Din devleti istemiyorum

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önceki gün Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel ve yedek hakim Ramazan Aksan'a verdiği ifadeleri Hürriyet ele geçirdi. TCK'nın 146/2 maddesindeki, ‘Anayasal devlet düzenini bozmaya teşebbüs’ suçundan hakkında idam talebiyle soruşturma yürütülen Erdoğan ifadesinde ‘‘Din devleti istemediğini’’ öne sürdü.

Erdoğan, Rize konuşmasında, Taliban rejimini kastetmediğini belirterek, ‘‘Zaten o yıllarda Taliban yoktu’’ dedi. Erdoğan o sözleriyle Afganistan'da o dönemde kurulan ‘İslam Cumhuriyeti’ni kastettiğini söyledi. Erdoğan, Güneydoğu'da PKK'ya karşı özel birliklerin kullanılmasını istediğini vurgulayarak, ‘‘O dönemde Ecevit, Hasan Fehmi Güneş gibi siyasiler de benim konuşmama benzer görüşler dile getirdiler. Belki üslubu ağır bir sözdür ama kesinlikle ordumuzu hedef alan söz değildir’’ dedi.

Savcı Yüksel, Almanya Augsburg'ta ‘Gençlik Günü’nde yaptığı konuşmayı önüne koyunca Erdoğan, köşeye sıkıştı. Bu konuda ayrıca yazılı savunma vermek istediğini belirten Erdoğan, ‘‘Ben bu kaseti hiç anlayamadım. Zaten söylenen sözler son derece tutarsız ve mantıksız’’ dedi.Erdoğan''ın ifadeleri özetle şöyle:

İDEOLOJİK PARTİLER BİTTİ

Ben dinimizi birey planında, şahsımızda yaşayabilmemiz demek istedim. Yoksa dine dayalı bir sistemden bahsetmedim. Biz AKP olarak dini eksenli bir parti olmayacağımızı kurulurken belirttik. Çağımızda idelojik partiler bitmiştir. Dini esaslara dayalı devlet istememiz, müdafaa etmemiz mümkün değildir.

CANSIZ İNEK AFRİKALI YAZARDAN

‘‘Bizim ülkemizdeki inekler cansız, bu inekler ne zaman kalkıp da biz yürüyeceğiz’’
sözü Afrikalı bir yazarın Hindistan seyahati sırasında şahit olduğu bir olayı anlatmasına atfen söylediğim sözlerdir. Burada kesinlikle Atatürk veya Atatürkçü düşünce kastedilmemiştir. Böyle bir yorum çok saçmadır.

ATATÜRK, BİZİM İÇİN PUT DEĞİL

Atatürk
bu devletin kurucusudur, komutandır, bizim için bir put değildir. Sözlerimde kesinlikle Atatürk geçmemiştir. Ben insanlığın önündeki inekler sözünü söyledim. Ülkemizdeki insanları değil, bütün insanlığı kastettim. Atatürk'ün kastedildiği ve Atatürk'ün Türkiye önünde düşünce olarak engel teşkil ettiği yolundaki yorumları reddediyorum.

MEHMETÇİK VE TSK'YA HASSASIM

İntihar celladı sözümle, TSK'yı hedef almadım. Çünkü buraya asker sevkine karar veren o günkü Hükümet ve siyasilerdir ve bu sözlerim Mehmetçiğe ve Türk ordusuna olan hassasiyetim nedeniyle söylediğim sözlerdir. O günkü şartlarda 40 bin vatan evladı şehit oldu. Biz örgütün karşısına bu mücadele için özel eğitilmiş birliklerin çıkarılmasını dile getirmek istedik. Zaten aynı eleştiri o günkü pekçok siyasi tarafından yapılmıştır ve arşivlerde mevcuttur.

DEVLET, CUMHURİYET ORDU İLE SORUNUM YOK

Devletimiz, cumhuriyetimiz, ülkem veya ordumuz ile hiçbir sorunum olmadı, bugün de yoktur ve olamaz.

ÜLKEMİN BİRLİĞİNİ SAVUNUYORUM

Tüm konuşmalarım incelendiğinde ülkemin birliğini bütünlüğünü savunduğum ortaya çıkacaktır. Kesinlikle 146. maddedeki suçun unsurlarını taşımıyor. TC vatandaşlığı ortak paydasında biraraya gelmeliyiz, bütünleşmeyiz. Bu sözüm Siirt konuşmamda mevcuttur.

O ZAMANKİ HEYECANLA YAPTIM

O zamanlar siyaset kutuplara ayrılmıştı. Konuşmalarda abartı, slogan ve heyecan hakimdi. Konuşmayı o ortamda yaptım.
Haberle ilgili daha fazlası: