GeriGündem Erciyes Dağı nerede? Erciyes Dağı yüksekliği (rakım) kaç metre? Erciyes Dağı efsanesi hakkında bilgi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Erciyes Dağı nerede? Erciyes Dağı yüksekliği (rakım) kaç metre? Erciyes Dağı efsanesi hakkında bilgi

Erciyes Dağı nerede? Erciyes Dağı yüksekliği (rakım) kaç metre? Erciyes Dağı efsanesi hakkında bilgi
Abone Olgoogle-news

Orta Anadolu’da yer alan Erciyes Dağı, sönmüş pasif hale gelmiş volkanik bir dağdır. İki büyük tepe ve onlarca küçük tepecikten oluşur. Orta Anadolu Bölgesi’nin en yüksek dağı olan Erciyes Dağı, Türkiye genelinde ise en büyük beşinci dağdır. Kayseri'nin simgesidir ve güneyinde yer alır. Adını Yunanca 'Argaeos' tan alır. İşte, Erciyes dağı hakkında bilmeniz gereken diğer detaylar.

Erciyes Dağı Orta Anadolu'nun simgesidir ve birçok efsaneye konu olmuştur. Roma ve Osmanlı dönemine ait birçok tarihi eserde Erciyes Dağı'ndan bahsetmektedir. İki bin yıl önce yaşamış olan gezgin Strabon, Eserinde Erciyes Dağı'ndan bahsetmektedir.

 Erciyes Dağı Nerede?

 Orta Anadolu illerimizden biri olan Kayseri ilinin 30 km güney batısında yer alan Erciyes Dağı, bu bölgenin en yüksek noktasıdır. Bilimsel araştırmaların sonunda bu bölgenin deniz olduğu ve Erciyes Dağı’nın da 400 metre daha yüksek tespit edilmiştir. Dünyaca ünlü gezginlerden biri olan Strabon, eserinde bu dağın tepesinden Karadeniz’in ve Akdeniz’in açık havada rahatlıkla görüldüğünü yazmaktadır.

 Erciyes’in güneyinde Develi İlçesi kurulmuştur. Kapadokya’ya giderken Erciyes Dağı ile karşılaşırsınız. Kayseri Havaalanı ile Erciyes arası 27 kilometredir. Tren, şehirlerarası otobüs ve taksi ile rahatlıkla ulaşım sağlanmaktadır.

 Erciyes Dağı Yüksekliği

 3916 metre yüksekliğe sahip olan bu dağ, 1100 metre kare alana sahiptir. Erciyes’in tepesinde sel akıntıları nedeniyle iki tepe meydana gelmiştir. Büyük olana Büyük Erciyes denilmiştir ve yüksekliği 2700 metredir. Küçük olana ise Küçük Erciyes (Safra Kaya) denilmiştir ve yüksekliği Büyük olanın yüksekliği 3916 metre, küçük olanın yüksekliği ise 2700 metredir.

 Erciyes Dağı’nın kuzey yamaçlarında yükseklik 2200-2700 metre, doğu kısmındaki tepeler ise 100-1700 metre arasında değişmektedir. Ayrıca zirvede 20-50 metre buzullar yer almaktadır. Strabon eserinde 2000 yıl öncesinde dağın zirvesinde ateş çukurlarının bulunduğunu yazmaktadır. Ayrıca yukarıda bir de mağara bulunmaktadır. Burada rahipler inzivaya çekilirdi. Günümüzde dağcılar bu noktada mola vermektedir.

 Erciyes Dağı Efsanesi

 Binlere yıl önce aktif yanar dağ olan Erciyes, efsanelere konu olmuştur. Cis Hatun ve hüzünlü aşkı ve Ak/Ağ Gelinin Sadakati bilinen en meşhur iki efsanedir.

 Cis Hatun’un Hüzünlü Aşkı, Erçiş kabilesinde başlayan bir efsanedir. Cis Hatun, bu kabile reisinin kızıdır. Uzak diyarlardan gelen bir delikanlı bu kıza aşık olur ve Horosan büyüklerini kızı istetmek için bu kabileye gönderir. Kabile reisi kızı vermiş ancak gerçekleştirilmesi zor bir şart öne sürmüş. Erciyesin tepesindeki ateş püskürten ejderhayı öldürmesini istemiş. Cis Hatun da delikanlıya aşık olmuş. Ancak Dağa çıkmasını istemiyormuş. Zirveye çıkanın bir daha geri dönmemesi nedeniyle kız delikanlıyı engellemek istemiş.

 Delikanlı evlenmenin tek şartının bu olduğunu söyleyerek zirveye doğru yola çıkmış. Kız da hediyelerle birlikte arkasından gitmiş. Erciyes’in eteklerindeki Yanık Dağ’da delikanlıya yetişmiş. Hediyeleri ve ayakkabısını bir mağaraya bırakan Cis Hatun delikanlı ile birlikte zirveye tırmanmış. Zirveye gelince ejderhanın ateşi ayaklarının altından akmaya başlamış. Delikanlı Cis Hatun’un ateşe kapılmaması için kendini siper etmiş. Ancak alevlere kapılıp gitmiş. Cis Hatun onu kurtaramamış ancak, gelinliği Erciyes’in Zirvesini kapatan bir kar haline gelmiş.

 İkinci efsane ise Ak (Ağ) Gelin Sadakati efsanesidir. Efsaneye göre Erciyes eteklerinde yaşayan Türkmen obasında güzeller güzeli bir gelin yaşarmış. Bu gelinin 2 çocuğu varmış. Bir gün kocası savaşa gitmiş. Daha önceden geline aşık olan bir eşkıya obayı basmış ve gelini kaçırmış. Gelin sandığı ve çocukları da eşkıyaya esir olmuş. Gelin sandığını ve 2 çocuğunu alıp eşkıyadan kaçmaya çalışmış. Ancak Erciyes’in bir kenarında uçurumda mahsur kalmış. Allah’a yalvarmış ‘Allah’ım beni ya kuş yap, ya da taş’ diyerek dua etmiş. Bir anda gelin ve çocukları taş olmuş. Savaştan geri dönen koca ise bu taştan bir ses duymuş. Taş ‘ Namusumu eşkıyaya teslim etmedim. Eşkıyanın da yanına bırakma yiğidim’ demiş. Kocanın intikamı alıp almadığı bilinmez. Ancak Yiğidin ağıdı türkülere konu olmuş.

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle