Doktorlar hakkındaki şikâyetler 'Yok artık' dedirtiyor! 'Neden bana kurşun kalem verdiniz?'

Doktorlar hakkındaki şikâyetler Yok artık dedirtiyor Neden bana kurşun kalem verdiniz

Geçtiğimiz günlerde Batman'da bir hasta yakınının “Çocuğumun cinsiyetini söyledi, heyecanıma engel oldu” diyerek doktoru CİMER’e şikâyet etmesi gündeme gelmişti. Hekimlerle konuştuk ve bunun gibi sayısız şikâyetle uğraşmak zorunda kaldıklarını öğrendik

Haberin Devamı

Artık ülkemizde ‘hasta hakları’ konusu oldukça titiz bir şekilde dikkate alınıyor. Bunun için hastanelerde sorunları çözmek için kurulmuş birimler ve görevlendirilmiş pek çok yetkili var. Fakat hastalar, genellikle bunu tercih etmiyor. Şikayetler mahkemeye ya da CİMER'e taşınıyor.

Doktorlara yönelik öyle ilginç şikâyetler yapılıyor ki… Örneğin, 'Bana yan baktı', 'Beni çok bekletti', 'Ayağıma bastı', 'Tedavi çok uzun sürdü', 'Benimle ilgilenmedi', 'İstediğim ilaçları yazmadı' gibi gerekçeler de şikayetlere konu olabiliyor. 

Bu ilginç örneklere geçtiğimiz günlerde bir yenisi daha eklendi. Batman’da bir hasta yakını “Çocuğumun cinsiyetini söyledi, heyecanıma engel oldu” diyerek doktoru CİMER’e şikâyet etti ve sosyal medyada da gündem oldu.

“Hamile eşimin kontrolünü yaptığı esnada eşimin talebi olmamasına rağmen ve eşimin yanında olmadığım halde çocuğumun cinsiyetini kendisine bildirmiş ve benim hayatımda yaşayabileceğim en büyük heyecanıma engel olmuştur. Bu da benim ve eşimin çok üzülmesine, tartışmalar yaşamamıza sebebiyet vermiştir” ifadelerinin yer aldığı açıklama sosyal medyada da gündem oldu.

Biz de alanında uzman doktorlara “Hiç başınıza böyle bir olay geldi mi?” diye sorduk. Bir sorduk bin ah işittik. Hekimler haklarında yapılan şaşırtıcı şikayetleri anlatıyor...

‘KANSER OLDUĞUNU SÖYLEMEDİ, OĞLUNUN MÜRÜVVETİNİ GÖREMEDİ’

Haberin Devamı

Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Etik ve Hukuk Kurulu Başkanı Prof. Dr. Atilla Arıncı:

Benim başıma gelen bu tarz bir şikâyet vakası yok fakat yıllar önce bir doktor arkadaşımın yaşadıklarından bahsetmek istiyorum. Bir hasta, doktor arkadaşımı başhekimliğe şikâyet etti, gerekçesiyse hepimizi şaşkınlığa uğratmıştı. Bir adam geliyor, şikâyetleri dinleniyor ve gerekli tetkikler sonucu kanser olduğu ortaya çıkıyor. Doktor da hastaya ve ailesine durumu anlatıyor. Hastanın çocukları doktoru “Babamıza kanser olduğunu söyleyince kalp krizi geçirdi” gerekçesiyle şikâyet ediyor.

Diğer şikâyet de yine bir kanser vakası. Kanserden vefat eden bir kadının çocukları, “Doktor annemize kanser olduğunu söylemedi. Onun yüzünden oğlunun çocuğunu, mürüvvetini göremeden öldü. Söylenseydi ona göre hayatını düzenlerdi” diyerek doktordan şikâyetçi oluyor. Her iki şikâyetten de bir sonuç çıkmadı ama doktor arkadaşım savunma yazmak zorunda kaldı.

‘ÇOCUĞUMA BAKMAZSANIZ OLAY ÇIKARIRIM’

Haberin Devamı

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Zekayi Kutlubay:

Hastanemiz başhekimliğine gelen bazı ilginç şikâyetler oluyor. Geçtiğimiz günlerde gelen şiddet içerikli bir şikâyeti, aynen yazıyorum:

“Çocuğumun kolunda yara çıktı ve özel hastanede muayene edildiğinde cilt kanseri olabileceği belirtildi. İstanbul’daki tüm hastanelerin cildiye polikliniğinden randevu almaya çalıştım ancak alamadım. Çocuğumu 09.11.2021 tarihinde 20.30’da Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’ne götüreceğim. Hastanede çocuğuma müdahale edilmezse ya onlar beni vurur ya da ben onları vuracağım. Hastanede olay çıkartacağım. Bana dönüş yapılsın.”

Bu aslında tam anlamıyla bir şikâyet değil, tehdit kategorisine giriyor. Yorumu ise sizlere bırakıyorum.

Haberin Devamı

Doktorlar hakkındaki şikâyetler Yok artık dedirtiyor Neden bana kurşun kalem verdiniz


‘ECZACI MUADİL İLACI VERİNCE HASTA BENİ ŞİKÂYET ETTİ’

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Üyesi Prof. Dr. Bülent Ertuğrul:

Benim hakkımda gelen şikâyetlerin sayısı sanıyorum ki 10’u bulmuştur. Bazıları o kadar saçma ki, hastanın birinci dereceden yakını dahi olmayan uzaktan akrabaların şikâyetlerine maruz kaldığım zamanlar oldu. Mesela bir uzaktan akraba, hasta hakkında ona yeterli açıklamada bulunmadığımdan dolayı beni şikâyet etmişti. Ancak hekimlerin sadece hastanın kendisini ve birinci derece yakınlarını bilgilendirme mecburiyeti var.

Bir başka şikâyet de aynen şu şekilde oldu; Hasta geldi, muayene ettim ve ilacını yazdım. Yazdığım ilaç eczanede kalmayınca eczacı da muadilini vermiş. “Hasta da bu ilacın muadilini verdiler bana, eczacı doğru ilacı verdi doktor neden yanlış ilacı yazdı da bunu yazmadı” diye şikâyette bulunmuştu.

‘SGK’NIN KARŞILAMADIĞI TEDAVİYİ ÖNERDİM DİYE SAVUNMA YAZDIM’

Haberin Devamı

Bir örnek daha vereyim. Ben diyabetik ayak ile uğraşıyorum. Diyabetik ayakta da bizim ‘offloading’ dediğimiz yükten kurtarma tedavisi vardır. Bunun için de çeşitli ayakkabılar mevcut. Bunların hiçbirini de ne yazık ki Sosyal Güvenlik Kurumu ödemiyor. Ben hastaya bu tedaviyi ve durumu anlattım. Bunu kullanması durumunda yarasının çok daha hızlı iyileşeceğini söyledim ve alternatiflerden de bahsettim. O hasta da beni “Doktor bana SGK ödemesi olmayan bir tedavi önerdi” diye şikâyet etti.

Hastalar sizin iyi niyet göstererek sunduğunuz tedavileri şikâyet etmeye başlayınca bir dahaki sefere bir şey önermeye korkuyorsunuz. Çünkü bazen iş doktorun bu ilaç firmasıyla/ayakkabı üreticisi ile anlaşması mı var? noktasına kadar bile gelebiliyor.

Haberin Devamı

DELTA VARYANTI UYARISI BAŞINA İŞ AÇTI

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alper Şener:

Uzun yıllardır hekimlik yaptığım için bu tip pek çok şikâyetle karşılaştım. Birkaçından bahsedeyim…

Sosyal medyayı sık kullanan biriyim. Özellikle şu sıralar hamilelerde koronavirüs kaynaklı ölüm sayısı oldukça fazla. Yeni verilere göre de mutlaka bu grup aşılanmalı. Ben de bu nedenle delta varyantı, gebelerde ölüme daha sık sebep oluyor dediğim için CİMER’e şikâyet edildim. Savunma yazmak zorunda kaldım.

Bir diğer olayda da hasta Konya’dan cenazeye Çanakkale’ye geliyor. O zaman Çanakkale’de çalışıyordum. Koronavirüse yakalanıyor. Biz de hemen yatış işlemlerini yaptık. Hasta virüsü çok da ağır geçirmişti. Başarılı bir şekilde tedavisini yaptık. Altı ay sonra göğüs ağrısı nedeniyle (eski anjiyoları da var) koroner anjiyoplasti (stent) uygulanıyor. Özel hastane olduğu için hastadan doğal olarak ücret alınıyor. Çünkü ilaçlı stent farkı var. Hasta parayı ödeyip, beni mahkemeye verdi. Gerekçesinde de ilaçların damarlarını daralttığını, ilaçlı stent için para verdiğini ve bunu hastanenin ya da doktorun ödemesi gerektiği yazıyordu. Savcılık açıklama alıp, davayı açmadı. Ama bu şikâyet bizi çok uğraştırmıştı.

Doktorlar hakkındaki şikâyetler Yok artık dedirtiyor Neden bana kurşun kalem verdiniz

‘HASTA CAMI KIRIP HASTANEDEN KAÇTI AMA SAVUNMA VERMEK ZORUNDA KALDIM’

Daha da ilginci yine Çanakkale’de başıma geldi. Hasta yatarken camı kırıp, giriş kattan hastaneden kaçtı. Afgan uyruklu bir hastamızdı. Bu olay nedeniyle idare savunmamı istedi. Gerekçe olarak da ihmal dendi. Hastanın odasında maddi zarar meydana geldiği için…

Ara yoğun bakıma alınmış bir hastaya yüksek akımla nazal oksijen veriliyor. Hasta enfeksiyonu atlatıyor. 3-4 ay sonra “Bana yanlış uygulama yapıldı, burundan hava verildiği için geçmeyen sinüzit oldum. Baş ağrılarım başladı artık çalışamıyorum, iş ve güç kaybı yaşadım” diye şikâyette bulundu. 

AŞINIZ VAR MIYDI? DİYE SORDU, MOBBING DAMGASI YEDİ

Kız kardeşim de hekim. Devlet hastanesinde göğüs hastalıkları uzmanı olarak görev yapıyor. Bir hastasına “Covid hastası poliklinikte görülüyor, yatış gerekiyor. Aşınız var mıydı?” diye soruyor. Hasta yatıp, iyileştikten sonra CİMER’e şikâyet ediyor, gerekçe olarak da “Benim özel hayatıma yönelik soru sordu ve mobbing yaptı” ifadelerini kullanıyor. Çünkü kız kardeşim kendisine “Keşke aşı olsaydınız. Daha hafif atlatırdınız” demiş. Bunda şikâyet edilecek ne var? Gerçekten anlamak çok güç.

‘KURŞUN KALEM YÜZÜNDEN ŞİKÂYET EDİLDİM’

İsminin paylaşılmasını istemeyen bir hekimin de anlattıkları şaşkınlık verici… İşte hekimin birbirinden ilginç şikayet vakaları:

Hekimler zaten yapacağı işlem öncesinde hastaya durumu detaylı şekilde açıklar. Örneğin kan alınması gerekiyorsa neden alınması gerektiği ya da bir jel sürülmesi gerekiyorsa neden sürülmesi gerektiği gibi… Bunları detaylı bir şekilde akılda şüphe kalmasın diye anlatmamıza rağmen “Doktor kolumdan kan aldı ama neden aldığını açıklamadı”, “Burnuma pamuk sokuldu ucunda bir şey vardı, canım çok acıdı, doktor hiç açıklama yapmadı” gibi çok şikâyet aldım.

Bir hastam için bana yardımcı olan hemşire, hasta yakınına “Ziyaret saati değil” diyor. Söylediği söz bu kadar. Ama hasta yakını “Hemşire bana hakaret etti” diye şikâyette bulundu. İkisini bir araya getirdim, oturduk medeni bir şekilde konuştuk. Hasta yakını zaten itiraf etti. “Hakaret olmadı, o an çok sinirlendim böyle bir şey yaptım” dedi.

Koronavirüs aşısı olmak için gelen vatandaşlar basit bir form doldurup imza atıyor. Formun siyah renkli bir kalemle doldurulması gerekiyor. O an orada kalem kaybolmuş ya da düşmüş mü ne olmuş ben de kendisine kurşun kalem verdim. “Neden ben kurşun kalemle dolduruyorum, siyah kalemle doldurulacak dendi” dedi, ben de “Kurşun kalem siyah, sorun olmaz bununla doldurun, bu işlemler zaten en son aşamada benim onayıma geliyor. Sorun olmaz doldurabilirsiniz” dedim. Demez olaydım, bu sebepten dolayı şikâyet edildim.

Şikâyetlerin dozu ve içeriğindeki ilginçlikler artınca sağlık çalışanlarının gereksiz soruşturmalarla uğraştırılmaması için adım atıldı. Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından, ‘İhbar ve Şikâyetlerin İşleme Alınma Süreci’ konulu resmi yazı tüm illerin valiliklerine gönderildi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca imzalı yazıda, sağlık çalışanlarının gereksiz inceleme ve soruşturma ile muhatap olmamaları adına ihbar ve şikâyetlerden, soyut nitelikte iddialara dayanan, somut bir konuyu içinde bulundurmayan ve detaylı inceleme yapılması gerekmeyenlerinin sağlık personelinin ifade ve açıklamasına başvurmadan işlemden kaldırılması istendi.

Haberle ilgili daha fazlası: