GeriGündem Devlerin şovu ile zaman kaybettik AB’nin ’bilişim emekçisi’ olalım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Devlerin şovu ile zaman kaybettik AB’nin ’bilişim emekçisi’ olalım

Devlerin şovu ile zaman kaybettik AB’nin ’bilişim emekçisi’ olalım
refid:7685346 ilişkili resim dosyası

Bilgi teknolojileri konusunda Türkiye’nin uluslararası şirketlerin şovları ile zaman kaybettiğini savunan Koç Bilgi Grubu Genel Müdürü Mehmet Nalbantoğlu, "Biz AB’nin bilişim teknolojileri tarafında hizmet sunan ülkesi olmalıyız" dedi.

TÜRKİYE’de bilişimin sektör olması konusunda hiçbir vizyonun ortaya konmadığını söyleyen Koç Bilgi Grubu Genel Müdürü Mehmet Nalbantoğlu, "Zamanımız, çok uluslu güçlerin şovları ile geçti ve zaman kaybettik. Büyük bakanlık alımlarının olduğu dönemlerde uluslararası şirketlerin CEO’larını Türkiye’de gördük. Her gelen de ’buraya yatırım yapacağız’ dedi. Bunu söyleyenlerin rakamlarını toplasak, birkaç milyar dolarlık yatırım ederdi" dedi.

PAZAR OLARAK GÖRÜLDÜK: Türkiye’nin teknoloji konusunda bugüne kadar uluslararası şirketler tarafından sadece ’pazar’ olarak görüldüğünü söyleyen Nalbantoğlu, şöyle devam etti: "Bizler de bu sektörün ana oyuncuları olarak bir takım farklı açılımlar önermeye çalıştık. Bu açılımlar gün geldi, ’pc üretelim’ oldu, gün geldi ’ERP yazılı üretelim’ dedik. Bunların hepsi bulundukları zaman dilimi içinde belki bir anlam ifade ediyordu. Bugün için yanıtı bulunması gereken en önemli soru, Türkiye’nin bilişimde ne yapması gerektiği. Bilişim bir sörf. Dalga geliyor sürekli. O dalgayı yakalıyorsunuz. O dalga bir yere kadar sizi götürür. O dalganın üzerine binemediyseniz, geçmiş olsun. Siz, enerjiniz, gücünüz varsa yeni dalgayı bekleyeceksiniz. Enerjiniz, gücünüz yoksa zaten yok olup gidiyorsunuz. Türkiye’de artık kendimize şu soruyu sormalıyız; bilişim sektöründe önümdeki dalgalar nelerdir, bu dalgalardan hangisinde Türkiye rol almalıdır."

KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM: Türkiye’nin artık bir yazılım merkezi olmasının, yazılım üretip dünyaya satmasının tek başına mümkün olmadığını belirten Nalbantoğlu, "İnsanlar kendini kandırmasın. Türkiye’de üretilen örneğin ERP yazılımlarını dünyaya satarak bir güç olamazsınız. Bugün bir ERP yatırımında lisans ücreti 1 ise, o yazılımın gerçek anlamda verimlilik sağlaması için etrafında vermiş olduğunuz danışmanlık uygulama, uyarlama hizmetlerinin ederi 2 oldu. Dünyada bilişim sektöründe artık yaygın bir dış kaynak kullanımı sözkonusu. Küresel rekabet, teknolojiyi maksimum fayda getirecek şekilde kullanmayı gerektiriyor. Şirketlerin kendi bünyelerinde bir bilişim ordusu tutmalarındansa, işi uzmanına bırakma anlayışıyla, teknolojide dış kaynak kullanımları yaygınlaşıyor. Şu anda dünyada bilişimde dış kaynak hizmetlerinin kullanılması çok ciddi bir pazar haline döndü. Büyük bilişim oyuncuları da üretimden çıkıp bu katmana kaymaya başladı. Örneğin, IBM bilgi teknolojileri katmanından gelip, teknoloji ve iş süreçlerini birarada sunan bir katmana çıktı."

AB’YE YÖNELELİM: Türkiye’nin önündeki en önemli fırsatlardan birinin ’gelişmekte olan ülkeler’ olarak tanımlanan coğrafyadan çıkarak yönünü tamamen AB’ye çevirmek olduğunu belirten Mehmet Nalbantoğlu, "AB’nin bilişim teknolojilerinde hizmet sunan ülkesi olmalıyız. Bu bir dalga. Bu dalgayı da kaçırdığımız zaman bir sonrakini beklememiz lazım" dedi.

Erdoğan bile destek verdi ama yatırım yapan yok

ÇOK uluslu şirketlerin bilgi teknolojileri sektöründe Türkiyeye yapabilecekleri en büyük katkının, dünya pazarlarına sundukları bazı ürünlerin araştırma-geliştirme faaliyetlerini burada gerçekleştirmeleri olduğunu belirten Mehmet Nalbantoğlu, şöyle devam etti: "Bu gerçekleşir ise, Microsoft’un burada 5 bin tane yazılım geliştirme uzmanı, bunun etrafında da bir endüstri oluşur. Eğer sıkıntı buradaysa devlet burada her türlü esnekliği ve kolaylığı gösterdi. Başbakan’ın ağzından taahhütlerde bulunuldu. Buna rağmen niçin o dev şirketler bu yatırımları yapmıyorlar. Bunun sorgulanması gerekir. Burada fırsat penceresini değerlendirmenin tek yolu, uluslararası firmaların burada üs kurması, yatırım yapması. Kısıtlı sermaye ile çalışan yerli yazılım şirketlerimizin, uluslararası arenada istedikleri ölçüde rekabet edebilme şanslarının çok fazla olduğunu düşünmüyorum."

Kamu, hoyratça davranmak yerine bize destek olmalı

KAMUNUN, bilgi teknolojileri sektörü ile ilişkileri konusunda kendini sorgulaması gerektiğine dikkat çeken Mehmet Nalbantoğlu, "Uluslararası arenada bu ülke adına bir takım açılımlar yapacak değerler var. Bu değerlerden biri de Koç Bilgi Grubu gibi şirketleridir. Niye bu değerlere hoyratça davranıyorlar. Bunları sahiplenip, bunları neden desteklemiyorlar. KoçSistem, geçtiğimiz dönemde, mantık dışı bazı komik sebeplerle, ihale yasaklısı oldu. Bu durumdan, şirket de, şirket çalışanlarımız da yara aldı. Ama en önemlisi, ülke yara aldı" dedi.
False