GeriGündem Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay'dan önemli açıklamalar: Vatandaş odaklı reform ve değişim vurgusu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay'dan önemli açıklamalar: Vatandaş odaklı reform ve değişim vurgusu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay'dan önemli açıklamalar: Vatandaş odaklı reform ve değişim vurgusu
Abone Olgoogle-news

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "2021 yılı, bundan önceki 18 yıl boyunca olduğu gibi Cumhurbaşkanımız liderliğinde reform ve değişim odaklı politikalarımızı hayata geçirdiğimiz, oluşan yeni ihtiyaçlara en uygun projeleri planlayıp gerçekleştirdiğimiz bir yıl olacaktır." dedi.

Oktay, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Cumhurbaşkanlığı bütçesi görüşmelerinde, milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.

Reformlar ve sürdürülebilir büyümeyi politikalarının merkezine aldıkları 18 yılı geride bıraktıklarını belirten Oktay, bu süreçte Türkiye'nin, sınırlarının yanı başında sürüp giden çatışmalar, uluslararası ticarette artan korumacı eğilimler ve ekonomiye yönelik manipülatif saldırılar gibi pek çok badireyle mücadele ettiğini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kalkındığını ve güçlendiğini söyledi.

Süregelen başarıları taçlandıran bir hamle olarak milletin iradesiyle desteklediği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçildiğini anlatan Oktay, iş yapma süreçlerinin hızlandığı, sonuç almanın kolaylaştığı yeni bir dönemin kapılarının aralandığını, bazı kesimlerce kabul edilmese dahi bunun bir gerçek olduğunu ifade etti.

Bürokrasi değil hizmet üreten bir devlet yapısı inşa etme anlayışıyla geliştirdikleri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, ülkenin en önemli kamu yönetimi reformu olduğunu, toplumsal refahı artırma hedeflerine büyük katkılar yaptığını dile getiren Oktay, şöyle konuştu:

"Parlamenter Sistem döneminde sadece kağıt üzerinde kalmış olan kuvvetler ayrılığı, ki bu onlarca yıl tartışılmıştır, Cumhurbaşkanlığı Hükümet

Sistemi'yle aslında gerçek anlamda hayata geçmiştir. Aslında gördüğüm kadarıyla bazı eleştiriler de bu geçiş sürecinin etkileri veya sıkıntıları da olabilir diye düşünüyorum. Bu sistem kuvvetler ayrılığının belirginleştiği, istikrarlı ve sonuç odaklı 'yürütme' ihtiyacına yanıt verecek nitelikte, milli iradeyi daha da güçlü kılan bir yönetim sistemidir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişimizle birlikte her türlü vesayet son bulmuş, sivilleşme sağlanmış ve katılımcı demokrasi güçlenmiştir. Kendi cumhurbaşkanını millet kendi seçmiştir ve hiçbir istikrarsızlığa da müsaade etmemiştir, etmemektedir, hangi şart altında olursa olsun. Bu da milli iradeyi tam anlamıyla etkin kılmıştır. 83 milyon her bir vatandaşımızın iradesi bugün karar alıcı mekanizmalara ve hükümetimizin ortaya koyduğu icraatlara yansımaktadır."

"TOPLUMUN BÜTÜNÜNÜN İHTİYAÇ VE ÖNCELİKLERİNİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURUYORUZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde yaptıkları tüm çalışmalarda dili, dini, etnik kökeni fark etmeksizin toplumun bütününün ihtiyaç ve önceliklerini göz önünde bulundurduklarını belirten Oktay, "Yeter ki tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet ilkemize aykırı bir faaliyet içerisinde olmasın. Teröre bulaşmasın, terörle arasına net ve açık bir mesafe koysun." ifadelerini kullandı.

Muhalefet milletvekilleri tarafından "Tek din temelinde hareket ediyorsunuz" denildiğini aktaran Oktay, azınlık vakıflarına ait gayrimenkul ve arazilerin iadesini mümkün hale getiren, Gökçeada Özel Rum Ortaokulu ve Lisesi'ni 40 yıl sonra faaliyete geçiren, Musevi toplumunun taleplerine kulak vererek meydanlarda Hanuka Bayramı kutlamalarını başlatanın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başında olduğu AK Parti iktidarı olduğunu hatırlattı.

Oktay, "Yunanistan'da camilerin sinema salonuna çevrildiği, Ermenistan'da yine camilerin yıkılıp hatta ahır yapıldığı, Avrupa'nın göbeğinde her gün yeni bir İslam karşıtı vaka gerçekleştiği bir dönemde Türkiye'de camiler, kiliseler, havralar yan yanadır. Farklı din ve kültürlerin, etnik yapıların üyeleri de kardeştir Türkiye'de ve omuz omuza bir aradadır." değerlendirmesinde bulundu.

Muhalefet milletvekillerinin, "Tek dil temelinde hareket ediyorsunuz, tek dil anlayışınız var." dediğini belirten Oktay, şunları söyledi:

"Şöyle bir geçmişe baktığımız zaman, Kürtçeden başka dil bilmediği için cezaevindeki çocuğuyla konuşturulmayan, kamu hizmetleri alamayan analarımızı iyi hatırlarız. Özellikle geçmişten, AK Parti öncesindeki iktidarlar döneminden iyi hatırlarız. Bu sorunu AK Parti iktidarları döneminde yapılan reformlarla çözdük mü, çözdük.

Sayın Garo Paylan bir şey ifade etti, bu vesileyle öğrendiği dilleri de öğrenmiş olduk. Ben memnun oldum. Baya sayıda dil biliyor, daha da artacağını ümit ediyorum. Son derece de güzel kullanıyor. Ama şunu da arzu ederim, bu öğrendiğiniz, bildiğiniz bu dilleri Sayın Paylan, ekmeğini yediğiniz, suyunu içtiğiniz, havasını kokladığınız, toprağından beslendiğiniz bu güzel ülkeyi dışarıda şikayet etmek için değil ülkemizin lehine de kullanmanız inşallah bir gün gelir, nasip olur. Biz de bunu görürüz."

Oktay'ın bu ifadeleri üzerine HDP milletvekillerinden itirazlar geldi.

Hakaret etmediğini dile getirerek konuşmasını sürdüren Oktay, "Bir sağdan bir soldan olsun" diyerek yaşı yükseltilip idam edilen gençlerin, üniversite kapılarında bekletilen başörtülü kızların, 28 Şubatların, muhtıraların, askeri yargı vesayeti ve darbe üreten yapıların da hafızalarında olduğunu ifade etti.

Askeri ve yargı bürokrasisi dahil, bürokratik vesayet başta olmak üzere demokrasiye ket vuran, özgürlükleri kısıtlayan unsurların, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde gerçekleştirdikleri reformlarla tarih olduğunu kaydeden Oktay, "Bunların da hakkını verin, bu reformlardan da mutlu olmasını bilin." dedi.

Bugün Yüce Meclis'e bakıldığında toplumun tüm renklerinin görüldüğüne dikkati çeken Oktay, "Hamdolsun burada başörtülü kadın vekillerimiz de var, Ermeni kökenli vekilimiz de var. Bürokrasimize, iş hayatına, sivil topluma baktığımız zaman yine aynı şekilde toplumun tüm kesimlerinin yansımalarını ve demokratik temsilini de görüyoruz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin sağladığı avantajlar ve milletimizi merkeze alan reform yaklaşımlarımızla, hep birlikte demokrasimizi daha da güçlendireceğiz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin aynı zamanda güçlü karar alma ve etkili kriz yönetimi imkanı sunduğuna işaret eden Oktay, sisteme geçiş ile birlikte gerek iç gerekse dış tehditlere karşı hızlı ve etkin karar alma ve terörle daha etkin mücadele kabiliyeti elde edildiğini bildirdi.

Tartışmalar ve itirazların sürmesi üzerine oturuma ara verildi.

Aranın ardından konuşmasına devam eden Oktay, özellikle Kovid-19 salgınına karşı en hızlı şekilde hayata geçirdikleri önlemler ve salgınla mücadelede sağladıkları başarıda kaydedilen ilerlemenin somut neticelerini görmenin mümkün olduğunu vurguladı.

"MEHMETÇİĞİMİZ EN KISA SÜREDE AZERBAYCAN'DAKİ GÖREVLERİNİN BAŞINA GEÇECEK"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kazandırdığı etkin eşgüdüm sayesinde Türkiye'yi yüzlerce büyük projeyle donatmanın yanı sıra ülkenin küresel bir güç olma yolunda önemli mesafe kat ettiğini aktaran Oktay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve Libya gibi bölgesel meselelerde Türkiye'nin güçlü duruşu ve kardeş Azerbaycan'a, Karabağ'ı 44 günde özgürleştirme mücadelesinde verdiğimiz şartsız destek, ilgili kurum ve kuruluşlarımızın etkin eşgüdümü ile sağlanmıştır ve sağlanmaya devam edilmektedir. Karabağ'dan işgalci Ermenistan'ın sökülüp atılması, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin gücünü de bir kez daha sahada tüm dünyaya göstermiştir. 30 yıldır Karabağ'da süren Ermenistan zulmüne sessiz kalmadığımız gibi bazı ülkeler kör ve sağır olmayı seçerken biz Ermenistan'ın sivilleri, şehirleri bombalamasına kayıtsız kalmadık, her türlü imkanımızla kardeş Azerbaycan'ın yanında olduk. Yakın zamanda çıkan tezkere ile kahraman Mehmetçiğimiz en kısa sürede, Azerbaycanlı kardeşlerimizin hak ve menfaatlerinin korunması için Azerbaycan'daki görevlerinin başına geçecek."

Oktay, bu süreçte kardeş Azerbaycan'ın muzaffer olması için Türkiye'nin 83 milyon tek yürek olarak elinden gelen desteği verdiğini, bundan sonra da kardeşleriyle bir ve beraber şekilde hakkaniyet mücadelesini sürdüreceğini bildirdi.

"YENİ NORMALİN YATIRIM, ÜRETİM, İHRACAT VE İSTİHDAM SEFERBERLİĞİNİ BAŞLATIYORUZ"

Küresel ticarette ve ekonomilerde ciddi daralmanın beklendiği bu dönemde kayıpları en düşük seviyede tutarak Kovid-19 sonrasının Türkiye için bir kazanç dönemi olmasını amaçladıklarını ifade eden Oktay, şöyle konuştu:

"Salgının oluşturduğu olumsuz etkiler ve oluşan yeni fırsatları en iyi şekilde değerlendirerek Cumhurbaşkanımız liderliğinde yeni normalin yatırım, üretim, ihracat ve istihdam seferberliğini başlatıyoruz. Aşı çalışmalarında kaydedilen mesafeyle artık tünelin sonu göründü. Salgın sonrası dönem için önceliğimiz ekonomi ve özellikle krizden çıkan bu fırsatların değerlendirilmesidir.

2021 yılı, bundan önceki 18 yıl boyunca olduğu gibi Cumhurbaşkanımız liderliğinde reform ve değişim odaklı politikalarımızı hayata geçirdiğimiz, oluşan yeni ihtiyaçlara en uygun projeleri planlayıp gerçekleştirdiğimiz bir yıl olacaktır. Demokrasinin işlerliğini artırarak ve hukukun üstünlüğünü güçlendirerek, ekonomi alanında yeni fırsatlara en sağlam şekilde dayanak oluşturacak adımları atmakta kararlıyız."

Geçen yıl yargı reformu strateji belgesini kamuoyuyla paylaştıklarını, bu çerçevede 3 yargı reformu paketinin Meclis'te kabul edilip yasalaştığını anımsatan Oktay, "Şimdi sırada yatırım ortamını iyileştirmenin ayrılmaz bir parçası olan yeni reform paketleri var. Bunların da hazırlıkları tamamlandığında Meclis gündemine sunulacaktır. İnsan hakları eylem planı çalışmalarını da ilgili tüm paydaşlar ve iş dünyası ile istişare içinde en kısa sürede neticelendireceğiz." dedi.

Reform adımlarının ekonomide güven ve istikrarın kuvvetli birer dayanağı olacağını anlatan Oktay, "18 yıldır AK Parti hükümetleri tarafından yürütülen tüm reform çalışmalarının merkezinde milletimiz olmuştur, bundan sonra da yine öncesinde olduğu gibi Cumhur İttifakı'yla birlikte vatandaş odaklı reformları hayata geçirmeyi sürdüreceğiz. Bu vesileyle altını çizmek isterim ki, Anayasa ve mevzuatımız uyarınca hiçbir makam ve merci, görülmekte olan davalarla ilgili olarak mahkemelere emir ya da talimat veremez. Yargıya en çok talimat veren görülmek istenirse tek parti dönemi ve darbe dönemlerine iyi bakılması gerekir."

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Cumhurbaşkanlığı bütçesi görüşmelerinde, milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.

"Tek dil temelinde hareket ediyorsunuz. Tek dil anlayışınız var." eleştirisine yanıt veren Oktay, "Şöyle bir geçmişe baktığımız zaman, Kürtçeden başka dil bilmediği için cezaevindeki çocuğuyla konuşturulmayan, kamu hizmetleri alamayan analarımızı iyi hatırlarız. Özellikle geçmişten AK Parti öncesindeki iktidarlar döneminden iyi hatırlarız. Bu sorunu AK Parti iktidarları döneminde yapılan reformlarla çözdük." dedi.

"SAYIN PAYLAN'IN ÖĞRENDİĞİ DİLLERİ DE ÖĞRENMİŞ OLDUK"

HDP Diyarbakır Milletvekili Paylan'ın, "Bir Ermeni okulunda eğitime başladım. Ermenice, Türkçe, İngilizce, İspanyolca ve Fransızca'yı öğrendim. Dünyada en kötü İngilizce eğitim veren ülkeyiz. Çünkü dillerden korkuyoruz. Bu eğitimde tek dil var, çoğulculuk yok." sözlerini hatırlatan Oktay, "Bu vesileyle Sayın Paylan'ın öğrendiği dilleri de öğrenmiş olduk, memnun olduk. Bayağı sayıda dil biliyor. Daha da artacağını ümit ediyorum ve son derece de güzel kullanıyor ama Sayın Paylan şunu da arzu ederim; öğrendiğiniz, bildiğiniz bu dilleri, ekmeğini yediğiniz, suyunu içtiğiniz, havasını kokladığınız, toprağından beslendiğiniz bu güzel ülkeyi dışarıda şikayet etmek için değil, ülkemizin lehine de kullanmanız inşallah bir gün gelir, nasip olur. Biz de bunu görürüz." ifadelerini kullandı.

Bunun üzerine Paylan ve HDP milletvekilleri, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay'a tepki gösterdi.

Oktay, "Belge koymadan bunu söyleyemezsiniz." diyen HDP'li Paylan'a, "Ben sizi gün boyunca dinledim, siz de beni dinleyeceksiniz. Elimizde o belgeler var, isterseniz hepsini ortaya koyarız." karşılığını verdi.

Tartışmaya AK Parti milletvekillerinin de katılması üzerine gerginlik yaşandı. AK Parti ile HDP milletvekilleri birbirlerinin üzerine yürüdü.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Cevdet Yılmaz, araya girerek bütçe görüşmelerinde en sert eleştirilerin dile getirildiğini ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay'ın tamamını sabırla dinlediğini söyledi.

Yılmaz, milletvekillerini, "Söylemlerine katılmayabilirsiniz. Zamanı gelince görüşlerinizi tekrar ifade edersiniz. Herkes düşüncelerini ifade ediyor. Siz de dinleyeceksiniz." diyerek uyardı.

Tartışmanın uzaması üzerine Yılmaz, birleşime ara verdi. Tartışma verilen arada da bir süre devam etti.

"BİRBİRİMİZE BAĞIRMAYALIM"

Aradan sonra konuşan Komisyon Başkanı Yılmaz, üzüntü duyduğu bir ortamın yaşandığını dile getirerek, "En sert eleştirilerimizi yapalım ama kişiselleştirdiğimiz zaman bu işin içinden çıkmamız mümkün değil." dedi.

Yılmaz, "Düşüncenin gücünü, ifadenizin içeriği belirler, sesinizin tonu değil. Birbirimize bağırmayalım, bu nezaketli ortamı hep birlikte sahiplenerek korumaya çalışalım." diye konuştu.

HDP Diyarbakır Milletvekili Paylan, "Ben Türkiye'yi değil AKP'yi hem burada hem de dünyada yaptığı zulümden dolayı şikayet ediyorum. Sarayın yaptığı insan hakları ihlallerinden dolayı şikayet ediyorum. Burada söylediğim her şey kayda geçiyor, dünya da görüyor. Aynı söylediklerimi, dünyada da söylüyorum." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Oktay, Paylan'a, "Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı, yürütmesi, hiç kimse zalim değildir." dedi.

HDP'li Paylan'ın, New York Times'ta yayımlanan yazısının, "Türkiyeli bir Ermeni ve soykırım atlatmış bir neslin torunlarından olduğum için bu mesajın ne anlama geldiğini çok iyi biliyorum." sözünü hatırlatan Oktay, "Bu nedir? Siz Meclis olarak bunu kabul ediyorsanız, ben bir şey demiyorum." diye konuştu.

Bunun üzerine Komisyon Başkanı Cevdet Yılmaz, "Hiçbir şekilde kabul etmiyoruz tabii ki." dedi.

Oktay, sözlerine şöyle devam etti:

"Biz de bunu söylüyoruz. Söylediğimiz şey de zaten budur. Dil bilmek güzel ve sizleri bütün dünyada görmeyi arzu ediyoruz. Biz de gidiyoruz ama gittiğiniz yerde bunu mu dile getirmek gerekiyor? Türkiye'yi böyle mi anlatıyorsunuz? Size 18 yılda yaptığımız reformların neler olduğunu anlattım. Bir teşekkür edin."

Muhalefetin, "atanmış-seçilmiş" eleştirilerine cevap veren Oktay, şunları kaydetti:

"Atanmış ve seçilmiş olayındaki bu kibirlilik nedir? Nasıl bir kibirliliktir bu? Anayasa'yla onaylanmış, milletin onayını seçmiş, Meclis tarafından onaylanmış bir Anayasa gereği bir yürütme var. 3 yıldır aynı şey tekrar tekrar... Ne demek istiyorsun kardeşim, ben aynı zamanda oy veren bir vatandaşım. Vatandaş seni buraya seçerek gönderiyorsa hakaret etme hakkını vermiyor sana. Ne demek yani 'Devlette görevli olan herkes atanmış dolayısıyla hiçbir hakkı yok.' mudur? Bu mudur yani? Kibri kastediyorsanız, kibir buradadır. Yürütme yasamaya saygı gösterir ama üç ayrı erkten bahsediyoruz. Yasama da yürütmeye saygısını göstersin. Buraya gelmemiz, hesap veriyor olmamız, hakaret edilmemiz anlamına gelmiyor."

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle