GeriGündem Doğum öncesi Ultrason bebeğimize zarar verir mi?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Doğum öncesi Ultrason bebeğimize zarar verir mi?

Abone Olgoogle-news

Teknolojik gelişmeler her alanda olduğu gibi tıp biliminde de hastalıkların tanı ve tedavisini gittikçe kolaylaştırıyor. Kısa denebilecek bir geçmişte insanların iç organlarını muayene sırasında dokunarak hissetmek dışında görebilme olanağımız yokken artık ilerleyen inceleme yöntemleri ile hastalıkların çok erken evrede tanınması mümkün oluyor.

Ultrasonografi 1960’lı yıllardan beri en yaygın kullanılan inceleme yöntemlerinin başında geliyor. En yaygın kullanım alanlarından biri olan doğum öncesi dönemde bu yöntemin güvenilirliği konusunda anne ve baba adaylarının kafalarında soru işareti olabiliyor. Günümüzde gebeliği sırasında  en az bir çoğu zamanda birkaç kere ultrasonografik inceleme yöntemi uygulanan kadın sayısı hayli fazla. Anne babalar çoğunlukla hevesle bekledikleri  bebeklerini doğum öncesinde görmek için heyecan duyuyorlar.  

 

Üç boyutlu görüntü elde edilebilen ultrason aygıtlarıyla doğum öncesi görüntü için anne babanın düş gücüne pek de gerek kalmıyor.Bu bütün dünyada yaygın olan heyecan verici yöntemin gelişmesiyle birlikte güvenilirliği konusunda sorular da ortaya atıldı. Utrasonografi, temelinde insan kulağının duyamayacağı yüksek frekanslı ses dalgalarının gönderildikleri farklı dokulardan farklı şekilde geçip yansıması ve bu yansımaların monitörde görüntülenmesi esasına dayanır.

 

Ultrasonografinin temel biyolojik etkileri, vücut ısısında yükselme ve gaz dolu boşlukların oluşumudur. Tanı koydurucu ultrason incelemesi sırasında vücut ısısında bir dereceden daha az bir artış olduğu gösterilmişse de insanlar üzerinde böyle bir etki tam olarak ortaya konamıyor. Benzer şekilde deneylerde kavitasyon denilen gaz dolu boşlukların oluştuğu izlenmiş ancak insanlarda örneğine pek rastlanmamış. Ultrasonografinin bebeğin büyümesini engelleme, doğumdan sonra ise öğrenme güçlüklerinin ve hatta kötü huylu tümörlerin oluşumuna yol açtığına ilişkin kuşkular başlangıçta varsa bile bunlara yönelik yapılan araştırmalarda da hiçbir kanıt elde edilemedi. Aynı şekilde yapılan aştırmalar sonucunda ultrasonografi uygulanmış ve uygulanmamış çocuklarda nörolojik ve algılamaya yönelik testlerde fark görülememiştir.

Son yıllarda yeni geliştirilen cihazların anne karnındaki bebeğin neredeyse fotoğraf kalitesindeki görüntülerini elde etmesiyle başta Amerika olmak üzere bazı ülkelerde doğum öncesi fotoğraf stüdyoları bile açıldı. Doğmadan önce bebeğinin yüzünü görmek elbette her anne baba için inanılması güç ve bir o kadar da heyecan verici bir durumdur. Ancak sağlık nedeniyle yapılmayan bu ultrasonografik incelemelerin bebeğe zarar verebileceği kaygısı ile FDA (Food and drug administration) doğum öncesi fotoğrafstüdyolarını yasakladı.Her ne kadar zararsız görünse de bazı çalışmalar fazla ultrasonografi uygulanan bebeklerde konuşmada gecikme olabileceği kaygısı uyandırdı.

 

Sonuç olarak söyleyebiliriz ki tanısal ultrason değerlendirmelerinin biyolojik etkileri olduğuna dair kanıt yoktur. Ancak tanısal değeri tartışılamaz olan bir inceleme yöntemi olan ultrasonografi, uzman hekimlerin denetiminde ve gerekli görüldüğü kadar kullanılmalıdır. Teknolojinin ilerlemesi kadar bu konuda eğitimli doktor sayısının artmasıyla da doğum öncesi hastalıkların ve bozuklukların saptanmasıtoplumsal sağlık ve yaşam kalitesini arttıracaktır.

 

Op. Dr. Abdülkadir Göksel

 

Dr. Göksel,  Kariyer Destek/Sorun Yanıtlayalım/Sağlık bölümünde sorularınızı yanıtlıyor.

   

www.kulakburunbogaz.com

 

Dr.Göksel'in yenibir.com'da yayınlanan diğer yazıları:

Kadınların korkulu rüyası: Menepoz!
Baş ağrsı ve sinüzit
Ses kısıklığını önemseyin!
Her 10 kadından birinin kabusu: Meme kanseri!
Burundan estetik ameliyat olmadan önce...

Burun kanaması hayat kurtarıyor

Gürültü sağlığımızı tehdit ediyor
Horlama Seksi Öldürüyor
Çocuklarda Alerji ve Sinüzit
Lazer ile Gözlüğe Elveda!
Ciddi bir hastalık: Şişmanlık (Obezite)

Denge Bozukluğu: Baş Dönmesi (Vertigo)

Kulak kiri bir hastalık mı?

Kanser, nedenleri ve savaş

Gırtlak Kanseri ve Sigara Bağımlılığı

Yaygın bir sorun: Selülit

Yaz geliyor, güneş lekelerine dikkat!

Anti-aging: Bir yaşam biçimi

Stres kaynaklı diş hastalığı: Bruksizm

Obur muyuz?

Grip değil, saman nezlesi!

Önemli bir tedavi yöntemi: Dokunmak!

Bebeğinizin cinsiyetini belirlemek elinizde mi?

Yaşlılıkta Bunamanın En Sık Nedeni: ALZHEİMER’e dikkat!

Bilgisayara bağlı göz yorgunluğu
Klimadaki tehlike: Lejioner hastalığı

Kulağınızı kaşımayın!

Belki de ‘depresyondayız’

Ağız kokusuna dikkat

Şanssız bir yağ aldırma öyküsü üzerine  

Varisle tanışmadan önleminizi alın

Her zaman genç görünmenin sırrı: Botox! 

Gizli tehlike: Mide yanması  

Takıntılar zamanımızı çalıyor

Kulak zarında deliğe çözüm!

Erkekte saç dökülmesinin cinsel güçle ilişkisi var mı?

Okyanus suyu ile gelen sağlık!

AIDS'in erken belirtileri

Gelişigüzel burun damlası kullanmayın

Horlamaya ‘radyofrekans’ çözümü

Soğuklarda bademcik enfeksiyonlarına dikkat!

Sigara dumanı sağlığımızı tehdit ediyor

Kilo verme saplantısı ‘ölümcül’ olabilir

Estetik burunda tıkanıklık sorunu

Grip - Soğuk algınlığı ve Antibiyotikler

Yaygın bir sorun: Uçuk ve Aft

Panik Atak! Paniklemeyin

Çocuklarda işitme azlığına dikkat!

Cep telefonları kansere neden olur mu?

Kendinizi bitkin mi hissediyorsunuz?

Koku alma yetiniz yaşamınızı kurtarabilir!
False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle