Güncelleme Tarihi:

GEREKEN TEDBİRLERİ ALIYORUZ
“Birçok yerde kimi zaman etnik, kimi zaman mezhebi, kimi zaman da inanç ayrımı üzerinden çatışma, gerilim ve kargaşa çıkarılmaya çalışılıyor. Bunun son örneğine komşumuz Suriye’de eski rejim artığı provokatörlerin, mezhep kavgası çıkarmayı amaçlayan terör eylemlerinde şahit olduk. Ülkenin, özellikle azınlıkların yaşadığı bölgelerinde patlak veren olaylarda, Suriye Ordusu mensuplarının yanı sıra, pek çok sivil de hayatını kaybetti. Maalesef bunların arasında, teravih namazından çıkarken kalleşçe şehit edilen kardeşlerimiz de var. Suriye hükümet güçlerinin etkin müdahalesi sayesinde olayların büyük oranda kontrol altına alındığını, ancak sahadaki durumun hassasiyetini halen koruduğunu görüyoruz. Şunu açık açık söylemek isterim; Türkiye olarak, Suriye’nin birliğini, dirliğini, toplumsal barışını hedef alan her türlü saldırıyı, terör ve tedhiş eylemini en güçlü biçimde lanetliyoruz. Ülkemiz aleyhine bir gelişmenin olmaması için gereken tedbirleri alıyoruz.
SURİYE’YE TELKİNDE BULUNUYORUZ
Ayrıca gergin havanın süratle geride bırakılması için, Suriye makamlarına gerekli telkinlerde bulunuyoruz. Cumhurbaşkanı Şara’nın mutedil ve yatıştırıcı olduğu kadar, hukuk dışına çıkanların cezalandıracağına dair kararlı mesajlarını olumlu karşılıyoruz. Şara, ‘rövanşizm’ tuzağına düşmeden kucaklayıcı bir politika izlemektedir. Bunun güçlenerek devam etmesi, Suriye’ye yönelik oyunları bozacaktır. Arap, Türkmen, Kürt, Dürzi, Nusayri demeden Suriye halkının basiretli davranarak, ülkelerinin parçalanmasını isteyenlere müsaade etmeyeceğine inanıyorum.
BİRBİRİMİZİN HAMİSİYİZ
Bizler, binlerce yıldır bu coğrafyada bir arada yaşamış, birlikte yaşamış, aynı kaderi paylaşmış insanlarız. Türkler, Araplar, Kürtler, Sünniler ve Aleviler olarak birbirimizin hamisiyiz, dostuyuz, kader ortağıyız. Suriye’deki yangını, tam 14 yıldır ülkemize sıçratmaya çalışanlara da şunu tekrar hatırlatıyorum. Biz ne Irak’ta, ne Suriye’de, ne Lübnan’da, ne de diğer bölge ülkelerinde, hiç kimsenin kökeniyle, diniyle, mezhebiyle, inancıyla ilgilenmiyoruz. Hangi mezhebe mensup olursa olsun hiç kimseye farklı gözle bakmıyoruz. Tüm insanları, Hazreti Ali Efendimizin buyurduğu üzere “Ya dinde kardeşimiz ya da yaratılışta eşitimiz” olarak görüyoruz. Her kim Suriye’ye baktığında sadece mezhep, meşrep, köken görüyorsa, kör bir taassuba hapsolmuş demektir. Her kim sırf meşrebinden dolayı zalime arka çıkıyorsa, insanlığa dair tüm değerlerini kaybetmiş demektir. Biz asla böyle olmadık, bundan sonra da olmayacağız. 1 milyon Suriyeli, BAAS rejimi tarafından katledilirken nerede duruyorsak, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz.
KİMSE BİZE VİCDAN DERSİ VEREMEZ
Suriye konusunda kimse bize vicdan dersi veremez. Varil bombalarıyla, kimyasal silahlarla masum çocuklar öldürülürken 14 yıl boyunca susanlar, bugün çıkıp bize hadsizlik edemez. Biz, hem Suriye’de, hem de Gazze’de kardeşlik sınavımızı alnımızın akıyla vermiş bir hükümetiz. Türkiye, insani ve ahlaki olarak ne yapılması gerekiyorsa, dün olduğu gibi bugün de fazlasıyla yapmaktadır.”
MUHALEFET SORUMLU DAVRANMALI
“Muhalefet sorumlu davranmalı, fitne ateşine odun taşımaktan artık vazgeçmelidir. Alevi canlarımızı kışkırtarak siyaset yapmak, iç cephemizi sarsmayı hedef alan bir sabotaj girişimidir. Hele hele soykırımcı canilerden medet ummak, kelimenin tam anlamıyla, mandacılıktır.
Bir başka önemli husus ise şudur: Türkiye, 40 yıldır başına bela olan bir musibetten kurtulmaya çalışırken, ‘yeni fay hatları’ oluşturmanın, ülke düşmanları dışında kimseye faydası olmaz. Milletçe iç cephemizde gedik açılmasına eyvallah diyemeyiz. Yeni süreçte komşumuz Suriye’nin toparlanması, toprak bütünlüğünü ve üniter yapısını koruması, tüm etnik ve mezhebi unsurlarıyla huzura ermesi için elimizden gelen her türlü desteği sunmaya devam edeceğiz. Ülkemiz toprakları üzerinde ameliyat yapılmasına nasıl izin vermediysek, Suriye’de de ‘kadastro mühendisliğine’ asla rıza göstermeyeceğiz.”
YENİ DÖNEME İDMANLI GİRECEĞİZ
- “Terörsüz Türkiye ifadesinde vücut bulan hedeflerimize süratle ulaşmak için yoğun bir gayret içerisindeyiz. 40 yıldır milletimizin fertleri arasında kandan ve acıdan bir duvar ören terör musibetinin ortadan kalkması için çok hassas çalışmalar yürütüyoruz. Amacımız; bölgemizde ve dünyada yeni bir denklem kurulurken, Türkiye’yi buna en iyi şekilde hazırlamaktır. Gelecek asrımızın nasıl olacağını belirleyecek yeni mücadele dönemine, her açıdan ‘idmanlı’ girmeyi hedefliyoruz. Sırtımızdaki yüklerden kurtulmuş, ayağımızdaki prangaları parçalamış bir şekilde yeni dönemi karşılamak niyetindeyiz. Terörsüz Türkiye hedefimiz tüm unsurlarıyla gerçekleştiğinde, 85 milyon olarak, küresel rekabette çok büyük bir avantaj elde edeceğiz.”
AB’YE: TÜRKİYE KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ
“Avrupa Birliği’yle ortak çıkarlar temelinde, karşılıklı saygıyı esas alan, tam üyelik hedefine odaklanan bir bakış açısıyla ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz. Köprüden önce son çıkışın Türkiye olduğunu, bir kez daha kendilerine hatırlatıyoruz. Avrupalı dostlarımızın, yeniden şekillenen dünyada yeni Türkiye’nin rolünü kavramaları, stratejilerini de buna göre belirlemeleri temennimizdir. Bu anlayış birliği tesis edildikten sonra, Türkiye ile Avrupa arasındaki münasebetlerin her alanda hızla serpileceğine inanıyorum.”
