Güncelleme Tarihi:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özetle şunları söyledi:
“Cumhuriyetimizin 102. yıldönümü kutlu osun. Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, milli mücadeleyi yöneterek Kuvayi Milliye ruhunu Cumhuriyet’le taçlandıran Büyük Millet Meclisi’mizin tüm mensuplarını şükranla yad ediyorum. Onca yokluk içinde cepheden cepheye koşan İstiklal Harbimizin tüm şehit ve gazilerini kemal-i edeple anıyorum.
KALKINMA SEFERBERLİĞİ
Türkiye Cumhuriyeti, devamlılık ilkesine dayalı kadim devlet geleneğimizin en son halkasıdır. Bundan 102 sene evvel ilan edilen Cumhuriyetimiz, ‘Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesiyle de aynı zamanda milli iradenin şahlanışıdır. Unutmayalım, Cumhuriyet’in mütemmim cüzü demokrasidir. Cumhuriyet’i, cumhurla ve demokrasiyle taçlandırma yolculuğu tek parti yıllarında ve darbe dönemlerinde kesintiye uğramış olsa da bir şekilde bu engelleri aşarak bugünlere gelmeyi başarmıştır. Bu mücadele de aynı azim ve kararlılıkla halen devam etmektedir.
Bugün 102 yıl öncesine göre çok daha farklı bir noktadayız. Savunma sanayiinden ekonomiye, ulaştırmadan eğitime, ticaretten sağlığa, dış politikaya, teknolojiye, turizme kadar her alanda geçmişle kıyas dahi yapılamayacak ölçüde büyük bir kalkınma seferberliği içindeyiz.
Ana muharebe tankımız ALTAY’ın Silahlı Kuvvetlerimize teslimini gerçekleştirdik. İnşallah, gelecek 6 yıl içerisinde toplam 250 adet ALTAY tankını ordumuzun emrine vermeyi hedefliyoruz. Kurtuluş Savaşı’nda unutmayalım kağnıyla mermi taşıyan kahramanlardan aldığımız güçle artık kendi tankımızı, savaş gemilerimizi, insansız hava araçlarımızı, helikopterimizi, savaş uçağımızı yapıyoruz. Daha 20 yıl öncesine kadar savunma sanayisi yüzde 80 oranında dışa bağımlı bir ülke, gayretlerimiz neticesinde hamdolsun bugün dünya ile rekabet edebilir konuma yükselmiştir.
Siyasi istikrar ve güven ortamı sağlandığında, direksiyon da emin ve ehil ellerde olduğunda Türkiye’nin neleri başarabildiğini dost-düşman herkese gösterdik. Türkiye’nin kısa sürede ulaştığı bu göz kamaştıran seviye, hiç şüphesiz Cumhuriyetimizi kuranların tahayyül ve tasavvur ettikleri seviyedir.
Dostlarımızı en zor zamanlarında yalnız bırakmıyor, dünyanın neresinde olursa olsun mazlumların imdanına koşuyoruz. Savaş ve çatışmaların sona erdirilmesinden insani kriz ve afet bölgelerindeki yardım çalışmalarına, kurumlarımızla, kadrolarımızla hem sahada hem de masada güçlü bir varlık gösteriyoruz.
SUHULETLE YÖNETECEĞİZ
Şehit ve gazilerimizin mukaddes emanetini muhafaza etmekle kalmayıp, o emaneti çok daha yükseklere taşımak hükümetimizin temel önceliğidir. Terör tehdidinin tamamen sıfırlandığı, her metrekaresinde güvenliğin ve huzurun en üst seviyede egemen olduğu bir Türkiye’yi inşallah sabırla, azimle, sağduyu ve soğukkanlılıkla inşa etmekte kararlıyız. Devletimizin uhdesindeki her türlü imkânı kullanarak, her türlü tahrike karşı basiretli davranarak, devletimizin ciddiyetine ve engin tecrübesine yakışır şekilde bu hassas süreci suhuletle yöneteceğiz. Birbirimize her zamankinden daha sıkı kenetlenerek, kardeşliğimizi perçinleyerek, özellikle farklılıklar yerine müşterek noktalara odaklanarak bu hedefimize hep beraber vasıl olacağız. Millet olarak birlikte kurduğumuz ve tam 102 yıl boyunca yine birlikte yaşattığımız Cumhuriyetimizi 86 milyon el ele gönül gönüle vererek daha da yüceltmek için çalışmaya inşallah devam edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’deki törenin ardından Beştepe’de tebrikleri kabul etti.
ATATÜRK BARIŞ ÖDÜLÜ BM SEKRETERİ GUTERRES’E
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 2025 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Ödülleri’ni açıkladı. Bilim ve Kültür alanında Süleyman Seyfi Öğün, Resim alanında Yalçın Gökçebağ, Müzik alanında Yalçın Tura, Arkeoloji alanında Fahri Işık, Fotoğraf alanında Ali Jadallah ödüle layık görüldü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nün ise dünyada barışın ve istikrarın hâkim olması için yürüttüğü çabalarından dolayı BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in layık görüldüğünü duyurdu. (ANKARA)
