GeriGündem Cumhurbaşkanı Erdoğan: Alnımızda enayi yazmıyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    25
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Alnımızda enayi yazmıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Alnımızda enayi yazmıyor
Abone Olgoogle-news

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye mülteciler için “Sınırları açın” çağrısı yapan BM’ye, “Sen ne işe yarıyorsun? Bir yere kadar sabır, sonra gereği neyse yaparız. Kapıları açar, hayırlı yolculuklar dileriz” dedi. Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu’nun Mali Genel Kurulu’na katılan Erdoğan, özetle şunları söyledi:

SALDIRANLAR YERİNE ÜLKEMİZE ÇAĞRI

“Rusya’nın ve rejimin, Halep’e yönelik hava bombardımanı, kara harekâtı ve saldırıları devam ederse bu sayının (Türkiye sınırındaki mülteciler) 600 binlere yükselme ihtimali var. Bu göç akınının en büyük sebebi Rusya’nın ve Esed rejiminin sivil halkı hedef alan saldırılarıdır. Buna rağmen Birleşmiş Milletler’in, saldırıyı yapanlara karşı tedbir almak yerine, ülkemize çağrıda bulunması samimiyetsizliktir. Neymiş; ‘Kapınızı açın, onları alın’. Peki ey Birleşmiş Milletler, Sen ne işe yarıyorsun, senin görevin ne? Şu ana kadar 10 milyar dolara yakın bu mülteciler için para harcamış olan Türkiye’ye, bu mülteciler için sen ne kadar destek verdin; 455 milyon dolar. Ayıptır, ayıp. Bu Birleşmiş Milletler teşkilatı bu iş için kurulmadı. Bazıları 100 tane almış, öbürü 300 tane, 500 tane, 1000 tane. Bizim alnımızda ‘enayi’ yazmıyor kusura bakmayın. Biz bir yere kadar ‘sabır, sabır, sabır’ ondan sonra da gereği neyse bunu yaparız. Herhalde otobüsler, uçaklar boşuna durmuyor. Bu nasihati verenler, Birleşmiş Milletler’in diğer üyesi ülkelere de bir nasihat versinler de buradan çıkan bu mültecileri, o ülkelere de gönderelim.  

BU NASIL TERÖRLE MÜCADELE

İşte 3 milyar Euro vereceklermiş, nerede 3 milyar Euro? Şimdi söyledikleri ne biliyor musunuz? ‘Plan, proje getirilsin, plan, proje üzerinden bunları verelim’. Yahu neyin plan projesi? Biz senden kalkıp da Türkiye’nin milli bütçesine para istemiyoruz. Buradaki yaptığımız ve yapacağımız yatırımlar için istiyoruz. Samimi değiller. İşte en son bakın dost, NATO’da müttefikimiz, ne diyor; ‘Biz PYD ile ittifak halindeyiz’. Hani dünyada terörle mücadele vardı? PYD’yi PKK’dan ayrı görmeyecek kadar maalesef gözleri kapalı olanları görüyoruz. Kalkıp kendi uluslararası güvenlik elemanına Kobani’de plaket veriyorlar, bu belgeyle ortada, her şeyiyle ortada, buna rağmen hâlâ ‘PYD’yi, YPG’yi terör örgütü değil’ diye değerlendiriyorlar. 

GÜVENLİK KONSEYİ MAHKÛM EDİLDİ

Bütün bu gerçekler ortadayken, Türkiye’ye uluslararası yükümlülüklerini hatırlatmak, açık söylüyorum iki yüzlülüktür. Burada şayet uluslararası yükümlülüklerini hatırlaması gereken bir yer varsa bu öncelikle Birleşmiş Milletler’in ta kendisidir ve Güvenlik Konseyi’dir. Güvenlik Konseyi, bir-iki ülkenin kaprislerine, çıkarlarına mahkûm edilmiştir. Birleşmiş Milletler bize çağrıda bulunmak yerine tüm kurum ve kuruluşlarıyla Suriye’de yaşanan insanlık dramının ve etnik temizlik faaliyetlerinin önüne geçmek için daha fazla çaba sarf etmelidir. Türkiye olarak, şu anda tehdit altında olduğumuza göre atmamız gereken adımları gerekli şekilde atmaya devam edeceğiz.

MEŞRUİYETİ SORGULANIR HALDE

Suriyelileri öncelikle kendi topraklarında tutmanın yolları aranmalıdır. Zira hiç kimse mecbur değilse ülkesini, evini, şehrini terk etmek istemez. Hem buna imkân sağlamayacak hem rejimin ve Rusya’nın saldırılarını durdurmayacak hem de Türkiye’den daha fazlasını yapmasını bekleyeceksiniz. Böyle olmaz. Birleşmiş Milletler özellikle de Güvenlik Konseyi bu davranışıyla kendi meşruiyetini sorgulanır hale getirdiğini bilmelidir. En ihtiyaç duyulan zamanda görevini yerine getirmeyen, mağdurun değil, zalimin yanında yer alan bir kurum kendi sonunu hazırlıyor demektir. 
Türkiye’nin 5 yıldır başarıyla yüzleştiği mülteci sorunu karşısında Avrupalı veya Avrupa ülkelerinin gösterdikleri tepki tam anlamıyla ibretliktir.

MÜLTECİ EŞYALARINA GÖZ DİKİYORLAR

Daha birkaç gün önce Suriyeli küçük bir kız çocuğu ile güya otoyolda oyun oynayıp PR çalışması yapanlar, şimdi geçirdikleri kanunlarla mültecilerin ziynet eşyalarına, yanlarında getirdikleri birikimlerine göz dikiyorlar. Çok manidardır. Mülteciler ya asimile edilmesi ya da sınır dışına atılması gereken yabancılar olarak görülüyor. Bugün çoğu Avrupa ülkesinde ırkçı akımların, hükümetlerin mültecilerle ilgili politikalarını belirlediğine ve böyle bir güce eriştiğine şahit oluyoruz. Yabancı düşmanı, ırkçı ve İslamofobik akımlar marjinal olmaktan çıkarak, giderek merkeze oturuyor. Avrupa bu utanç çukurunda debelenirken biz millet olarak insani görevlerimizi hakkıyla yapmanın çabası içindeyiz.” 

GAZETELERE SALDIRILARI KINADI: YAKINDAN İZLEYECEĞİM 

CUMHURBAŞKANI Erdoğan, Yeni Şafak ve Yeni Akit gazetelerine yapılan saldırıları da kınayarak şunları söyledi: “İstanbul’da iki gazetemizin binalarına molotofkokteyli ve silahlı saldırıda bulunuldu. Hamdolsun can kaybı yok. Binalarında sadece maddi hasar meydana geldi. Saldırıları şiddetle kınıyor, sahiplerine, yöneticilerine, çalışanlarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Geçmişte bir başka gazetemizin binasının girişinde camların öyle silahlı saldırıyla, molotofla filan değil arbede sırasında kırıldığı için dünyayı ayağa kaldıranların bu saldırılar karşısındaki tavırlarını dikkatle takip ediyorum. Bakalım buradaki tavır ne olacak, göreceğiz. Bu gazeteleri yayınlarını beğenmedikleri için kürsüden fırlatarak terör örgütüne hedef gösteren partinin tutumunu yakından izleyeceğim.” 

UTANÇ DEĞİL İBRA BELGESİ

“BiR süredir Avrupa Birliği yetkilileri ile Suriyeli sığınmacı sorunlarına çözüm amacıyla görüşmeler yürütüyoruz. G-20 zirvesi vesilesiyle Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Tusk ve Avrupa Komisyonu Başkanı Sayın Juncker’i misafir ettik. Birileri bu görüşmenin tutanaklarını servis ederek, bize saldırmaya çalışıyor. Ne demişiz biz? Avrupa Birliği’nden sözlerini yerine getirmesini istemişiz. Yayınlanan tutanaklar bizim için utanç değil, bir ibra belgesidir aslında. Üstelik bu düşünceleri her fırsatta söylemeye devam ettim. Ortada gizli saklı bir durum da yok. Ülkemin çıkarlarını, mazlumların haklarını savunduğum için şahsıma saldıranlar, üsluplarıyla yaptığımız işin ne kadar doğru olduğunu gösteriyorlar. Ne demişim, onu da söyleyeyim. Bize bir kereliğine vereceğiniz 3 milyar Euro mültecileredir. Bunun, olaylar devam ettiği sürece devamı gerekir. Biz bunlarla da yıkılmadık, bundan sonra da yıkılmayız. Edirne’den insanları otobüslere bindirdik, tekrar geri çevirdik. Ama bir olur, iki olur, ondan sonra da kusura bakmayın, biz de kapıları açarız, hadi hayırlı yolculuklar dileriz. Beyefendiler bundan rahatsız olmuşlar.”    

TUTANAKLARDA NE VARDI

YUNAN haber sitesi ‘euro2day’de pazartesi günü yayınlanan bir belgenin, kasımda Antalya’daki G-20 zirvesi sırasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker ve AB Konseyi Başkanı Donald Tusk arasındaki görüşmenin tutanağı olduğu iddia edilmişti. Buna göre Erdoğan’ın şunları söylediği öne sürülmüştü:

- Yunanistan ve Bulgaristan sınırlarını her an açabiliriz ve sığınmacıları otobüslere doldurabiliriz. Eğer 3 milyar Euro’yu 2 yıl için vereceksiniz, daha fazla tartışmanın anlamı yok.

- Mülteciler için anlaşmaya varamazsak ne olacak? Mültecileri öldürecek misiniz? AB, Türkiye kıyılarında ölü bir çocuktan çok daha fazlasıyla yüz yüze gelir. Eğer anlaşma sağlanmazsa, 10-15 bin insan ölebilir. Böyle bir durum karşısında ne yapacaksınız?

- Kızlarım mülteci kamplarını ziyaret ettiler. Ağlayıp geri döndüler.

- İlerleme Raporu’nun yayınlanmasındaki gecikme AK Parti’nin seçimleri kazanmasına yardımcı olmadı. İlerleme Raporu bir hakaretti. Kim hazırladı bunu?

Juncker’in ise görüşmede şunları söylediği iddia edildi:

- Sizinle gerçekten anlaşmaya varmak istiyoruz. Lütfen İlerleme Raporu’nu seçim sonrasına ertelediğimizi ve bu yüzden eleştirildiğimizi unutmayın.

- 53 yılda Türkiye her zaman demokrasi için bir örnek olmadı.

-15 gün içinde anlaşmayı tamamlamalıyız. Çok çalışıyoruz ve size Brüksel’de bir prens gibi davrandık.

Erdoğan ise Juncker’in bu sözlerine “Prens gibi mi? Elbette. Üçüncü dünya ülkesini temsil etmiyorum” cevabını verdi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Alnımızda enayi yazmıyor

2.5 SAATLİK GÖRÜŞME

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan dün TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ı ziyaret etti. Karşılama töreninde AK Partili Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın ve bazı AK Partili vekiller ile Meclis bürokratları da hazır bulundu. Başkanlık sistemi tartışmalarının damgasını vuracağı Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun çalışmalarına başladığı döneme rastlayan ziyarette Erdoğan ile Kahraman’ın görüşmesi yaklaşık 2.5 saat sürdü. Erdoğan ve Kahraman birlikte öğle yemeği de yedi. (ANKARA)

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle