Güncelleme Tarihi:

Olay, 31 Temmuz 2025'te Beşikdüzü ilçesi Adacık Mahallesi'nde meydana geldi. Hakkındaki uzaklaştırma kararını ihlal eden Ali Eren Somun, arka balkondan tırmanıp girdiği evde boşanma aşamasındaki 2 yıllık eşi Sinem Somun ile tartıştı. Tartışma büyürken, gelen sesleri duyan komşular da dışarıdaki bekçilere haber verdi. Çıkan arbedede Ali Eren Somun, tabancayla eşine ateş etti. Bacağından ve sırtından vurulan Sinem Somun, hayatını kaybetti. Kaçan şüpheli, bu sırada olay yerine gelen bekçiye de ateş etti. Mermilerden biri, görevli bekçi E.E.'nin bacağına isabet etti. Ameliyata alınan bekçi tedavisinin ardından taburcu edildi. Mersin Üniversitesi Gemi Taşımacılığı bölümünden mezun olup, olaydan 10 gün sonra çalıştığı gemide kaptanlığa başlama hazırlığında olan Sinem Somun, Giresun'da toprağa verildi.
ORMANDA YAKALANDI
Olayın ardından tanınmamak için saç, sakal ve kaşlarını kesen şüpheli Ali Eren Somun, motosikletle kaçtığı Sinop'ta, ormanda saklandığı çadırda yakalandı. Şüpheli, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlik tarafından tutuklandı.
Ali Eren Somun hakkında 'Tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme', 'Zincirleme tehdit', 'Yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs' ve 'Ruhsatsız ateşli silah bulundurma' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle Trabzon 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.
MERMİLERLE 'SİNEM', KABİR NAKLİ İÇİN MEKTUP YAZMIŞ
Cep telefonu incelemesinde olaydan önce mermileri dizerek 'Sinem' yazdığı görsel bulunduğu tespit edilen Ali Eren Somun, tutuklu bulunduğu Elazığ'daki cezaevinden, öldürdüğü Sinem'in dedesi Ali Hayri Topaloğlu'na mektup gönderdi. Mektupta; Ali Eren Somun'un, eşinin cenazesinin defnedildiği Giresun'dan alıp, kendi memleketi olan Trabzon'da toprağa vermek istediğini söylediği öğrenildi.
Sinem Somun’un, öldüğü olaydan 10 gün önce Vakfıkebir Cumhuriyet Başsavcılığı’na bulunduğu suç duyurusunda, "Instagram'dan 'Türkiye'de 102 günde 132 kadın öldürüldü' paylaşımı yapmam üzerine eşim ‘133’ şeklinde paylaşım yaparak beni öldürmekle tehdit etti. İlk ifademde anlattığım olaylarla ilgili olarak eşim hakkında 1 ay kadar uzaklaştırma kararı verildi. Uzaklaştırma kararına rağmen eşim bu karara uymadı ve eve gelerek kararı ihlal etti. Eşim beni öldürmekle tehdit etti. Can güvenliğimin olmadığını düşünüyorum. Can güvenliğimden endişe ediyorum. Ben gerekli tedbirleri alıyorum ancak beni koruması için koruma talebim de vardır" dediği ortaya çıktı.
Ağırlaştırılmış müebbet ve 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlanacak olan tutuklu Ali Somun’un babası Sacit Somun’un da olaydan 14 gün önce Sinem Somun’un dedesini cep telefonuyla arayarak, "Torununuzun ayağını Beşikdüzü’nden kesin, torununuzu buradan gönderin. Ben artık oğlumu engelleyemiyorum, sizi uyarıyorum. Bu saatten sonra torununuzun başına geleceklerden ben mesul değilim" dediği öne sürüldü.
TUTUKLU SANIK: SİZE SAVAŞ AÇACAĞIM
Ali Eren Somun’un, 28 Haziran 2025'te eşinin ailesini telefonla arayarak, “Torununu boşayacağım, düğündeki altınlar dahil size hiçbir şey bırakmayacağım, Ali Eren Somun'un kim olduğunu size göstereceğim. Hiç kimseden korkum yok, size savaş açacağım” diye tehdit ettiği iddia edildi.
Sinem'in ailesinin, telefon görüşmeleri sonrası tutuklu sanık ile babası hakkında jandarmaya şikayette bulunduğu öğrenildi.
İLK KEZ HAKİM KARŞISINA ÇIKTI
Ali Eren Somun, Trabzon 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya; Somum, tutuklu bulunduğu Elazığ’daki cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Duruşmada, Sinem'in ailesi ile taraf avukatları da hazır bulundu.
"133 UĞURLU SAYIMDIR"
Duruşmada olayı anlatan Ali Eren Somun, "Kimseyi öldürme kastım kesinlikle yoktur. Sevgiliyken bile evlilik hayatı yaşadık. Ailesi beni çok seviyordu. Ne olduğunu anlamadım, akrabasına söz verdiği için benden boşanmak istedi. Benimle sıkıntısı, sorunu olmadığını söylüyordu. Olay günü Sinem çok sarhoştu. Eşimle konuşmak için eve gittim. Silahla merdiven boşluğuna ateş ettim. Öldürme kastım yoktu. Korkarak olay yerinden motosikletle uzaklaştım. Beni herkes tanıyordu; olaya ilişkin kimse bana bir şey sormasın diye saçımı kestim. Sinop'ta deniz kenarında kaldım. Denize girip çıkıyordum. Karımın öldüğü haberini de yakalandığımda öğrendim" dedi.
Ali Eren Somun, hakimin, sosyal medyada Sinem Somun'un 'Türkiye'de 102 günde 132 kadın öldürüldü' paylaşımına '133' şeklinde yorum yapmasına ilişkin soruya, "133 uğurlu sayımdır. Ondan paylaştım. Mermiler yetseydi, canım anam da yazacaktım" yanıtını verdi.
BEKÇİ, SİNEM'İ TUTMAK İSTERKEN YARALANMIŞ
Olayda yaralanan bekçi E.E. de "Olay günü 22.30'da Sinem'in evine geldi. Bir süre sonra komşular, bize evde gürültü olduğunu söyledi. Zile basmadan içerden sesleri duyduk. Sinem tam kapıyı açarken 2 el silah sesi duyduk. Yere düşen Sinem'i tutmak isterken ben de yaralandım. Ali Eren balkondan çıkarken, Sinem'e müdahale ettik" diye konuştu.
Duruşmada söz verilen Sinem'in annesi Derya Topaloğlu da gözyaşı dökerek, "Sonuna kadar şikayetçiyim" dedi.
ANNEANNESİ FENALAŞTI
Tanıkları dinleyen mahkeme heyeti, Ali Eren Somun'un tutukluk halinin devamına karar verip, duruşmayı 13 Mart'ta erteledi.
Öte yandan duruşma sonrası adliye binası çıkışında Sinem'in anneannesi Gülnaz Topaloğlu fenalaştı. Yakınları tarafından banka oturtulan Topaloğlu, çağrılan ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavi altına alınan Topaloğlu’nun durumunun iyi olduğu belirtildi.



