GeriGündem Evleniyoruz bu iş uzamasın
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Evleniyoruz bu iş uzamasın

Evleniyoruz bu iş uzamasın
Abone Olgoogle-news

Aile Meclisi bu hafta Karadeniz’e, AK Parti Trabzon Milletvekili Adnan Günnar ile eşi Filiz Günnar’ın evine konuk oldu. Ailelerin de olduğu tanışma yemeğinin ardından 15 gün sonra ilk baş başa buluşmada, Filiz Hanım masaya yumruğunu vurmuş ve “Sana yarına kadar müsaade. Buluştuğumuzda evlenip evlenmeyeceğine karar vereceksin” demiş.

MİMARLIKTAN EMEKLİLİK

 Sizi tanıyalım. Kimdir Filiz Günnar?

Filiz Günnar: 1971 Trabzon doğumluyum. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Mimarlık Fakültesi mezunuyum. 1990 yılında mezuniyetin hemen ardından mimarlık ofisi açtım. 93 yılında Adnan ile evlendikten sonra Erzurum’a gittim ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nde memur olarak işe başladım. Üç yıl sonra Trabzon’a tayin istedim ve Trabzon Belediyesi’ne geldim. Bu senenin başında emekli oldum. 

Adnan Günnar: Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ni bitirdikten sonra aynı fakültede doktora ve ihtisasımı tamamlayarak, ortodonti uzmanı oldum. 13 yıl Erzurum’da kaldım. Filiz Hanım Erzurum yıllarımın son üç senesine şahitlik edebildi. O Trabzon’a tayin isteyip gelince, ben de eş durumundan memleketime döndüm. Trabzon’un ilk ortodonti uzmanı benim, hatta bölgenin... Sağlık Bakanlığı Trabzon Diş Hastanesi Başhekimlik görevini yaptım. Başhekime muayenehane yasağı gelince de 17 yıllık memuriyetimi bir kalemde sildim ve istifa ettim. Sonra siyaset başladı zaten.

YUMRUĞUMU MASAYA VURDUM

 Nasıl tanıştınız?

Filiz Günnar: Ben 22 yaşımdaydım, Adnan 26’sındaydı. Görücü usulü tanıştık. Tanışmadan yaklaşık 1.5 yıl önce Adnan’dan bahsetmişti ailem ama hiç ilgilenmemiştim. Yeni mezun olmuşum, ofisimi açmışım. Bir buçuk yıl sonra ailelerin de olduğu bir ilk görüşmemiz oldu. Daha sonra Adnan Bey Erzurum’a döndü, iki hafta telefonla görüştük. Ardından bir cumartesi günüydü, ikinci kez birbirimizi görüyorduk ancak ilk baş başa buluşmamızdı. Konu elbette evliliğe geldi. ‘Ben karar veremedim. Evlensem mi evlenmesem mi’ falan diyor. Orada Karadeniz kadınlığımı gösterdim ve yumruğumu masaya vurdum. Dedim ki: ‘Sana yarına kadar müsaade. Yarın konuşacağız. Buluştuğumuzda evlenip evlenmeyeceğimize karar vereceksin.’  Ertesi gün buluştuk, ‘Evlenmeye karar verdim’ dedi. Bekliyorum ki devamı gelsin ama yok. ‘Bu durumda bana evlenme mi teklif ediyorsun?’ dedim, ‘Evet’ dedi. Hemen ardından, ‘Tamam o zaman hemen evleniyoruz, bu iş uzamasın’ dedim. Üç ay sonra da evlendik. 23 Nisan 1993’te nişanlandık, 24 Temmuz’da da evlendik.

İYİ Kİ ANNEMİ DİNLEMİŞİM

Adnan Günnar: İlk baş başa görüşmemizde evlilik teklifi aldım yani. Annem 1.5 yıl boyunca ‘Seni biriyle tanıştıracağım çok iyi bir ailenin kızı. Bu kızla evleneceksin’ dedi. Annemin onca ısrarına rağmen Filiz’i 1.5 yıl hiç görmedim. Ailelerin de olduğu ilk görüşmenin ardından anneme, ‘Ee anne, bunun için mi ısrar ettin? Başka birisi yok muydu? Çok somurtkan’ dedim. Sonrası Filiz Hanım’ın da anlattığı gibi. Bir defa daha dünyaya gelsem yine annemi dinleyerek evlenirim. İyi ki Filiz konusunda ısrar etmiş.

ÇOCUĞU ALLAH NASİP ETMEDİ

 Çocuksuz bir hayat...

Filiz Günnar: Koşturmacanın içinde belki de bir artı oldu bilmiyorum. Bizim çocuk da babayı görmeden büyüyecekti. Tabii tüm bunları geçersek, Allah nasip etmedi. Olması için çabaladık defalarca ama nasip olmayınca olmuyor. Koruyucu aile olmayı çok düşündük. Hatta geçen hafta yine konuştuk ancak o da çok önemli bir karar. Bir çocuğa layığıyla bakamama, buraya getirip yetememek biraz düşündürüyor bizi. Çocuğumuzun olmayışını asla bir sorun haline getirmedik. Bütün çocuklar bizim evladımız. Sevgi Evleri’nde kızlarım var. Hepsi benim çocuklarım.

BİZİM HİKÂYEMİZDE İLK GÖRÜŞTE AŞK MASALI YOK

Size, ikinci görüşmede ‘Bir karar ver’ dedirten motivasyon neydi? Âşık mı oldunuz?

Filiz Günnar: Yok hayır, biz birbirimize âşık olarak evlenmedik. Öyle ilk görüşte aşk masalı yok bizim hikâyemizde. Hatta görücü usulü olunca gergin ve somurtkan bile oluyorsunuz. En önemli şey bu ilişkinin mantıklı olması ve Adnan’ın çok doğru sözlü olmasıydı. Sorduğum soruların hepsine doğru cevap verdi ve bu çok etkileyiciydi. Birbirimizi tanıdıkça da çok sıkı bir bağ oluştu aramızda. Biz birlikte büyüdük, gezdik, dolaştık, her kararımızı birlikte verdik. 27. yılımızı da geride bıraktık.

NİKÂHTA AYAĞINA BİLE BASMADIM

İsteme, tuzlu kahve, düğün ve balayı... Her şey evlilik kararı kadar hızlı mıydı?

Filiz Günnar: Öyle oldu ama tuzlu kahve ve birbirine pasta yedirme olaylarına karşıyım. Nikâhta ayağına bile basmadım. Üç ay içinde evlendik ve balayına da Erzurum’a gittik. Trabzon’da düğün bitti, üzerimde gelinliğim, duvağımı çıkardım, beyaz bir eşarp bağladım, düştük Erzurum yoluna. O zaman şimdiki gibi 3 saat değil tabii Trabzon ile Erzurum arası. Dağların arasından geçiyoruz, terör var, her tarafta asker nöbette. Erzurum’daki balayının ardından 15 gün sonra annemin yanına geldim, ziyarete. ‘Anne’ dedim, ‘Sen beni nasıl gönderdin. Hiç tanımadığımız, bilmediğimiz biriyle?’ Annem de bana, ‘Evlilik biraz da şans işidir’ dedi.

Evleniyoruz bu iş uzamasın
Evleniyoruz bu iş uzamasın


İDDİALI YEMEĞİ

ADNAN Günnar çok sık olmamakla birlikte mutfağa girermiş. En iddialı olduğu lezzet ise sahanda yumurta. “Biraz kolaya kaçmak değil mi” diye soruyorum, “Kimse benim gibi yapamaz” yanıtını veriyor: “Akçaabat tereyağı olacak, en önemli konu bu. İkinci olarak ise tuzu yumurtaya değil tavada kızmakta olan yağa atacaksınız. Son olarak ise yumurtalar mutlaka oda sıcaklığında olacak.”

BEN ÇILGINIM ADNAN SAKİN

Birbirinizi anlatır mısınız?

Filiz Günnar: Adnan derli topludur. Temizdir, titizdir. Çok doğrucudur, aşırı akılcıdır. Mükemmelliyetçi olması biraz zordur. Ben daha çılgınım, Adnan daha sakin, daha oturaklı. Eskiden lunaparklarda Adnan’ın binmediği oyuncaklara binerdim. Ama şimdi gözüm eskisi gibi kara değil.

Evleniyoruz bu iş uzamasın

DİSNEYLAND’DA TÜM OYUNCAKLARA BİNDİM

Adnan Günnar: Şimdi ne oldu peki? Durdurulamaz biçimde hiç korkmadan biniyorum oyuncaklara. En son Paris’te Disneyland’a gittik. Filiz arkadaşıyla beraber merkeze dönmek istedi ama ben, ‘Buradaki bütün oyuncaklara binmeden asla gelmem’ dedim ve roller coaster’a bile bindim. Filiz Hanım en başta anneme ve babama olan yakınlığından dolayı çok değerlidir. Fedakârdır. Mesleğinde ve ev hayatında çok başarılı. Bana çok şey öğretti. Mimar olmasından dolayı dünyaya, şehirlere bakış açımı değiştirdi.

Mimar olarak beğendiğiniz yapılar, eleştirileriniz neler?

Adnan Günnar: İstanbul’daki bütün yapıları çok beğeniyorum, tarihi yarımadadaki. Ankara zaten şehircilik açısından derslerde de anlatılırdı en iyi planlamanın olduğu şehirlerdendir. Cumhuriyet döneminin en düzenli şekilde yapılaşmış şehridir. Son zamanlarda maalesef tüm ülkemizde aşırı yapılaşma problemimiz var. Meclis’in de, doğrusunu isterseniz, yıkılan binalarını çok beğeniyordum. Cumhuriyetin ilk döneminde yapılmış Meclis binalarına bayılıyordum. Yıkıldığını öğrendiğimde çok üzüldüm. Meclis camisi çok güzel. Bir de Hürriyet’in Ankara ofisinin binasını mimari açıdan çok kıymetli buluyorum.

LİSTEDE YOKTUM HASTAMA DİŞ TELİ TAKMAYA DEVAM ETTİM

Diş hekimliğinden siyasete...
Adnan Günnar: Uzun yıllar Trabzon Diş Hekimleri Odası Başkanlığı yaptım. Derken, hiçbir siyasi partinin kapısından girmemiş olmama rağmen 2007 yılında AK Parti’den milletvekili aday adayı oldum. Listelerin açıklanacağı gün hasta bakıyordum. Televizyonda alt yazı geçiyor dediler. Bir baktım, üçüncü sıradayım. Bu liste resmi değil, biraz bekleyelim dedim. Ve 17.15’te resmi listelerde yoktum. Hastamın başına gidip dişlerine tel takmaya devam ettim. Sonra il teşkilat başkanı oldum. 2010 yılında Cumhurbaşkanımız o sırada Başbakandı, bana il başkanlığı görevini verdi. 2015’de de Meclis’e girdim.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle