GeriGündem Dijital kıyamet değil grip kabusu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dijital kıyamet değil grip kabusu

Abone Olgoogle-news

2000 yılbaşında dijital kıyametin kopmasını bekleyenler yanıldı. Dijital kıyamet kopmadı ama dünya büyük bir grip salgınına yakalandı. ABD'den Japonya'ya kadar hastaneler grip hastalarıyla dolup taşıyor.

BİLGİSAYARLAR 2000 tarihini algılayamayacak ve ‘Y2K bug’ diye anılan bu bilgisayar sorunu dijital kıyamete neden olacaktı. Dijital kıyamet kopmadı ama tüm dünyanın başına bela olan büyük bir grip salgını patlak verdi. Avrupa'da milyonlarca kişi yatağa düştü, ABD'de grip ilaçları best seller oldu, İsrail'de hastaneler gripli hastalarla dolup taştı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ‘Akıllı bir virüsle’ karşı karşıyayız diye itirafta bulundu. WHO'nun salgın hastalıklar koordinatörü Dr Daniel Lavanchy, ‘Virüs her zaman bizden önde gidiyor, ne yaparsak yapalım bu böyle olacak’ dedi. Avustralya kökenli Sydney h3n2 gribi tüm dünyayı kırıp geçiriyor. Dünyanın son grip tablosu şöyle:

ABD’de İLACA HÜCUM

Her ne kadar yetkililer ciddi bir salgının sözkonusu olmadığını söylese de ABD'nin batı sahillerinde artış gösteren grip vakaları, Doğu sahiline doğru kaymaya başladı. New York Eyaleti Sağlık Müdürlüğü, geçen yıla göre grip vakalarında önemli bir artış olduğunu kaydetti. Tamiflu, Relenza gibi grip ilaçları ABD'de büyük rağbet görüyor.

İngiltere’DE 500 KİŞİDEN BİRİ GRİP

Gripten en çok etkilenen ülkelerin başında geliyor. Sağlık Bakanı Alain Milburn, neredeyse İngiltere'de gripten etkilenmemiş aile olmadığını söyledi. İngiltere'de her 500 kişiden biri grip hastası ve bu oranın artması bekleniyor.

İtalya’DA 2 MİLYON KİŞİ HASTA

İtalya'da yaklaşık 2 milyon kişi gribe yakalandı, her hafta da 250 bin kişi bu hastalığa tutuluyor. Üç haftadan bu yana hastanelere yansıyan grip vakasında önemli bir artışın olduğu söyleniyor. İl Messaggero Gazetesi, ‘Grip: Hastaneler iflas etmek üzere’ diye manşet attı.

Norveç’te personel sıkıntısı

Kuzey Avrupa'da da grip bir hayli yaygın. Oslo'nun Ullevaal Hastanesi, grip vakaları karşısında personel sıkıntısı çekmeye başladığından, komşu Danimarka'dan hemşire tuttu. Ancak Danimarka'da da durum Norveç'ten farklı değil.

Finlandiya’nın % 60’ı hasta

Başkent Helsinki'de yaşayanların % 60 geçtiğimiz günlerde gribe bağlı şikayetlerden hastane ve kliniklere başvurdu.

Fransa 5 milyona koşuyor

Fransa aşı kampanyasıyla hastalığı kontrol altına çalışıyor. Fransa Ulusal Sağlık ve Tıp Araştırmaları Enstitüsü, grip salgınının 1989 yılında 13 haftada 5 milyon kişiyi etkileyen grip salgınını andırdığını açıkladı. Grip vakalarının 5 milyonu bulabileceği bildiriliyor.

İspanya’da sezon erken açıldı

İspanya Sağlık Bakanlığı, geçen yıla oranla grip vakalarında % 30 oranında artış olduğunu ve grip sezonunun iki hafta önceden başladığını açıkladı.

İsrail hastaneleri tıklım tıklım

Avrupa kadar Ortadoğu da salgından etkileniyor. İsrail'de hastanelerdeki personel sayısı arttırıldı, bazı hastanelerin % 175 oranında dolu olduğu, hastaların koridor, kafeteryalarda tedavi edildiği kaydedildi.

Çin salgından etkilenmedi

Dünyanın en kalabalık ülkesi olan Çin ise aşı kampanyalarının meyvalarını topluyor. Çin'de salgının fazla etkili olmadığı bildiriliyor.

Depremzedeleri bir de grip vurdu

GRİP deprem bölgesini de kırıp geçiriyor. Çadır ve barakalarda sağlıksız ortamda yaşamlarını sürdüren afetzedeler, Bolu ve Düzce'deki hastaneleri doldurdu.

Düzce SSK Hastanesi bahçesine kurulan çadır poliklinikler ile Bolu'daki sağlık ocaklarına gelen soğuk algınlığı şikáyetleri arttı. Düzce SSK Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Gürkan Konakçı, çadır ve barakalardaki yaşam şartlarının olumsuzluğuna dikkati çekti.

Çocukların üst solunum, akciğer enfeksiyonu rahatsızlığından yattıklarını, hastaları İspanyol Kızılhaçı tarafından verilen çadırda kontrol ettiklerini bildiren Dr. Konakçı, ‘‘Şimdilik Sydney gribi diye adlandırılan virüse rastlamadık. Hastalarımızı her an kontrol altında tutuyoruz.

İstanbul SSK Hastanesi'nden dönüşümlü gelen uzman hekimlerin katkılarıyla hastaları muayene ediyoruz. Çocuk hastaların tamamı soğuk algınlığı şikáyetinden geliyor’’ dedi.

Bolu'nun Sağlık Mahallesi'ne kurulan İspanyol çadırkentinde görev yapan Dr. Adnan Gürcan ise günde yaklaşık 100 hastayı muayene ettiğini, soğuk algınlığı ve bronşite çadırkentlerde daha fazla rastlandığını belirtti.

Dr. Gürcan ‘‘Soğuk algınlığı, grip hastalığının başlangıcıdır. Tedavi edilmediği takdirde çok ciddi sorunlar yaratabilir. Çadırlarında yaşayan afetzedeler tuvalet için dışarıya çıkmak zorunda kaldıkları için birden sıcak ortamdan soğuk ortama giriyorlar. Bu nedenle de hastalanıyorlar’’ diye konuştu.

Dikkat! Sidney gribi kapımızda

AVRUPA ülkelerini kasıp kavuran grip salgınına yol açan Sidney virüsü, önümüzdeki günlerde Türkiye'de de yatağa düşürecek. Şu anda grip vakaları sayısının mevsim normallerinde olduğunu belirten uzmanlar, yılbaşı ve bayram tatillerini yurtdışında geçirenlerle, Sidney virüsünün Türkiye'ye gelmiş olabileceğini söylediler. Bu arada Türkiye'de görülen gribin tip belirleme çalışmaları İstanbul Tıp Fakültesi'nde sürdürülüyor; sonucun önümüzdeki haftalardan itibaren belli olması bekleniyor.

Virüs her yıl değişiyor

Haseki Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mustafa Yenigün, her yıl bu mevsimde grip vakalarında artış gözlendiğini belirterek, ‘‘Grip vakalarında hafif bir artış var. Grip virüsü influenza, her yıl yapısını değiştiriyor. Bu nedenle hastalık geçirildikten sonra bağışıklık kazanılmıyor’’ dedi. Avrupa'da etkisini gösteren Sidney virüsünün biraz daha tehlikeli olduğunu ve özellikle zatürree, orta kulak iltihabı, bronşit gibi hastalıklara yol açabildiğini belirten Doç. Dr. Yenigün, geçmeyen kuru öksürük, yüksek ateş, göğüs ağrısı şikayetlerinin ortaya çıkması halinde mutlaka uzmana gidilmesi ve önereceği antibiyotiklerin kullanılması gerektiği uyarısında bulundu.

Gribin normal şartlarda 7 günde kendiliğinden geçtiğini, yüksek ateş, öksürük, vücutta kırıklık, boğaz ağrısı yaptığını söyleyen Alman Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sadi Vural, genellikle tedavisi için C vitamini ve ağrı kesicilerin kullanılmasının yettiğini belirtti. Ancak vücut direnci düşüklüğüne bağlı mikropların vücuda yerleşmesini önlemek için antibiyotik verildiğini vurgulayan Dr. Vural, ‘‘Grip virüsün en önemli komplikasyonu zatürree. Ayrıca sinüzit, bronkopönomoni (bronşit ve zatürree benzeri hastalık), orta kulak iltihabı, ender de olsa kalp zarı iltihabı (virüsün kendisi değil, salgıladığı zehirli bir madde yapıyor) ve beyin zarı iltihabına yol açabiliyor’’ dedi.

SALGINLARDA ÖLDÜRÜCÜ

Griple beraber zatürree, sinüzit, orta kulak iltihabı gibi hastalıkların ortaya çıkması halinde hastalığın normal seyrinden daha uzun sürdüğünü belirten Dr. Vural, ‘‘Bu durumda muhakkak doktora başvurmak gerekiyor. Normalde gripten ölüm oranı binde 12. Ancak salgınlarda, özellikle yaşlılarda, kalp ve akciğer hastalarıyla küçük çocuklarda çok tehlikli seyredebiliyor ve ölüm oranı yüzde 10-15'lere kadar yükselebiliyor’’ dedi. Dr. Vural grip aşısının en önemli korunma yöntemi olduğunu, ayrıca vücut direncini yüksek tutmak, soğuk algınlıklarından uzak durmak ve gripli hastaların yanına yaklaşmamakla hastalıktan uzak durulabileceğini söyledi.

SSK Göztepe Hastanesi Enfeksiyon Klinik Şefi Doç. Dr. Nail Özgüneş, Türkiye'de henüz grip salgınına rastlanmadığını, ancak hastalığı yapan influenza virüsünün kıtalararası taşınabildiğini vurguladı.

YAŞLILAR RİSK ALTINDA

Doç. Dr. Özgüneş, ‘‘Bu yılki vakalarda, uzun süren öksürük gözlüyoruz. Biz 2 günden uzun süren ve kaynağını bilmediğimiz ateşi araştırmak için hastaneye yatırmayı tercih ediyoruz. Ama hastalar genellikle gribi iyi tanıyor ve hastalıklarını evde yatarak geçirmeyi tercih ediyorlar. Hastalıktan dökülseler bile evlerinde geçirmeyi tercih ediyorlar’’ dedi.

Grip ve sonrasında bakteriyel enfeksiyonlara yatkınlığın arttığını söyleyen Doç. Dr. Özgüneş, ‘‘Yaşlılar, kronik hastalıkları bulunanlar en büyük risk altındalar. Zatürree yapan bakteriler, hastane enfeksiyonları, kendi vücudundan kaynaklanan veya dışarıdan alınabilen bakteriler, virüs hastalıklarından sonra çıkarak hastalık yapabiliyorlar. Yani vücut direnci düşünce diğer hastalıklara fırsat doğuyor. Bağışıklık sistemi meşgulken, diğer hastalıklar fırsattan yararlanıyor’’ dedi.

Yatak istirahati herşeyden önemli

Hastalıkla karşılaşma riskine karşı, mümkün olduğu kadar topluluğa girmeyin. Özellikle kalp, astım, böbrek, şeker hastaları bu konuda daha da dikkatli olmalı.

Hastalık öksürme, hapşırmayla bulaştığı için hasta kişiler de mutlaka evde kalmalı, hastalık bulaştırmamalı.

Yatak istirahati çok önemli.

Yakın temastan, tokalaşmak ve öpüşmekten, hatta hastaların kalem, gözlük, kitap gibi eşyalarını kullanmaktan kaçının.

Vücut direncini düşüren sigara ve alkolden uzak durun.

Düzenli uyku uyuyun.

Stresler de viral enfeksiyonlar ağırlaşıyor. Hastalık belirtisi ortaya çıkanların en az 3 gün istarahat etmesi şart.

Bol sıvı, meyve, sebze ve C vitamini almakta yarar var.

Evlerin havasının nemli olması gerekiyor.

Yüksek ateşi olanlar ateş dürücü alabilirler. Ama 16 yaşından küçüklerin aspirin kullanmaları sakıncalı. Aspirin alan çocuklarda Rye sendromu adı verilen ve öldürücü olabilen tablo ortaya çıkabiliyor.

False