Güncelleme Tarihi:

Erzincan’ın Kemah ilçesinde dün saat 14.16’da 4,9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Tam da 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıldönümüne denk gelmesi nedeniyle, hassas bir döneme rastlayan sarsıntı, bölgede tedirginlik yarattı.
AFAD, depremin yerin 4,52 kilometre derinliğinde gerçekleştiğini duyururken, sarsıntının ardından “Bu deprem ne anlama geliyor, daha büyüğünün habercisi mi?” soruları gündeme geldi.
Bölgeye hâkim, faylar üzerine uzun süredir bilimsel çalışmalar yürüten Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Deprem Teknolojileri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Şevket Özden, yaşanan depreme ilişkin Hurriyet.com.tr’ye yaptığı değerlendirmelerde hem sarsıntının kaynağına hem de Erzincan’ı tehdit eden asıl fay sistemlerine dair çok kritik açıklamalarda bulundu.
‘BU DEPREM, MTA’NIN AKTİF FAY HARİTALARINDA YER ALAN BİR FAY ÜZERİNDE GERÇEKLEŞMEDİ’
Prof. Dr. Şevket Özden, “Bu deprem, MTA’nın (Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü) aktif faylarının gösterildiği yapı sistemi içerisinde yer almıyor. Yani son deprem, aktif faylar üzerinde meydana gelmiş bir deprem değil dedi.
MTA’nın 'aktif olmayan' fayların da işaretlendiği ayrı bir haritası bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özden, söz konusu depremin bu haritada aktif olmayan faylardan biri üzerinde görüldüğünü belirtti. Depremin kuzeydoğu-güneybatı doğrultulu bir fay hattı üzerinde gerçekleştiğini ifade eden Prof. Dr. Özden, Erzincan ve çevresinin önemli fay sistemleriyle çevrili olduğuna dikkat çekti.
‘ERZİNCAN’I TEHDİT EDEN İKİ BÜYÜK FAY SİSTEMİ VAR’
Erzincan’ı tehdit eden iki büyük fay sisteminin Kuzey Anadolu Fay Zonu içerisinde yer aldığını vurgulayan Prof. Dr. Şevket Özden, bunlardan birinin Tunceli’nin Ovacık ilçesinden geçerek Erzincan şehir merkezine güneybatıdan yaklaşan Ovacık Fayı olduğunu söyledi.
Diğer sistemin ise doğuda Erzurum’dan başlayarak Erzincan’a doğru uzanan faylanma hattı olduğunu belirten Prof. Dr. Özden, bu hat üzerinde Yedisu Fayı’nın bulunduğunu kaydetti. Prof. Dr. Özden, Erzincan’ın bu iki büyük fay sistemi nedeniyle deprem açısından riskli bir bölgede yer aldığını ifade etti.
‘YEDİSU FAYI’NDA TEKRARLAMA PERİYODUNUN NEREDEYSE SONUNA GELMİŞ DURUMDAYIZ’
Söz konusu depremin, bölgedeki herhangi bir fay sistemini tetikleyebilecek düzeyde bir enerji açığa çıkarmadığını ifade eden Prof. Dr. Şevket Özden, bunun riskin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğine dikkat çekti.
Özellikle Yedisu Fayı’na vurgu yapan Prof. Dr. Özden, “Maalesef Yedisu Fayı’nda tekrarlama periyodunun neredeyse sonuna gelmiş durumdayız” ifadelerini kullandı.
YAKLAŞIK 150 YILDIR SUSKUN! 6 ŞUBAT DEPREMLERİ GİBİ “SÜPER YIRTILMA” YAŞANABİLİR
Uzman isim, Yedisu Fayı’nın yaklaşık 150 yıllık bir suskunluk süresine sahip olduğunu belirterek, fayın ne zaman kırılacağına ilişkin net bir süre vermenin mümkün olmadığını söyledi.
Bu fayın yaklaşık 70 kilometre uzunluğunda, doğu-batı doğrultulu bir fay hattı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özden, olası bir kırılma senaryosuna ilişkin enstitü bünyesinde çalışmalar yürüttüklerini aktardı.
Bu çalışmalarda, yırtılmanın Erzincan’ın hemen girişinden başlaması ya da kente 30 veya 70 kilometre mesafede gerçekleşmesi ihtimallerinin ele alındığını kaydetti.
Olası bir depremin Kahramanmaraş merkezli depremlerde görülen “süper yırtılma” türünde gerçekleşmesi durumunda ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Özden, “Bu ihtimal mümkün olan bir olgudur. Aletsel büyüklükten ziyade, depremin 'şiddeti' açısından 8’in üzerinde şiddetin yaşanacağı bölgeler olabilir” değerlendirmesinde bulundu.
‘SÜPER YIRTILMA’ TAM OLARAK NEDİR?
Prof. Dr. Şevket Özden, Kahramanmaraş ve Hatay’da yaşanan depremler sonrası “süper yırtılma” kavramının hayatımıza girdiğini söyledi: “Süper yırtılma, öyle hızlı bir kırılma ki, binaların enerjiyi yutmasını ve salınım yapmasını engelleyerek, yapıyı tek yönde hareket etmeye zorlayan bir olgu. Bunu Kahramanmaraş’ta gözlemledik. Yedisu Fayı’nda da benzer bir süper yırtılma ihtimali var. Umarım Yedisu Fayı’nda böyle bir durum yaşanmaz.”
Bu düzeyde bir şiddetin betonarme yapılarda ağır hasarlara yol açabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Özden, bölge için riskin ciddiyetini bir kez daha ortaya koydu.
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Deprem Teknolojileri Enstitüsü tarafından yürütülen projeye ilişkin de bilgi veren Prof. Dr. Şevket Özden, “Erzincan il merkezinde bir proje yürütüyoruz. Bunu başarabilirsek, depremden etkilenebilecek tüm illere yaymayı hedefliyoruz. Burası bizim pilot uygulamamız” dedi.
Projede Erzincan’ın karelere ayrıldığını belirten Prof. Dr. Özden, “Her karenin içerisine birbirine çok yakın, küçük istasyonlar kurduk. Deprem olduğu anda bu istasyonlardan elde edeceğimiz verilerle bölgenin yapılaşma karakterini ve zemin özelliklerini üst üste haritalar gibi katmanlaştırıyoruz. Amacımız, valiliğe ve AFAD’a ‘şu bölgede ivme çok yüksek, bu bölgedeki yapıların kırılganlık eğrileri hasar göreceğini gösteriyor, gece meydana gelen bir depremde başka yerde zaman kaybetmeyin, önce şu mahalleye gidin’ diyebilecek bir altyapı oluşturmak” ifadelerini kullandı.
04.17’de aynı acı aynı çığlık: Sesimizi duyan var mı