Güncelleme Tarihi:

KABİNEMİZ TEYAKKUZDA
“Balıkesir-Sındırgı ilçemizde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Enkazdan çıkarıldıktan sonra vefat eden bir vatandaşımıza Allah’tan rahmet, hastanelerde tedavileri süren 6 kardeşimize acil şifalar diliyorum. Depremin haberini alır almaz, İçişleri Bakanımızı ve Sağlık Bakanımızı hiç vakit kaybetmeden ilçemize yönlendirdik. Kabinemizin tüm üyelerini teyakkuza geçirdik. Biz de yürütülen çalışmaları anbean takip ettik. Arama-kurtarma çalışmaları tamamlandı; hasar ve zarar tespit çalışmaları sürüyor. Bakan arkadaşlarımız, kendi alanlarıyla ilgili bilgileri çok şeffaf bir şekilde kamuoyumuzla paylaştılar.
MUTABAKAT OLUŞMALI
Devletimizin tüm kurumları depremden etkilenen vatandaşlarımızın yanındadır. Her deprem ve sarsıntıyla depreme hazırlık konusunun önemini tekrar hatırlıyoruz. Hükümetimizin, kentsel dönüşüm başta olmak üzere yapı stokumuzun yenilenmesi noktasındaki gayretleri bilinmektedir. Ancak hep söylediğimiz gibi, bu, merkezi idarenin tek başına altından kalkabileceği bir yük değildir. İktidarı, muhalefeti, yerel yönetimleri ve elbette şehir sakinleriyle beraber el ele verip, bu mücadeleyi seferberlik ruhuyla yürütmemiz şart. Bu konuda artık bir mutabakat oluşmalı, ideolojik ön yargılar terk edilmeli, herkes elini taşın altına koymaktan kaçmamalıdır. Biz bunu sağlamak için her türlü işbirliğine açığız.
KOMİSYON KARARLARI
Terörsüz Türkiye hedefimize mutlaka ulaşarak, kahraman şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakârlıklarının boşa gitmediğini göstereceğiz. Muhalefet partilerinin de katılımıyla kurulan ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’, milli iradenin tecelligahı olan Meclisimizin süreci sahiplenmesi ve desteklemesi bakımından son derece kıymetliydi. Bu sahiplenmeden memnuniyet duyuyoruz. Komisyonun ilk iki toplantısında, kararların oy birliğiyle alınması ise ümit verici bir başka gelişmeydi. Bu yapıcı yaklaşımın sürdürülmesini temenni ediyoruz.
HEPİMİZİN ORTAK YURDU
Milli meselelerde milli duruş sergilemesi, siyaset kurumunun millete karşı görevidir. Türkiye hepimizin ortak yurdudur; bu devlet Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Alevisi ve Sünnisiyle 86 milyonun her bir ferdinin devletidir. Her karışında bir şehidin yattığı bu topraklar, bizim ebedi vatanımızdır. Siyasi görüşlerimiz, hayat tarzlarımız, kökenlerimiz, fikirlerimiz farklı olsa bile, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin asli sahipleriyiz; aynı evin fertleriyiz. Ne farklılıklarımız, ne siyasi rekabetimiz, ne de günlük tartışmalar; bunun önüne geçemez, geçmemelidir; hiçbirimiz buna izin vermemeliyiz. 86 milyonun bekasını, güvenliğini, huzurunu ve istikbalini ilgilendiren böyle bir meselenin çözümünde sorumluluk sahibi herkesin katkısını, desteğini, yol gösterici eleştirisini bu bakımdan ayrıca önemsiyoruz.
FIRSAT PENCERESİ
Komisyon çalışmalarında ehem-mühim tercihinin çok iyi yapılması, süreci enfekte edecek söylemlerden uzak durulması, şüphesiz çok mühimdir. Milletin yeşeren umutları, ümit ederiz, gündelik siyasetin mevzi kazanma hesaplarına kurban edilmez. Terörden ilanihaye kurtulmamız için Türkiye’nin önünde bir fırsat penceresi aralanmıştır, bunu ziyan etmenin vebali ağır olacaktır. Komisyonun, milletimizin beklentilerine uygun şekilde, Terörsüz Türkiye çabalarının başarısı için üzerine düşeni layıkıyla yapacağına inanıyorum. Hep beraber akan kanı durduralım; acıyı, gözyaşını dindirelim; milletimize mesuliyetimizi hakkıyla yerine getirelim.”
GAZZE İÇİN NE GEREKİYORSA YAPACAĞIZ
Gazze’deki katliama ilişkin de Erdoğan “Netanyahu ve katliam şebekesinin, siyasi ömürlerini uzatmak uğruna, bölgemizi daha büyük felaketlere sürüklemelerine izin vermeyeceğiz” diye konuştu: “Gazze’deki soykırımı durdurmak, açlıktan kırılan Gazzeli kardeşlerimize insani yardımları daha da artırmak için ne gerekiyorsa yapıyoruz ve yapacağız. ‘Gazze’ye umut ışığı olabilmek’ için devletimizin tüm imkânlarını seferber etmiş durumdayız. Terör devleti İsrail’in, Filistinli kardeşlerimize yönelik vahşeti, barbarlığı, kıyımı, işkencesi, zulmü karşısında en net tepkiyi veren ülke Türkiye’dir.”
KONUT PROJELERİMİZ HIZLANACAK
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik gelişmelere ilişkin ise “Enflasyon 14 aydır aralıksız düşüyor. Temmuz ayında hem yıllık enflasyon hem de gıda enflasyonu son 44 ayın en düşük seviyesini gördü. Temel mallarda enflasyon yüzde 20,7’ye indi. Enflasyonun direncini artıran kiralarda da düşüş başladı. Ancak halen arzu ettiğimiz seviyede değiliz. Deprem bölgesindeki çalışmalar tamamlandıkça, konut arzını artırmaya dönük projelerimiz daha da hızlanacak” dedi.
ADALETE TESLİM ETTİK
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sahte diploma iddialarıyla gündeme gelen e-imza soruşturması hakkında da şunları söyledi: “Soruşturma kapsamında 220 şüpheliye yönelik adli işlem başlatılmış ve 199 şüpheli hakkında kamu davası açılmıştır. 2 dalga olarak yürütülen operasyonlarda 37 kişi tutuklanmış ve 150 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmiştir. Tıpkı İstanbul merkezli yolsuzluk ve sahtekârlık soruşturmasında olduğu gibi, devletimiz burada da milletin hakkına giren haramzadelere acımamış, hepsini kulaklarından tutup adalete teslim etmiştir.
TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ
Şunu herkesin, özellikle de bağıran, çağıran ve tetikçileri vasıtasıyla devlet kurumlarına saldıran hadsizlerin bilmesini istiyorum: Ne yaparsanız yapın; Türkiye’nin rüşvetçilerle, suç örgütleriyle, milletin malına çöken siyasi tefecilerle mücadelesini sulandıramazsınız. Her kim milletin hakkına giriyor, malına-mülküne el uzatıyorsa, yakasına yapışmaya devam edeceğiz. Kim olursa olsun, gerekli cezaları alacaklardır. Biz de Anayasamızın verdiği yetki ve sorumluluklar çerçevesinde sonuna kadar takipçisi olacağız.”