Güncelleme Tarihi:

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Beştepe’deki Kabine toplantısının ardından özetle şu açıklamaları yaptı:
* SREBRENİTSA KALBİMİZDE YARADIR: “Üzerinden tam 31 sene geçmesine rağmen Srebrenitsa Soykırımı’nın kalbimizde açtığı yaralar hâlen kanamaya devam ediyor. Mavi kelebeklerin izinde ortaya çıkartılan her toplu mezarla, kimlik tespiti yapılan her şehit naaşı ile birlikte yüreğimize yeni bir ateş düşüyor. 31’inci sene-i devriyesinde Srebrenitsa şehitlerini bir kez daha rahmetle yâd ediyorum. Türkiye olarak benzer acıların tekerrür etmemesi için üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz. Farklı inanç, kültür ve etnik kimliklerin barış içinde yaşadığı; istikrarlı ve müreffeh bir Bosna-Hersek için çalışmaya devam edeceğiz.
* BABA EMİR VİZYONER BİR LİDERDİ: Vefat eden kıymetli dostum, Katar Devleti Baba Emiri Şeyh Hamad bin Halife el-Sani’ye de Allah’tan rahmet niyaz ediyor; Katar Emiri Şeyh Temim’in şahsında dost ve kardeş Katar halkına en kalbi taziyelerimi sunuyorum. Merhum Şeyh Hamad, vizyoner liderliğiyle Katar’ın bugünlere gelmesinde çok büyük pay sahibiydi. Filistin davası başta olmak üzere İslam dünyasının meseleleriyle yakından ilgilenen, nerede kanayan bir yara varsa sarmak için koşturan vicdanlı, dirayetli ve samimi bir Müslümandı. Gerek şahsım gerekse ülke olarak Türkiye ile Katar arasındaki ilişkilerin güçlenmesine yaptığı eşsiz katkıları hiçbir zaman unutmayacak, kendisini şükranla hatırlayacağız.
* NATO ZİRVESİ BAŞARIYLA GEÇTİ: NATO zirveleri, güvenliğin en üst düzeyde gözetildiği; en küçük bir ihmale, en küçük bir dikkatsizliğe mahal verilmeyen uluslararası toplantılardır. Güvenlik tedbirleri noktasında biz de işi şansa bırakmadık. Emniyet, istihbarat ve adli birimlerimizde her türlü önlemin ölçülü bir şekilde alınmasını temin ettik. Gerekli bilgilendirmeler haftalar öncesinden kamuoyumuza yapıldı. Zirve sebebiyle günlük hayatı etkilenmiş olan tüm Ankaralı kardeşlerime sabırları ve anlayışları için teşekkür ediyorum. Ankara tarihi bir zirveye, tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alanda görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır. Ankara’nın artık bir dünya şehri olduğu bu vesileyle tescil edilmiştir.
* ARTIK REDDİ MİRAS YAPAN TÜRKİYE YOK: Mehter Marşı’ndan, Yeniçeri’den, merasimlerin tam da tarihimize yaraşır biçimde icra edilmesinden rahatsız olanlara şunu hatırlatıyorum: İster kabul edin ister etmeyin ama artık reddi miras yapan bir Türkiye yok. Tam tersine, medeniyet ve kültür birikimini kucaklayan bir Türkiye var. Türkiye Cumhuriyeti; mazisi şanla, şerefle dolu binlerce yıllık devletler silsilemizin son halkasıdır. NATO Liderler Zirvesi, işte bu köklü devlet geleneğimizin tüm görkemiyle tebarüz ettiği bir toplantı olmuştur. Milletimizin azamet ve asaleti, devletimizin itibar ve prestiji zirvenin düzenlendiği Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde adeta tecessüm etmiştir. Kahraman ecdadımızın cenk meydanlarındaki kılıç şakırtılarını kösleriyle, davullarıyla, zurnalarıyla coşturan mehter takımımız; Osmanlı’nın en seçkin askeri birliklerinden Yeniçeri Ocağı’nın da yer aldığı muhafız alayımız zirveye ayrı bir anlam ve güzellik katmıştır. NATO Zirvesi, ‘Cumhurbaşkanlığı Külliyesine ne gerek var?’ diyenlere, ‘İktidara gelirsek Külliyeyi yıkacağız’ diyen vizyon fukaralarına bu eserin ne işe yaradığını, ne amaçla inşa edildiğini, Türkiye için ne manaya geldiğini çok net biçimde göstermiştir.”
TRUMP’LA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ
Ankara Zirvesi ülkemizin merkezi rolünün berraklaşmasına vesile olmuştur. Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk aldığı, külfetin daha adil paylaşıldığı ve kolektif savunmanın öncelendiği yeni dönemin Ankara Zirvesi’nde somutlaşması, toplantıyı ittifakın tarihi zirvelerinden biri haline getirmiştir. Türkiye ise sahip olduğu askeri kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayisi kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde, NATO’nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır. Zirvede savunma sanayisi işbirliğinin önündeki engellerin ve kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini kayda geçirdik. Zirvenin ana etkinliklerinden biri olarak bu yıl ilk kez tertiplenen Savunma Sanayi Forumu’na bine yakın katılımcı ve basın mensubu iştirak etti.
KONYA’YA MERKEZ KURULACAK
Ayrıca ittifakın öncelikli konularından biri olan dron karşıtı çalışmalar dikkate alınarak, insansız sistemlere karşı koyma Mükemmeliyet Merkezi’nin Konya’da kurulmasına karar verildi. Zirve, Türkiye’nin tezlerinin en güzel şekilde dillendirildiği bir platform görevi görmüştür. Gazzeli ve Lübnanlı kardeşlerimizin maruz kaldığı insanlık dışı saldırıları çok net biçimde gündeme getirdik. Rusya-Ukrayna savaşının diyalog ve diplomasiyle çözülmesi gerektiğini bir kere daha vurguladık. Tabii özellikle Sayın Trump’ın devlet başkanı seviyesinde Amerika’dan Türkiye’ye 17 yıl sonra yaptığı resmi ziyaret fevkalade anlamlıydı. 100 milyar dolar ticaret hedefine ulaşılması gerekse bölgemizde barışın ve istikrarın tesisi için Sayın Trump’la birlikte çalışmaya devam edeceğiz.
SANAYİCİYE YENİ FİNANSMAN ERİŞİMİ
Üretimin yavaşlamaması, sanayimizin rekabet gücünün korunması ve ihracatın artırılması için gerekli adımları atıyoruz. İmalat sektörü için kurumlar vergisi oranını yüzde 12.5’e indirdik. İhracatçılara sunduğumuz reeskont kredilerinin hacmini günlük 5 milyar liraya yükselttik. Olumlu seyri hızlandırmak için şimdi yeni bir adım atarak Yatırım Taahhütlü Avans Kredi Programı’nın kapsamını ve bütçesini genişletiyoruz. Kriterleri Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından ilan edilecek bu yeni uygulama için program bütçesini 750 milyar liraya çıkarıyoruz. Sanayicilerimizin sadece yeni yatırımları için değil, işletme sermayesi noktasında da uygun koşullu finansmana erişim imkânını güçlendiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni finansman programı ile 250 milyar liralık uygun koşullu bir kredi paketini daha imalat sanayisinin istifadesine sunuyoruz. Program paydaşı bankalardan piyasa koşullarından daha cazip olan, 6 ay anapara ödemesiz, 36 aya kadar vadeli kredilerin 12 puanlık maliyetini hükümet olarak biz karşılıyoruz. Bu iki program sayesinde imalat sanayisi için toplam 1 trilyon liralık uygun koşullu kredinin önünü açmış oluyoruz.