Güncelleme Tarihi:

Türkiye’nin savunma sanayiindeki taşıyıcı kolonlarından olan Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) harp sahasındaki değişime çok hızlı ayak uyduran yeni yapısıyla dikkatleri çekiyor. İnsansız platformlarda da ürün yelpazesine oyuncular ekleyen MKE’nin imza işlerinden biri de kamikaze insansız deniz aracı PİRANA!
‘BU ÇOK ÖNEMLİ BİR KABİLİYET’
MKE Genel Müdür Yardımcısı Sertaç Cürdaneli, PİRANA için yaptığı açıklamada, yüksek hıza ve 200 deniz mili gibi çok ciddi bir menzile sahip olduğunu, üzerinde 100 kilogramlık harp başlığı taşıyabildiğini söyledi. Cürdaneli ayrıca PİRANA’yı Türk İHA’ları ile yönetebildiklerinin altını çizerek şu ifadelerini kullandı.
‘ŞU AN TABLO OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ İŞLİYOR’
Son dönemde bu atılımlarımızı Güvenlik ve Terör Uzmanı Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ’a danıştığımda Türkiye’nin savunma sanayiinde attığı bütüncül adımların önemine dikkat çekti.
Coşkun Başbuğ, PİRANA hakkında önemli açıklamalarda da bulundu. Başbuğ, “PİRANA kamikazenin SİDA’sını da yaptık. Silahlı insansız deniz aracı olarak, en yakın örneği MARLİN İDA. Bu da insansız, taarruz maksatlı kullanılan bir hücum bot. Teslim törenine de katıldım” dedi.
PİRANA’nın da MARLİN ile hemen hemen aynı gücü sahip olduğunu belirten Başbuğ, konuyu bir örnekle şu şekilde detaylandırdı:
“Geçtiğimiz yıl NATO’da bir tatbikat gerçekleştirildi. Üye ülkelere SİDA’larınızı getirin, tatbikat yapılacak denildi. Kuvvetli bir denizde göreve çıkılması planlanıyordu. Bazı ülkeler deniz şartlarını gerekçe göstererek görevden vazgeçti, bir kısmı ise yola çıkar çıkmaz geri dönmek zorunda kaldı. Tek hedefe gidip, o şartlarda vuran ve başarıyla dönen bizim MARLİN oldu. Orada büyük bir ilgi oluştu, ‘Nasıl yaptınız?’ diye soruldu. İşte PİRANA da MARLİN’in sahip olduğu başarıyı taşıyor ve neredeyse 200 deniz mili menzile sahip. Karadan örnek verecek olursak 90 kilometrenin üzerinde bir sürat ve dört deniz seviyesinde de kullanıma uygun.”
‘ÇELİK GÖVDEYİ DELDİKTEN SONRA, İKİNCİ PATLAMAYI GERÇEKLEŞTİRİYOR’
Coşkun Başbuğ, Türkiye’nin geliştirdiği PİRANA’nın etkili kullanımını ve teknik detaylarını da paylaştı. Başbuğ, aracın işleyişini anlatırken, “Bu muazzam bir şey. Düşmanın denizde bir gemisi ya da limanda bir hedefi olduğunu düşünelim. Hedefe yönelik koordinatları girdiniz ve ateşlemeyi yaptınız. İlk çarpmada ön delici 15 kiloluk başlık devreye giriyor. Çelik gövdeyi deldikten sonra, arkadan gelen 65-70 kilogram patlayıcı kısmı içeride ikinci patlamayı gerçekleştiriyor. Böylece hedef ya batıyor ya da ciddi hasar alıyor” dedi.
Başbuğ, PİRANA’nın teknik kapasitesine de değinerek, “Toplam 1200 kg deplasman ağırlığı, yani 1,2 ton. Bunun 100 kilosu patlayıcıdan oluşuyor. Bu, bu tür teknolojilerde ulaşılması zor bir rakam” ifadelerini kullandı.
‘TÜRKİYE, KARA-HAVA-DENİZ ENTEGRASYONUNDA ÖNCÜ KONUMA GELDİ’
Coşkun Başbuğ, Türkiye’nin geliştirdiği entegre harp sistemleriyle ilgili açıklamalarda da bulundu. Başbuğ, “Kara, hava ve denizde harika bir entegrasyon sistemimiz var. Hedefimiz buydu ve başardık. Yani bir savaş karargâhı olsun hem hava hem kara hem de denizdeki tüm araçlarımızı yönetebilelim. Bu en doğru mantık” dedi.


