Güncelleme Tarihi:

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Nikkei Shimbun gazetesi için kaleme aldığı “Asya’nın İki Ucundan Dünyanın Ortak Vicdanına” başlıklı makalesi Japonca ve İngilizce olarak yayınlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın makalesi özetle şöyle:
İŞBİRLİKLERİ ZORUNLU
“Dünya, hiçbir devletin tek başına üstesinden gelemeyeceği gailelerle karşı karşıya. Pandemiler, harpler, işgaller, göç dalgaları, ekonomik dalgalanmalar ve tabiî afetler ülkelerin tek başlarına altından kalkamayacakları, bölgesel ve küresel dayanışma ve işbirliklerini zorunlu kılan meydan okumalardır. Türkiye ve Japonya on yıllardır doğal afetlerde, özellikle depremlerde birbirlerine destek olagelmiştir. Ülkemizde 2023 yılında meydana gelen deprem felaketi sonrasında Japonya’nın kıymetli destekleri milletimizce unutulmayacaktır. Türkiye de 2011 yılında Japonya’da yaşanan deprem ve tsunami felaketleri sonrasında dost elini Japon halkına uzatmıştı. Gelecekte de bu gibi afetlerde birbirimizi karşılıklı olarak desteklemeye devam edeceğimiz hususunda hiçbir tereddüdüm bulunmamaktadır.
KÜRESEL İMTİHANLAR
Bunların her biri sınır tanımayan, küresel mahiyette imtihanlardır. Eğer devletler birbirine sırtını dönerse belirsizlik artar, öngörülemezlik derinleşir, istikrarsızlık her yere sirayet eder. Ama eğer güven temelinde iş birliği yapılırsa, belirsizlik kontrol altına alınabilir, öngörülemezlik azaltılabilir. Türkiye ile Japonya’nın müşterek hareket etmesi tam da bu sebeple elzemdir.
SUSMADIK, SUSMAYACAĞIZ
Bütün bu çerçeveden sonra, Gazze’ye temas etmek isterim. Çünkü Gazze bugün insanlığın vicdanını en ağır imtihanlardan biriyle karşı karşıya bırakmaktadır. İsrail’in soykırımı ve işgali sonucu çocukların açlıktan öldüğü, hastanelerin çalışamaz hale geldiği, şehirlerin harabeye döndüğü, milyonlarca insanın en temel ihtiyaçlardan mahrum bırakıldığı bir tabloya şahit oluyoruz. Bu facia bütün insanlığın meselesidir. Biz Türkiye olarak susmadık, susmayacağız. Ateşkesin sağlanması, insani yardıma engelsiz erişim ve masum sivillerin korunması için her platformda gayret sarf ediyoruz. Ancak biliyoruz ki sesimiz daha gür çıkmalı, tesirimiz daha geniş olmalı.
GÜÇLÜ BİR ORTAKLIK
Japonya’nın barışı önceleyen irfanı, uluslararası hukuka bağlılığı ve vicdani hassasiyeti bu süreçte pek kıymetlidir. Türkiye’nin bölgesel tesiri ve insani yardım kapasitesiyle birleştiğinde ortaya vakur ve güçlü bir ortaklık çıkacaktır. Bugün yapılması gereken; ateşkesi temin edecek diplomatik gayretleri artırmak, insani yardımları daha düzenli ulaştırmak, çocukların eğitim ve sağlık ihtiyaçları için kaynaklar oluşturmak ve en önemlisi iki devletli çözüm temelinde adil bir barışı sahiplenmektir. Böylelikle Gazze’de sadece yaraları sarmakla kalmaz aynı zamanda geleceği ihya edecek bir ümit de doğurabiliriz.
Uluslararası sistemin sarsıldığı, güvenin zedelendiği bir devirde iki ülke olarak birlikte hareket etmemiz büyük öneme haizdir. Geldiğimiz bu noktada Gazze’deki zulme karşı dünya olarak da aynı dayanışmayı göstermek hem tarihî mesuliyetimizin hem de insanlık vakarının gereğidir. Dayanışmanın somut adımlara dönüşmesi, barışın, adaletin ve vicdanın güçlenmesine zemin hazırlayacaktır. Çünkü dünya ancak ortak irade ve çabalar sayesinde daha adil, daha güvenli ve daha insani bir geleceğe kavuşabilir.”
TÜRKİYE İLE JAPONYA’NIN GÖNÜL KÖPRÜSÜ
Türkiye ile Japonya’yı bağlayan gönül köprüsü resmî belgelerden daha güçlü, tarihten ve insanlık vicdanından beslenen bir köprüdür. 1890’da Ertuğrul Fırkateyni’nin Kushimoto açıklarında yaşadığı elim kaza bu bağın sembollerinden biridir. Marmaray’dan Osmangazi Köprüsü’ne, Boğaz’daki ikinci köprümüz Fatih Sultan Mehmet’ten Haliç Köprüsü’ne kadar nice eserde Türk azmiyle Japon mühendisliği el ele vermiştir. Önümüzdeki dönemde de Afrika ve Orta Asya’da şirketlerimizin ortak altyapı, enerji, ulaştırma ve diğer kalkınma projelerini birlikte hayata geçirebilecekleri bir potansiyel mevcuttur. Ayrıca, Ukrayna ile Suriye’nin yeniden imarında Türkiye-Japonya işbirliği büyük bir fark yaratacaktır.
KÜRESEL SORUNLARA KARŞI TÜRK-JAPON İŞBİRLİĞİ
Bugün geldiğimiz noktada uluslararası sistemin derin buhranlarla sarsıldığını görüyoruz. Küresel ekonomi defalarca sarsılmış, enerji ve gıda güvenliği kırılgan bir hâl almış ve iklim kaynaklı felaketler her köşeyi etkilemeye başlamıştır. Bu gelişmeler hem Türkiye’yi hem de Japonya’yı doğrudan etkilemektedir. Tek taraflı teşebbüsler çıkmaza sürüklenmekte, uluslararası kurumlar yetersiz kalmaktadır. Köklü medeniyetlere sahip Türkiye ve Japonya’nın ortak çabaları küresel sorunlara yönelik yapıcı çözümlerin önünü açabilir. İki halk da acılar karşısında sessiz kalmayan, yardıma ihtiyaç duyanlara elini uzatan bir anlayışa sahiptir. Bu nedenle dış politikada müşterek hareket etmemiz daha kolaydır.
ÇİN’E GİDİYOR
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Teşkilatı 25’inci Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne şeref konuğu olarak katılmak üzere 31 Ağustos-1 Eylül 2025 tarihlerinde Çin’in Tianjin şehrine ziyarette bulunacak. Erdoğan, 1 Eylül Pazartesi günü genişletilmiş formatta düzenlenecek zirve oturumuna hitap edecek. Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘İslami ve İnsani Bir Sorumluluk: Gazze’ programı için İstanbul’da bulunan Dünya Müslüman Alimler Birliği heyetini Sultanahmet’teki Tunuslu Hayreddin Paşa Konağı’nda kabul etti.