GeriGündem Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan flaş sözler: Saldırı olursa rejim güçlerini her yerde vuracağız...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan flaş sözler: Saldırı olursa rejim güçlerini her yerde vuracağız...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan AK Parti grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan konuşmasında İdlib’te Türk askerine yapılan hain saldırının ardından bölgedeki gelişmeler hakkında bilgiler verirken 'Bu süreçte gözlem noktalarındaki veya diğer yerlerdeki askerlerimize en küçük bir zarar gelmesi halinde bugünden itibaren İdlib ile Soçi muhtırası sınırları ile bağlı kalmadan rejim güçlerini her yerde vuracağımızı buradan ilan ediyorum' dedi. Öte yandan Erdoğan Putin ile yaptığı görüşmeye ilişkin de 'İdlib'de devam eden süreci sayın Putin ile değerlendirdik. Bu değerlendirmede özellikle askerlerimizin, rejim güçleri hatta hatta Rusya'nın vermiş olduğu hasarları ele aldık' ifadelerini kullandı.

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, "Gözlem noktalarındaki veya diğer yerlerdeki askerlerimize en küçük bir zarar gelmesi halinde bugünden itibaren İdlib’de ve Soçi Muhtırası sınırlarıyla bağlı kalmadan rejim güçlerini her yerde vuracağımızı buradan ilan ediyorum. Harekat bölgelerimize yönelik tacizleri ilişkin karşılık özellikle hakkımızdır, hakkımızı da gerektiğinde 1'e 10 misliyle vereceğimiz, en küçük bir ihlali dahi affetmeyeceğimiz bir döneme girdik" dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Erdoğan, Elazığ ve Malatya depremlerinden etkilenenler için AK Parti grubu olarak yardım kampanyası başlattıklarını, bu kampanya hesabında yaklaşık 1 milyon lira toplandığını belirtti. Erdoğan, önceki gün Suriye rejim güçlerinin ateşi sonucu İdlib’de bugüne kadar 14 şehit verdiklerini, yaralı sayısının 45'i bulduğunu söyledi. Rejim güçlerinin sivillere yönelik saldırılarının benzeri tacizleri Türkiye’nin harekat bölgelerindeki sivillere de yönelttiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"İdlib’de rejim ve onlarla birlikte hareket eden Rus güçleriyle, İran destekli militanlar sürekli sivil halka saldırıyor, katliam yapıyor, kan döküyorlar. Söze gelince insan haklarını, çocukları, kadınları, sivil hassasiyetini ağızlarından düşürmeyenler tüm bu saldırılar karşısında derin bir sessizliğe gömülmüş durumdalar. İdlib ile ilgili kimi endişe ifadelerinin de insan hayatına ve onuruna olan saygıdan başka saiklerden kaynaklandığını çok iyi biliyoruz. Herkes gözünü kapatsa, sırtını dönse, vicdanını dondursa da Türkiye bu duruma seyirci kalmayacaktır. İdlib’de rejim, Ruslar ve onlarla birlikte hareket eden güçlerin çoğu saldırılarının teröristleri değil, doğrudan sivil halkı hedef aldığı gerçeğinin altını bir kez daha çizmek istiyorum. Amaç kolayca işgal etmek için bölge halkını ülkemiz sınırlarına doğru hareketlenmeye zorlayarak sahayı tamamen boşaltmaktır."

'REJİMİ GÖZLEM NOKTALARI GERİSİNE ÇIKARTMAKTA KARARLIYIZ'

Bugüne kadar yapılan anlaşmalara, verilen sözlere riayet edilmesini bekleyerek en az fiili müdahaleyle süreci yönetmeye çalıştıklarına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de yeni dönemde atılacak adımları şöyle açıkladı:

"Bize verilen sözler yerine getirilmediği gibi anlaşmalara da kimse uymuyor. Üstelik bir süredir bu saldırılar doğrudan askerlerimizi, dolayısıyla doğrudan Türkiye’yi de hedef almaya başladı. Madem durum bu, öyleyse biz de artık lafa değil, sadece sahadaki gerçeklere bakarak hareket edeceğiz. Şubat ayı sonuna kadar rejimi Soçi Muhtırası sınırları dışına, yani gözlem noktalarımızın gerisine çıkartmakta kararlıyız. Bunun için karada ve havada her ne gerekiyorsa çekinmeden, tereddüt etmeden, hiçbir oyalamaya meydan vermeden bunu yapacağız. Bitmez tükenmez toplantıların sonucunu beklemeden hemen şimdi ne yapmamız gerekiyorsa, onun adımlarını atacağız. Bu amaçla son günlerde İdlib’deki asker gücümüzü ciddi oranda tahkim ettik. Bölgedeki muhalif gruplardan başıbozuk hareket ederek rejime saldırı bahanesi verenlere de artık tavizsiz davranacağımızın mesajını illettik. Geldiğimiz noktada artık kimsenin taşkınlığına, bağnazlığına, satılmışlığına, provokasyonlarına göz yumacak değiliz."

'EN KÜÇÜK İHLALİ AFFETMEYECEĞİMİZ DÖNEME GİRDİK'

Türkiye ile birlikte hareket eden Suriyelilerin rejimi Soçi Mutabakatı sınırlarının ötesine atmak üzere harekete geçtiğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"İdlib’de sivil yerleşim yerlerini vuran hava araçları artık eskisi gibi rahat hareket edemeyeceklerdir. Karada da rejim güçlerini aynı şekilde belirlediğimiz sınırların ötesine kadar kovalayacağız. Adana Mutabakatı’nın gereği bu, bu süreçte gözlem noktalarındaki veya diğer yerlerdeki askerlerimize en küçük bir zarar gelmesi halinde bugünden itibaren İdlib’de ve Soçi Muhtırası sınırlarıyla bağlı kalmadan rejim güçlerini her yerde vuracağımızı buradan ilan ediyorum. Türkiye’yi hedef alan herkes, bunun bedelini sadece saldırı alanında değil, her yerde ödeyecektir. Harekat bölgelerimize yönelik tacizlere ilişkin karşılık özellikle hakkımızdır, hakkımızı da gerektiğinde 1’e 10 misliyle vereceğimiz, en küçük bir ihlali dahi affetmeyeceğimiz bir döneme girdik. Şehitlerimizin bir tek damla kanını dahi teröristlerin ve rejimin tüm güçlerine değişmeyiz. İdlib başta olmak üzere Suriye halkının hayatta kalma ve onurunu koruma mücadelesine destek vermek hem tarihi hem ahlaki hem insani sorumluluğumuzdur. Şayet bunun için hesap vermemiz gerekiyorsa her platformda göğsümüzü gere gere ve her türlü bedeli ödeyerek onu da yaparız. Mehmetçiklerin kanının döküldüğü bir yerde, kendini ne kadar büyük görürse görsün, hiç kimsenin güvende olamayacağını da burada açıkça söylüyorum."

'SURİYE GÜVENDE OLACAK Kİ BİZ DE RAHAT EDEBİLELİM'

Erdoğan, Suriye halkının özgürlük mücadelesi aynı zamanda 83 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının beka mücadelesi olduğunu vurgulayarak, "Bu mücadeleyi başarıya ulaştırırsak, önümüzdeki yarım asırda, bir asırda Anadolu topraklarında huzurlu yaşayabiliriz. Suriye güvende olacak ki biz de kendi evimizde rahat edebilelim. 'Türkiye’nin Suriye’de ne işi var?' diye soranlar aslına bakılırsa terör örgütlerinin niçin ülkemizde değil de, hala Suriye’de faaliyet gösterdiğine hayıflananlardır. Ülkemizin ne terör örgütlerinin eylem sahası haline getirilmesine ne de kukla rejimlerin burnunun dibinde sürekli tehdit unsuru olarak kalmasına izin vereceğiz. Kendimiz ve Suriyeli kardeşlerimiz için en hayırlısı, en doğrusu neyse onu yapmak için çalışmayı sürdüreceğiz. Milletimden, ülkemizin Suriye’deki mücadelesine bu gözle bakmasını ve desteklerini artırarak sürdürmesini bekliyorum. Bugün gösterdiğimiz çabalarla gelecekte evlatlarımıza 2053 ve 2071 vizyonlarını hayata geçirebilecekleri bir ülke bırakmayı hedefliyoruz. Rabbim bu yolda gayret gösteren kahraman ordumuz başta olmak üzere herkese güç versin, kuvvet versin, zafer nasip eylesin" ifadelerini kullandı.

'EŞİM NEJAT UYGUR’U ZİYARET EDEMİYOR… DÜŞÜNEBİLİYOR MUSUN!'

Eşim rahmetli Nejat Uygur’u GATA’da ziyaret etmek istediğinde rahmetlinin eşine diyorlar ki “sakın gelmesin” neden başörtülü olduğu için.

Başbakan’ın eşi düşünebiliyor musun Nejat Uygur’u ziyaret edemiyor.

Tatsız bir YAŞ geçirdik. Şimdi öldü tabi anlatmak istemiyorum bazı şeyleri, bunlardan geçtik be.

Biz dün de bugün de yarında milli irade düşmanlarına karşıyız. Ülkemizin 83 milyonu geçen nüfusunun her biri yönü daima geleceğe dönük olarak hayatını sürdürmektedir.

'BATARSINIZ DİYEN ZİHNİYETE VERİLMİŞ EN GÜZEL CEVAP'

Birilerine göre Türkiye 2019’da batacak dolar 10 lira olacak, enflasyon yüzde 30 olacak, hazinemiz tökezleyecekti.

Ne oldu bunların hiçbiri oldu mu? Öncü göstergeler dördüncü çeyrek rakamı da açıklandığında 2019’un artıda kapatacağımızı gösteriyor.

Faizler indiği halde ne döviz kuru patladı ne piyasalar karıştı. Tam tersi açıklanan her gösterge daha iyiye doğru gidişi gösteriyor.

Bu tablo eskiden beri faizleri indirirseniz batarsınız diyen zihniyete verilmiş en güzel cevaptır.

‘2020 YILINI PATARA YILI İLAN ETTİK’

Turizm alanında bir müjdeyi milletimle paylaşmak istiyorum. 2020 yılını Patara yılı ilan ettik. Patara antik kenti Fethiye kalkan arasında bulunuyor.

Likya’nın ana liman şehri olan Patara bizim tarihimizin de önemli sembollerinden biridir. Osmanlı kuzey Afrika ile telsiz telgraf iletişiminin Patara’dan sağlıyordu. İtalyanlar tarafından bombalanan kadar faaliyet göstermişti. Bu istasyonu tekrar hayata geçiriyoruz.

Antik dönemden günümüze ulaşan tek deniz feneri de yine Patara’dadır. Patara’yı ülkemizin tarihi zenginliğini dünyada temsil edecek bir yer olarak gördük.

Patara yılının ülkemize ve turizm sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle