GeriGündem Cumhuriyet Savcılarının yargılanmasına başlandı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cumhuriyet Savcılarının yargılanmasına başlandı

İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Selim Berna Altay'ın “görevi kötüye kullanma, suç delillerini gizleme” ile eski Ankara Cumhuriyet Savcısı ve halen Batman Cumhuriyet Savcısı Ercan Yalçınkaya'nın “çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma, rüşvet alma” suçlarından yargılanmalarına Yargıtay 5. Ceza Dairesinde başlandı.

Duruşmaya Altay ve Yalçınkaya katılmazken aynı davada yargılanan Ankara'daki Yargıtay Evi, Antalya'daki Yargıtay ve Anayasa Mahkemesinin sosyal tesislerinin işletmecisi Abdülkadir Baysal, ortağı avukat Nesrin Söylemez ile Ankara Adliyesi'nde zabıt katibi olarak çalışan Nalan Koç ve Orhan Turan Açıkgöz katıldı.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi Başkanı Ahmet Ceylani Tuğrul, Yalçınkaya'nın rahatsızlığına ilişkin sağlık raporunu göndererek, duruşmaya katılamayacağını bildirdiğini kaydetti.

Tuğrul, Selim Berna Altay'ın daireye gönderdiği dilekçede, “haklarında soruşturma yürüttüğü bir kısım şahıslarla aynı davada yargılanmasının meslek onuru ile bağdaşmadığını ve hakkındaki davanın ayrılmasını ya da duruşmaya katılmadan talimatla ifadesinin alınmasını” talep ettiğini bildirdi.

Sanıklar hakkındaki iddianameyi okuyan Daire Başkanı Tuğrul, iddianamede sanıklar hakkında, suç örgütü kurarak, Ankara'da “kasten adam öldürmeye teşebbüs” suçlamasıyla Mehmet Aktarlı hakkında yürütülen bir soruşturmanın Cumhuriyet Savcısı Yalçınkaya'ya düşmesini sağladıkları, Aktarlı'nın dosyasında bazı belgeleri değiştirdikleri ve tahliyesini sağladıkları, bazı dosyaları para karşılığı takip ettikleri, Ankara Adalet Komisyonu'nun yaptığı iş sınavlarında para karşılığı menfaat sağladıkları suçlamalarının yer aldığını söyledi.

Tuğrul, Cumhuriyet Savcısı Ercan Yalçınkaya'nın yıllık izinde bulunduğu dönemde Mehmet Aktarlı olayı için iznini iptal ederek, göreve başladığını ve buna da Baysal'ın aracılık ettiğinin iddianamede yer aldığını belirtti.

Sanık Abdülkadir Baysal, 2002 yılına kadar siyasetle uğraştığını, seçim zamanlarında bazı eski bakan ve milletvekillerine adli sicil kaydı aldığını, bunun dışında da hukuk fakültesi mezunu olmasına rağmen adliye ile ilişkisinin bulunmadığını söyledi. Cumhuriyet Savcısı Ercan Yalçınkaya ile siyasi danışmanlık yaptığı sırada tanıştığını, Ankara'da hakimlik yapan Fevzi Şıngar'ı da kızının Yargıtay Evi'nde düzenlenen düğün töreninde tanıdığını ifade eden Baysal, Mehmet Aktarlı olayında herhangi bir etkisi olmadığını savundu.

Mehmet Aktarlı dosyasının Savcı Yalçınkaya'ya verilmesinde herhangi bir etkisi olmadığını öne süren Baysal, dosyanın Yalçınkaya'ya nasıl verildiğini ve Mehmet Aktarlı'nın da nasıl tahliye olduğunu bilmediğini belirtti.
Ankara Adliyesi'nde katip olarak çalışan Nalan Koç, Baysal'ın eniştesi olduğunu, babasının emekli hakim, ablasının halen görevdeki bir hakim, bir eniştesinin Cumhuriyet Başsavcısı, kız kardeşinin de avukat olduğunu belirterek, “Hukukçu bir aileden geliyorum, yargılamayı etkilemenin ne demek olduğunu bilirim, bunu yapacak biri değilim” dedi.
Mehmet Aktarlı olayında eniştesi Baysal'ın kendisini arayarak “Mehmet suça karışmış, adliyeye geliyor, ilgilen” dediğini belirten Nalan Koç, bunun üzerine suçüstü bürosuna giderek Mehmet Aktarlı ile görüştüğünü, adliyede yanında kalarak manevi destek verdiğini söyledi. Bunun üzerine Daire Başkanı Tuğrul, “(Adliyede tanıdığın varsa sırtın yere gelmez) derler. Sen de bunun için mi Mehmet'in yanına gittin” diye sordu. Koç da Baysal'ın zaman zaman bazı kişilere adli sicil kaydı alması için yardımcı olmasını istediğini, kendisinin de bu kişilere adli sicil kaydı almak için sıraya girdiğini, başka bir yardımının olmadığını anlattı.

“RÜŞVETİN ŞİFRESİ ÖPÜCÜK”

Daire Başkanı Tuğrul'un dosyada yer alan telefon tapelerinde Baysal ile yaptığı bir konuşmada “Herkesi 500'er kez öpüyoruz ama bundan az öpücük alırız” ifadesi ile SMS kayıtlarında “Abi parasız yapmıyorlar en azından sembolik olarak 4-5 vermek lazım” ifadelerinin yer aldığını söylemesi üzerine de Nalan Koç, “Bu ifade biraz argo olmuş ama ne için söylediğimi hatırlamıyorum. SMS'i de icra dairelerinde dosyamız vardı oraya vermek için eniştem Baysal'dan para istemiştim” yanıtını verdi.

Bunun üzerine Daire Başkanı Tuğrul da “Öpücükte sayı görünce bizim aklımıza başka şeyler geldi. Öpücük rüşvetin ne kadar olacağı, bir şeyin şifre olmasın?” diye sordu.

Sanık zabıt katibi Orhan Turan Açıkgöz de Mehmet Aktarlı'nın soruşturma dosyasının Cumhuriyet Savcısı Yalçınkaya'ya düşmesini sağladığı şeklindeki suçlamayı kabul etmediğini belirterek, dosyaların UYAP üzerinden dağıtıldığını ve kendisinin bu işe karışmasının mümkün olmadığını savundu.

Daire Başkanı Tuğrul, aynı gün içinde yaptığı telefon görüşmelerinde ve SMS'lerde Baysal'ı arayarak “Biz görevimizi yaptık, sen de adliye çalışanları ve benim için üzerine düşeni yap, paramızı ver”, “Abi gelmedin, herkese hesap vereceğim”, “Abi, senin adam başlama yapmamış, biz tevzi yaptırmak zorundayız”, “Millet beni, ben seni bekliyorum. Ne diyeceğim bunlara” dediğinin kayıt altında bulunduğunu söylemesi üzerine sanık Açıkgöz, bazı kişilere borcu bulunduğunu ve Baysal'dan borç alarak o kişilere dağıtmak için bu konuşmaları yaptığını söyledi.
Daire Başkanı Tuğrul da “Maşallah adliyede işler iyi gidiyor galiba, aynı gün birçok kez görüşme yapmışsın” dedi.

“HAVA GAZI GİBİ SAVUNMA YAPIYORSUN”

Nalan Koç'un takip ettiğin bir dosya için “Beni Cumhuriyet Savcısı Zihni Aslan gönderdi” diyerek Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Hayrullah Özdemir'den bilgi istediği için Ankara Cumhuriyet Başsavcısı'na Özdemir'in kendisini şikayet ettiğini ve görev yerinin değiştirildiğini anlatan sanık Açıkgöz, görev yerinin değiştirilmesi üzerine de Baysal'ı arayarak Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Boyrazoğlu ile görüşmesini istediğini anlattı.

Sanık Açıkgöz'ün çelişkili ifadeler vermesi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesi Başkanı Tuğrul, Açıkgöz'e doğru ifade vermesini, ifadesinde çelişkiler bulunduğunu belirterek, “Hava gazı gibi savunma yapıyorsun” dedi.
Sanık Nesrin Söylemez de Baysal ile iş ortağı olduğunu ve dava dosyasında yer alan suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini belirtti.
Duruşmada tanık olarak Ankara 2. Sulh
Ceza Mahkemesi Hakimi Hayrullah Özdemir, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili İbrahim Özyurt, Ankara Cumhuriyet Savcısı Zihni Aslan ile suça konu olayların yaşandığı dönemde Ankara Adliyesinde çalışan zabıt katipleri Sevilay Yıldırım ile Yaşar Üstün de tanık olarak dinlendi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili İbrahim Özyurt ifadesinde, soruşturma dosyalarını kendisinin Cumhuriyet savcılarına dağıttığını ancak dosyaların ilgili Cumhuriyet savcıları teslimini zabıt katiplerinin yaptığını ve zabıt katiplerinin dosyaların dağıtımında kasıtlı hareket edebileceklerini söyledi.

Tanık ifadelerinden sonra duruşmaya verilen aranın ardından Yargıtay 5. Ceza Dairesi Başkanı Tuğrul, sanık İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Selim Berna Altay'ın ifadesinin talimatla İstanbul'da alınmasına, rahatsızlığı nedeniyle duruşmaya katılamayan eski Ankara Cumhuriyet Savcısı Ercan Yalçınkaya'nın gelecek duruşmada hazır olmasına karar verilerek duruşmanın ertelendiğini açıkladı.

SANIKLAR HAKKINDA İSTENEN CEZALAR

İddianamede, Cumhuriyet Savcısı Yalçınkaya'nın Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 220/2. maddesinde düzenlenen “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak” ve 252/1. maddesinde yer alan “rüşvet almak” suçlarından, İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Altay'ın da TCK'nın 257/1. maddesindeki “görevi kötüye kullanmak” ve 281/1. maddesindeki “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlarından cezalandırılması talep ediliyor.
Sanık Abdülkadir Baysal hakkında TCK'nın 220/1. maddesinde yer alan “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek”, 252/1. maddede düzenlenen “kamu görevlisine rüşvet vermek”, 288/1. maddede yer alan “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmek” ve 277/1. maddede düzenlenen “yargı görevi yapanı etkileme” suçlarından cezalandırılması isteniyor.

Sanıklar Nalan Koç, Orhan Turan Açıkgöz ve Nesrin Söylemez'in de ayrı ayrı TCK 220/2. maddede yer alan “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak” ve TCK 252/2. maddede düzenlenen “rüşvet almak” suçlarından cezalandırılmaları talep ediliyor.

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle