Başkanı Akın Birdal'a yapılan suikastın azmettiricisi olduğu gerekçesiyle yargılanan Semih Tufan Gülaltay'ın Sabetaycı olduğunu iddia etmesi, Gülaltay'ın ailesini kızdırdı.

Gözler yalan söylemez

Gülaltay, kitabın üst başlığı olan ‘Gözler Yalan Söylemez’ cümlesiyle, Gülen'in ilk dinlediğinde, bir din adamının ağzından ‘milliyetçi’ kelimeler duyduğu için beğendiğini belirterek, şunları söylüyor:‘‘Fethullah Gülen hakkında ciddi şüpheler besliyordum. Bu düşüncelerim, ortada hiç bir şey yok iken bir suçlu gibi Amerika'ya kaçmasından sonra yoğunlaştı... Yüzünün burnundan aşağısı ve kaşlarından yukarısını kapattığım zaman hep aynı ifadeyi görüyordum: Suçluluk ve yalancılık’’.

Eygi'nin ‘Fethullahçı’ olduğunu iddia eden Gülaltay'ın yakınları ‘‘Semih Tufan Gülaltay, Sinop Cezaevi'nde yazdığı ‘Fethullah Müslüman mı?' kitabıyla, bu kesimin boy hedefi haline geldi. Gülen'in Bahai olduğunu yazdığı için böyle bir saldırı bekliyorduk ama bu kadarı da fazla. Üstelik kendisi hapishanede olduğu için cevap hakkı bile yok’’ dediler. Karslı olduklarını söyleyen aile üyeleri, Sabetaycılıkla hiç bir ilişkileri olmadığını belirterek, kendilerini ‘Türkçü' olarak tanımladılar.

28 ŞUBAT'A MİNNET

Gülaltay'ın Kafkas Yayıncılık tarafından yayınlanan kitabında, Fethullah Gülen'in ve Nurcu cemaatin, Bahai olduğu iddia ediliyor ve Nurculuk ile Bahai dinin bir çok yönden benzedikleri öne sürülüyor. Gülaltay, 28 Nisan 2000'de Yozgat E Tipi Cezaevi'nde, kitaba yazdığı önsözde, ‘‘Bu kitap, bir araştırmacı gözü ile ‘Nurculuk ve Fethullah hareketi'nin tahlilidir. Bu kitap, Fethullah'ın kendisinden bile gizlemeye çalıştığı ‘sırrı'nı ortaya koyan belgedir. Bu kitap, Adolf Hitler'den sonra dünyanın başına musallat olmuş en tehlikeli adamın portresidir’’ diyor.

Kitabı okuyanların Türk ulusunun nasıl bir uçurumun eşiğinden döndüğünü anlayarak, 28 Şubat kararlarını alanlara minnettar olacaklarını belirten Gülaltay, şehitlere ithaf ettiği kitabın önsözünü ‘Tanrı, Türk milletini takiyyecilerden ve İslam dinini tahrip etmek isteyenlerden korusun' diye bitiriyor.

Bahailiğin 1812'de İran'ın Şiraz kentinde doğan Mirza Ali Muhammed Bab tarafından ortaya atıldığı belirtelen kitapta ‘‘Bu tehlikeli virüs, Said-i Kürdi (Sadi-i Nursi, kitapta bu adla ya da Kürt Said olarak anılıyor) ismindeki tescilli bölücünün, İngiliz gizli servisi adına yürütülen hain planının bir parçası olarak ülkemizde kök salmaya başladı’’ deniyor.

Gülen'in camide yapılan dini, ‘ruh müzakereleri'nin ışıkevlerinde yapılacağını söylediğini öne süren Gülaltay, Gülen'in ışıkevleri için kullandığı ‘ev-mabed' kelimesinin Bahailerce de kullanıldığını söylüyor. Gülaltay, Gülen'in ‘Buhranlar Anaforunda İnsan' adlı kitabının 16'ncı sayfasında Bahailere ‘methiyeler düzdüğünü' belirtiyor ve Bahailerin sürgün hadisesini Hazreti Muhammet'in hicretini anlatır gibi yorumladığını öne sürüyor. Kitaptaki iddialardan biri de Gülen'in düzenlediği ‘Harran Dinler Sempozyumu'na Bahailerin rağbet ettiği ve bunun, Bahailerin dinleri birleştirme projesinin payandalığını yaptığı iddiası. Said-i Nursi'nin Bahailer gibi mermer lahit içinde gömüldüğünü belirten Gülaltay, Gülen'in Said-i Nursi'yi ‘üstat' diye anmasının da masonluktan ileri geldiğini öne sürüyor.

Kitap kapağından Gülaltay'ın özgeçmişi

Semih Tufan Gülaltay, 1968 yılında Kars'ta doğdu. 7 yaşındayken ailesiyle beraber İstanbul'a yerleşti. Maltepe Lisesi'nden mezun olduktan sonra Londra'ya giderek, London International College'e yazıldı. 1990 yılında İngiltere'den dönen Gülaltay, inşaat müteahhitliği yapmaya başladı. 1998 yılında Akın Birdal isimli Kürtçünün vurulması olayı ve TİT davasında azmettirici kişi olarak suçlandı. 19 yıl hapis, müebbeten de kamu haklarından men edilme cezası aldı. Halen Yargıtay'da hukuk mücadelesi veriyor. Gülaltay, aynı zamanda bir tarih araştırmacısıdır. Yazdığı bütün kitapları, tarih araştırmalarının üzerine kurmuştur. Yozgat Cezaevi'ndeyken yazdığı ‘Koca Türk Diyor ki', ‘Kağızmanlı Hıfzı Destanı', ‘Kaplanların Efendisi', ‘Kerbela', ‘Baykuş Konağı' ve ‘Türklerin Gizli Tarihi' gibi kitapları basıldı.

Özal’la Evren’in Sentezci İslam motoru

Kitapta Cevdet Saral'ın Ankara Emniyet Müdürlüğü zamanında İstihbarattan Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Osman Ak'a Fethullahçı örgütlenmelerle ilgili 89 sayfalık bir rapor hazırlatıldığı iddia ediliyor. Fethullah Gülen'in ‘ışık' tarikatını kurduğunu iddia eden Gülaltay, Gülen'in Turgut Özal ve Kenan Evren'in ‘ABD etkisi ile uygulamaya koydukları sentezci İslam motoru‘ sayesinde güçlendiğini belirtiyor.

Demirel de Nurcu

Fethullah Gülen'in 1960 yılında askere gittiğini ve daha sonra Edirne'ye döndüğü belirtilen kitapta, bu cemaatin aslında Bahai olduğu savunuluyor. 1960 yılında Adnan Menderes'in tutuklanması ve Said-İ Nursi'nin ölümüyle, cemaatin sarsıldığı belirtilen kitapta, daha sonra iktidara gelen, 9'uu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'le ilgili de şunlar öne sürülüyor: ‘‘Gülen, kısa süren korku nöbetlerinden sonra AP'nin ve Demirel'in iktidarıyla, Menderes'ten daha sağlam bir Nurcu başbakanın güvencesi altına girer... Süleyman Demirel, aileden bir Nurcu'ydu. Üstelik babası ve kayınpederi Said-i Nursi'nin görüştüğü insanlardandı.’’

Güraltay’a göre Gülen

1938 yılında, Erzurum'un Pasinler ilçesinde doğan Gülen'in ‘şartlandırılmış' bir aileden geldiği anlatan Gülaltay, ‘‘Aile, yeni doğan oğullarına Mirza Muhammed Bab'ın intikamını almak için intihar suikasti düzenleyen Fethullah'ın ismini vermiştir. Çocukluk yılları Erzurum'da geçen Fethullah'ın hayatı, ailesinin, onu Edirne'ye akrabaları Hüseyin Top hocanın yanına göndermesiyle değişti. Edirne'deki Bahai Cemaat, şarktan gelen bu delikanlıya yepyeni bir dünya açtı. 1863'den 1865'e kadar Edirne'de kalan Bahaullah (Bahai dininin kurucularında) orada kalabalık bir cemaat edinmişti.’’

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!