Güncelleme Tarihi:
CNN Türk Muhabiri Emrah Çakmak ve Kameraman Halil Kahraman Tel Aviv'de son durumu anlatırken bir anda yanlarına bir İsrailli güvenlik gücü gelerek önce kamerayı eliyle kapatmak istedi. Ardından kamera kadrajdan çıktı ve canlı yayın kesildi.
SIĞINAKTAN ÇIKIŞ ANLARI EKRANA YANSIYINCA MÜDAHALE GELDİ
Bölgedeki gelişmeleri aktaran muhabir Emrah Çakmak ile kameraman Halil Kahraman, saldırı anında yaşananları ve sivillerin sığınaklara yöneldiği süreci izleyicilere aktarıyordu. İran’ın füze saldırısının hemen sonrasında, halkın sığınaklardan çıkış anlarının ekrana yansıtıldığı sırada yayına müdahale edildiği ifade edildi.
CANLI YAYIN KESİLDİ, CNN TÜRK EKİBİ GÖZALTINA ALINDI
Canlı yayın esnasında İsrailli güvenlik güçlerinin ekibe yaklaşarak yayını durdurduğu bildirildi. Müdahale anında muhabirin, İsrail’de medya üzerindeki kısıtlamalara ve özellikle yabancı basın mensuplarının zaman zaman benzer uygulamalarla karşı karşıya kaldığına dikkat çektiği öğrenildi. Yayının, bu değerlendirmelerin hemen ardından kesilmesi dikkat çekti.
Yayını İsrail sansürüne uğrayan CNN Türk ekibi, gözaltına alındı.
SERBEST BIRAKILDILAR
CNN Türk Muhabiri Emrah Çakmak ve Kameraman Halil Kahraman, serbest bırakıldı.
"SAATLERCE BEKLETTİLER... SU İSTEDİK VERMEDİLER"
İsrail güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınan ve daha sonra serbest bırakılan CNN Türk ekibinden Emrah Çakmak, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Uzun saatler süren gözaltı işlemlerinin ardından serbest kaldık. Birkaç gündür İsrail’de haber takibi yapıyoruz. Buraya gelirken İsrail Kamu Yayın Otoritesinin kartlarına başvurduk, tüm yasal izinlerimiz vardı. İsrail sokakları nasıl diye gezmeye başladık. Bir noktada durduk, bu yer daha önce rehine ailelerinin durduğu yerdi. Karşımızda bir askeri yerleşke varmış, normal yaşam alanlarının içinde, çok özel bir yer değil aslında. Oraya yaklaşmadan yolun karşısında siren çaldı ve aracı park ettik, havadan füze geliyordu. Çekimi yaptık, biz gördüğümüzü anlatmaya çalışıyoruz, yayına devam etmeyin diye durdurulduk. Yayını kapattık ve bir kenarda beklememizi söylediler. İsrail Kamu Yayın Otoritesi başvurunuz onaylandı ancak saldırılar nedeniyle kartlarınızı kısa süre içerisinde vereceğiz şeklinde bir mail atmıştı. Bu maili, T.C. basın kartını, daha önce kullandığımız kartları gösterdik. Yerleşke yakınında bizi beklettiler. Saatlerdir güneşin altında bekliyoruz, ne istiyorsanız yapalım, beklemek yoruyor dedim. Yorgunluktan yere oturduk, Halil ile göz teması, konuşmamızı istemediler. Türkçe bilen biri geldi güvenlik personellerinden, onunla konuştuk. Biz kendimizi anlattık, ekipler değişti, neden bekliyoruz dedik. Sonra birkaç İsrailli geldi, bizi kayda almaya başladılar. Askerler onlara kızdı ne yapıyorsunuz diye. Onlar arasında bir kriz yaşandı, bu kişiler İsrail vatandaşı, hiç bir yere ayrılmamıza izin vermediler, su istedik vermediler."
"TELEFONOMU BENDEN HABERSİZ AÇMIŞLAR"
Çakmak, yaşadıklarını anlatmaya şöyle devam etti: "Bir kişi yanıma geldi, yayın kaydını geri sarıp izlediler. Halil'in görüntü kaydını da izlediler. İsraillilerin tepkisinden sonra bizi kapalı bir alana aldılar. Çok ayakta kalmıştım, yere oturdum. Su istedim ve bir kişi bunun olması gerektiğini belirterek su getirdiler. Televizyonumuza bilgi verdik, ardından bizi polis aracına bindirdiler, dar bir polis aracıydı, Halil'i dar alan fobim var demesine rağmen ittiler. Otoparktan içeri girdik ve polis merkezine götürüldük, demir parmaklıklar vardı. Bizi ayrı odalara aldılar, üstümüzdeki her şeyi çıkardılar. Elinde bir cihazla iç çamaşırına kadar üst taraması yaptılar. Gömlek ve ayakkabıları çıkarttırdılar. Gömleğimin düğmesini ve her yanını incelediler. Sonra bizi başka odaya alıp çapraz sorgu yaptılar, hangi kapıdan girdiniz, daha önce geldiniz mi, buradan kimseyle irtibat içinde misiniz, İran'a gittiğiniz mi, İstanbul'da nerede yaşıyorsunuz gibi sorular soruldu. Odaları değiştirdiler, ikimizi bir araya getirip soru sormaya devam ettiler. Cep telefonumu aldı ve içini açmamı istediler. Halen telefonumun kameraları kapalı ve bir takım kodlar yerleştirilmiş halde. Telefonumu açmamı istedi, fotoğraf galerisini izledi, yıllar önceden olan bir fotoğrafı sordu ve İsrail'de görüştüğün ve tanıştığın isimleri verebilir misin dedi, verdim. Telefonumu benden önce açmışlar. Bizi dışarı çıkardılar, verdiğimiz isimleri aradılar. Bir yetkili belirtilen adresle ve çekim yaptığımız yerle ilgili çekinceleri var olduğunu söyledi. Bizi bilmediğimiz yerde bıraktılar, nerde olduğumuzu bilmiyoruz.”
"ÇAPRAZ SORGUYA TUTULDUK... HER YERİMİZ ARANDI"
CNN Türk ekibinden kameraman Halil Kahraman, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Çapraz sorguya çektiler. Nerden geldin, nasıl döneceksin, ne zaman döneceksin gibi sorular sordular. 9 saatin sonunda serbest bırakıldık. Üstümüzü aradılar, sonra gömleği çıkarıp aradılar, sonra pantolonu çıkarıp aradılar. Bu merkeze getirilirken kapalı alan fobim var ve araç çok dar dedim, bu araca binemem deyince beni itti, daha sonra sağlık sorunum olduğunu anlayınca camları açık bir arabayla götürdüler. istihbarat görevlileri geldi, sorguya çekip bizi bıraktılar. Nerde olduğumuzu bilmiyoruz, taksiye binip gideceğiz."
İLETİŞİM BAŞKANI DURAN: KONUYU HASSASİYETLE TAKİP EDİYORUZ
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İsrail’in hakikati gizlemek için basına yönelik saldırılardan biri ile daha karşı karşıyayız. CNN Türk muhabiri Emrah Çakmak ve kameraman Halil Kahraman’ın İsrail’de gözaltına alındığını öğrendim. Gazeteci arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılması için gerekli girişimleri yapıyor ve konuyu hassasiyetle takip ediyoruz." ifadelerini kullandı.
AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÇELİK: BU GÖZALTI KARARI KABUL EDİLEMEZ
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise, "İsrail güçlerinin CNN Türk muhabiri Emrah Çakmak ve kameraman Halil Kahraman’ı gözaltına alması basın özgürlüğüne saldırıdır. Bu gözaltı kararı kabul edilemez. Gazetecilerin bir an evvel serbest bırakılması gerekir. Konuyu yakından takip ediyoruz" dedi.
ABD-İSRAİL’İN İRAN’A SALDIRILARI
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.
İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.
ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.