CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin: 'Başkanlık sistemi derlerse kapımızın önünden geçmesinler'

Güncelleme Tarihi:

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin: Başkanlık sistemi derlerse kapımızın önünden geçmesinler
Oluşturulma Tarihi: Kasım 03, 2015 14:09

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, 1 Kasım seçimlerini değerlendiriyor: 

Haberin Devamı

Haberin Devamı

İşte Tekin'in konuşması;

"Her şeye rağmen seçimin ülkemize milletimize hayırlı olmasını diliyorum. 2007 yılında CHP olarak bizim iktisadi olarak özellikle taşeronlaşma asgari ücret emeklilerle ilgili projelerimizi ilk kez 13 yıldır iktidarda olmasına rağmen AKP'nin kendi programına alması son derece sevindiricidir. CHP olarak bu uygulamaların hepsini takip edeceğiz. Projeleri uygulama konusunda CHP olarak destek vereceğimizi de beyan etmek istiyorum. 

Tabi bir çok farklı analizler yapılacak. MYK'mızda da seçimin sürecini, sıkıntıları, daha çok özellikle orantısız bir seçim sürecinde yaşadığımız sıkıntıları değerlendireceğiz. Ama aynı zamanda CHP olarak da çok yönlü, bize oy vermeyen seçmenlerimizle ilgili ciddi bir araştırma yapacağız. Sizlerle de o çalışmalarımızı paylaşacağız. Tabi ki böylesi bir seçim sürecinde bizim siyasi partiler olarak değil, STK'lar, seçimin sağlıklı işlemesi için ciddi çaba sarf eden STK'ların çektikleri sıkıntıları biliyoruz.

Keşke bu mekanizmanın içinde devletin kurumları, STK'lar, hatta futbol kulüplerine kadar siyasetin içine bulaştırılmasaydı daha sağlıklı sonuç alınmış olurdu. Ama biz CHP olarak önümüzdeki süreçte Türkiye'nin birikmiş sorunlarını, içerde ve dışardaki birikmiş sorunların farkındayız ve bu konuda Türkiye'nin bütünlüğü kardeşliği için yapılması gereken ne varsa ana muhalefet olarak görevimizi dün yaptığımız gibi yapacağız. Takdir edersiniz ki 7 Haziran'dan sonra bu meseleleri, ve hassas davranan sadece CHP olmuştu. Özellikle Ankara'daki yaşanan sürecin, terörü yaratanların nasıl seçim sürecinde kullandıklarını çok iyi biliyoruz.  Buna rağmen sayın genel başkanımız sayın Davutoğlu'na giderek, terörün bitmesi konusunda bütün düşüncelerimizi ifade ettik. Aynı çerçevede davranacağımızı kamuoyunun bilmesini arzu ediyorum.

İlk akşamdan itibaren Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun istifa edebileceği yada yeniden liderlik yarışı başlayarak kurultayda başkanlık seçimi olacağı söz konusu. CHP Genel başkan yarışına mı girecek? Nokta Dergisi yeniden basıldı. Hemen seçim ertesinde gazetecilere yönelik yaşanan tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sayın Genel Başkanımızın istifasını gerektirecek bir durum söz konusu değildir. Bir önceki seçime göre oy sayısını, vekil sayısını artırmış tek siyasi partisiyiz. Bizim dışımızdaki iki muhalefet partisinin kendi seçmenlerine sahip çıkamamasına kaynaklı sorunların yaşandığını çok net olarak görüyoruz. Parti içindeki insanların genel başkanlık talebi olabilir. Şubat’ta büyük kurultayımızı yapacağız. Her arkadaşımız bu yarışa katılabilir.

Nokta Dergisi’ndeki baskına gelince, eşkıyalık sisteminin hayata geçtiği dönemi anlattım. Daha dün Davutoğlu Mevlana söylemiyle başlarken, bugün bir derginin çalışanlarını gözaltına alması bu iktidarın önümüzdeki süreçte nasıl bir davranış sergileyeceğinin fotoğrafı olarak görüyorum. Şiddetle kınıyorum.
MYK üyelerinden istifasını sunma oldu mu? MYK’da revizyonu olacak mı?

Hiçbir arkadaşımızın istifası söz konusu değil. Genel başkanımız önümüzdeki süreçte nasıl takdir ediyorsa, takdir genel başkanımıza bağlı.
CHP açısından kurulacak anayasa komisyona destek verilmesi söz konusu mu? Eşit temsil olmayabileceği mesajı verildi. Bu durumda komisyona üye verilir mi?

Sayın Davutoğlu’nun Türkiye’de yeni bir anayasa talebi varsa, CHP olarak elbette sonuna kadar destek veririz. Bir önceki anayasa çalışmasında 61 madde hayata geçti, CHP katkı sundu. Sayın genel başkanımız, bir önceki başbakan Erdoğan’a 60 maddeyi getirin oy vereceğiz dedik. Ama ne yazık ki Türkiye’de olmaması gereken başkanlık sistemini masaya getirince, masa devrilmiş oldu. Umut ederim ki başkanlık sistemi hayali dışında, sonuna kadar destek vereceğimizi de beyan etmek istiyorum.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ 

Eğer gerçekten bu gidişatta en çok müzdarip olan iktidar mensupları ciddiyet içinde davranacaklarsa, sadece evrensel kurallar bir parlamento topluluğunu değil basını medyayı ilgilendiren meselelerdir. Bir ülkede basın medya özgürü değilse o ülkede demokrasi özgür değil demektir. Hiçbir gazete, hiçbir televizyon üstündeki baskıyı gerçekten meşru son derece kendi haklarını kullanarak yayın yapacaklarsa bu konuda CHP olarak herkesin yanında olacağımızı belirtmek istiyoruz.

Bir yurttaş olarak özellikle dünya medyasını takip ettiğimizde, 2002-2005-2007 yılındaki olumlu manşetlerinin bugün hangi manşetlerle sunulduğunu hepiniz görüyorsunuz. En azından bundan sonraki süreçte konya’daki konuşmasını hatırlatarak bu anlayıştan vazgeçeceklerini umuyoruz. 
CHP kendisini ifade etme olanağını bulamadı mı? Bu CHP’nin yerinde sayması sorununu mu doğurdu? Adayların aynen korunması, yerleştirilmemesi eleştirisi de var. Bu tespitlere nasıl bakıyorsunuz?

Özlem duyduğumuz uzun süredir parti için mekanizmayı işleten tek siyasi partisiyiz. Belirlemiş olduğumuz vekillerimizin yüzde 80’ini örgüt iradesiyle yaptık. İkincisi sadece biz değil, bizim dışımızda hiçbir siyasi parti kendisini ifade edemedi. Ankara’daki patlamadan sonra televizyonlar 10 gün karartıldı. Sanki o ülkede seçim yokmuş gibi, halen vatandaşlarımızın önemli kısmı davutoğlu’nun kokteyl hikayesiyle, IŞİD terör örgütünün katledişinden vatandaşlarımız haberdar değildir. Bütün bunlar olmadı. Bütün bunları türkiye aşabilecek. CHP bunları aşabilecek güçtedir. 
Basın özgürlüğünde farklı sorular geldi ama, ipek koza medya grubuna yönelik kayyum, bugün itibariyle 58 basın mensubunun işine son verdi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bütün bu hukuksuzlukları yapan siyasal anlayış 58 insanı sokağa atması tartışma gerekçesi bile olamaz. Hangi gerekçelerle insanların mal varlıklarına el koyuyorsanız, 58 insanı sokağa atabilirsiniz. Her şeye rağmen ben Türkiye’de hukukun işleyeceği umudu içerisindeyiz. 

Sabah saatlerinde Yalçın Akdoğan’ın açıklaması oldu yeni anayasanın bir parçasında başkanlık sistemi olduğunu belirtti. Başkanlık sistemini CHP için bir ön şarttır dememiz mümkün müdür? Bu konuda tutumunuz net mi?

Sadece biz değil, yurttaşlarımızın önemli bir kısmının, AKP seçmeni dahil olmak üzere yüzde 70’inin böyle kabul etmesi mümkün değildir. Batı standartları içerisinde bir hukuk sistemi, anayasa yapmak istiyorlarsa buna sonuna kadar varız. Bunu zehirlemek için başkanlık sistemi derlerse hiç kapımızın önünden geçmesinler.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!