Elektronik sayım suyum

Yurtsan ATAKAN

Koyun gibi sayılmak için çok yakında, yine evlerimize hapsolacağız. Sözde geçtiğimiz sayım, evimize hapsolacağımız son sayımdı. Sayım sonuçları elektronik ortama aktarılacak ve bir dizi yasal düzenlemeyle otomatik olarak güncellenmesi sağlanacak, bir daha da evlere hapsolmak zorunda kalmayacaktık. Olmadı.

Geçtiğimiz Salı günü Computerworld-Türkiye dergisinin öncülüğünde, elektronik seçim sistemlerinin tartışılması, Türkiye için uygun yöntemlerin neler olabileceğinin saptanması için bir otel odasına kapandık. Ayrıntılı raporunu derginin bu haftaki sayısında okuyabileceğiniz toplantıya katılanlar arasında Yüksek Seçim Kurulu’ndan Sabri Coşkun, Türkiye Bilişim Vakfı’ndan Cengiz Ultav, IDG-UFT’den Mehmet Ali Altaca, Koç-Unisys’den Abdullah Büyükbayram, IBM’den Zeynep Akalın, Turgut Özal döneminde Seçimmatik isimli elektronik bir sandığın tasarlanmasını sağlamış Naim Sungur, Exim’den Alphan Manas, Info Otomasyon’dan Aydın Ersöz, Digital’dan Hakan Arıtürk, Oracle’dan Bülent Helvacı ve Milliyet’ten Şeref Oğuz vardı.

Uzunca bir süre elektronik seçim sistemlerinin gerçekçiliğini tartıştığımız toplantıda, Şeref Oğuz önümüzdeki nüfus tespiti sayımının, büyük bir fırsat olduğunu vurgulayarak, çalışmalarımızı sayım sonuçlarının elektronik ortama geçirilmesi üzerinde odaklamamızı önerdi.

Didim Çalışma Grubu adıyla toplantılarına devam etmesine karar verilen grubun ilk toplantısında ortaya atılan fikirler umut vericiydi. Özellikle, sayım sırasında kullanılacak formların, optik okuyucularca okunarak elektronik ortama aktarılması fikri rahatlıkla uygulanabilecek bir çözüm olarak görülüyordu. Bence bu fikirle birlikte, bir daha koyun gibi sayılmamızı önleyecek çözüm de bulunmuş oldu. Artık herşey, bu fikri uygulamaya koymaya ve başarıyla uygulamaya bağlı.

Toplantıdan edindiğim bir başka ilginç izlenim, Yüksek Seçim Kurulu’nun elektronik seçim sistemlerinin uygulanmasına açık bir görüntü vermesi, teknologların ise işin zorluklarından dem vurması ancak bu zorlukları yenecek çözüm önerileri getirmemesiydi. Elektronik seçimin uygulamada birçok sorun doğuracağı zaten aşikar. Ancak bu sorunların, çözüm önerisi getirmeden sıralanması da zaman kaybından başka bir şey değil. Önümüzdeki toplantılarda, teknologların dile getirdikleri sorunlara karşı geliştirdikleri çözümleri de duymayı umuyorum.

Geçtiğimiz aylarda seçime giden tüm batılı ülkeler, yapmış oldukları seçimin artık son tahta sandık uygulaması olduğunu ilan ederek bir sonraki seçimlerde elektronik seçim uygulayacaklarını ve bunun için çalışmalara başladıklarını duyurdular. Önümüzdeki erken seçimin de Türkiye’nin son tahta sandık seçimi olması için çalışmalara şimdiden başlanması ve duyurulması gerekiyor.

Elektronik seçimin önündeki en büyük engel büyük bir maliyeti varmış gibi gözükmesi. Halbuki bu maliyet, kaynakların israf edilmemesi koşuluyla Türkiye için büyük kazançlar sağlayacak bir çözümü de beraberinde getiriyor. Seçimlerde kullanılacak bilgisayarların, yalnızca seçim için kullanılması tabii ki büyük bir kaynak israfı olacaktır. Ancak Türkiye’de sandıkların büyük bir bölümü okullarda kurulmaktadır. Seçimlerde kullanılacak bilgisayarlar, seçimlerden sonra okullara bağışlanacak olursa, Türkiye’nin geleceği için çok büyük bir yatırım olacaktır. Bu çözüm gerçekleştirilemeyecek bir çözüm değil. Türkiye’nin dünyadan geri kalmaması için her okulunun biran önce İnternet’e bağlanması şart. Devlet, elektronik seçim ve okulların İnternet’e bağlanması sorunlarına farklı çözümlerle yaklaşmaz, ilgili kurumların koordineli bir şekilde çalışmasını sağlarsa çözüm kendiliğinden gelecektir.

Yazı altı az alaka: Geçtiğimiz hafta, TRT’de Konuşa Konuşa adlı programda İnternet’in tartışılacağını duyurmuş ve kaynaklarımıza dayanarak Cengiz Bulut’un programa gazetecilerin katılmamasını istediğini yazmıştık. Yönetmen Hakan Aybar, Cengiz Bulut’un böyle bir talebi olmadığını söyledi. Bu arada program da, hükümetin açıklanması yüzünden son anda yayından kaldırıldı. Henüz belli olmayan bir tarihte banttan yayınlanacak.

yurtsan@ibm.net

Haberle ilgili daha fazlası: