Emekli albay: Telekulaklık yaptım

Emekli albay: Telekulaklık yaptım

Ya Gazi Paşa Duyarsa, adlı kitap yazan ve "Bu bir belanın hikayesidir" diyen Emekli Jandarma Albay Erdal Sarızeybek, dönemin Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanı Tuğgeneral Levent Ersöz'ün yazılı olmayan talimatıyla bazı telefonları dinlediğini iddia etti. Sarızeybek, bir seferlik onay verdiği uygulamadan dolayı şimdi pişmanlık duyduğunu da söyledi.

EMEKLİ Jandarma Albay Erdal Sarızeybek, "Ya Gazi Paşa Duyarsa" kitabında ilginç iddialarda bulundu. Sarızeybek, Şanlıurfa'da görev yaptığı sırada, dönemin Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanı Tuğgeneral Levent Ersöz'ün talimatıyla, ancak ’yazılı emir olmadan' bazı telefon görüşmelerinin tespit edilmesinin istendiğini öne sürdü. Sarızeybek, Pozitif Yayınları'ndan çıkan kitabında 9 telefon numarasına ait görüşmelerin bir Yüzbaşı aracılığıyla istendiğini belirtirken, "Garip bir durumdu. Genelde istihbarat gibi hassas konularda aracılık olmaz; ya emir verilir yazılı olarak ve de gizli ya da görüşmeler birebir yapılırdı en üst düzeyde. Bir Yüzbaşıya aracılık görevi verilmiş olması garipti" cümlelerini kullandı.

MALUMUNUZ, MERKEZ

Sarızeybek, bu durumu kendisine bilgi veren Yüzbaşı'ya sorduğunda "Malumunuz biz de merkezden istihbarat yapıyoruz ama mahkeme kararı çıkarmakta zorluğumuz var. Yığılmalar oluyor. İşimiz gecikiyor. Bu nedenle her alaya dağıtım yaptık numaraları, onlardan istiyoruz" karşılığını aldığını belirtti. Sarızeybek bu numaraların kime ait olduğunu sorduğunda ise "terörist" yanıtını aldığını kaydetti. Ancak kitapta anlatılanlara göre verilen yanıt Sarızeybek'i tatmin etmedi. Bir kişiye ait üç aylık telefon görüşme dökümünün özellikle organize suç örgütleriyle mücadelede kullanılan etkili ve sonuç alıcı bir yöntem olduğuna vurgu yapan Sarızeybek bunu, "Bize terörist diye verilmiş numaraların sanki teröristle ilgisi yokmuş gibi geldi bana" sözleriyle açıkladı.

ESRARENGİZ KADIN?

İki vilayette alay komutanlığı yaptığını hatırlatan Sarızeybek, bu durumun "alışageldik" bir durum olmadığına dikkat çektiği kitabında, istenilen telefonlardan birini doğrudan kendisinin çevirdiğini anlattı. Karşısına bir kadının çıktığını ifade eden Sarızeybek, "Sesi tanıdık gibiydi, anlaşılmasın diye hiç konuşmadan hemen kapadım" dedi. Telefon listesinden birkaçının döküm özetini isteyen Sarızeybek yine ilginç bir durumla karşılaştı. Sarızeybek kitabında dikkatini çeken bu noktaları da şöyle anlattı:

"
Bizim savcılık kanalıyla istediğimiz telefon dökümlerinin bizde kaydı yoktu. Nasıl olur dedim kendime? Savcılıktan yeni bir yazı çıkarıp Selçuk Yüzbaşı'yı Telekom'la görüşmesi ve bu olayı çözmesi için İstanbul'a gönderdim. Yaptığımız araştırma sonucu söz konusu numaralara ait dökümlerin Levent Paşa ekibinde görevli bir uzman çavuş tarafından elden alınmış olduğunu öğrendik. Ama ben gene anlamamıştım bunca gizlilik niye idi?"

BELANIN HİKAYESİ

Sarızeybek "Bu kitap bir belanın kitabıdır" dediği kitabında "bir seferlik" onay verdiğini söylediği bu uygulamadan pişmanlığını ise şöyle dile getirdi: "Şimdi kızıyorum kendime, keşke diyorum, keşke bizden istenen telefon numaralarını hiç tespit etmemiş olsaydım. Ama nereden bilecektim ki en azından üçünün kozmik gizli olduğunu? Her birinin şifreli bir dosyaya ait olduğunu? Ankara'dan top secret (çok gizli) bir operasyon yürütüldüğünü. Bilemedim. Bilemeyince de aldım başıma belayı. Bir de köstebek çıkınca karşımıza ortalık karıştı. İşte bu kitap bir belanın hikáyesidir. Bilmeden ve de istemeden başı belaya girenlerin ibretle okuması gereken bir yaşamı anlatır bu kitap."
Haberle ilgili daha fazlası: