GeriGündem Cezaevlerinin son 20 yılında 2 yıl açlık greviyle geçti
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cezaevlerinin son 20 yılında 2 yıl açlık greviyle geçti

İzmir Barosu Başkanı Noyan Özkan, 14 cezaevinde 102 tutuklu ve hükümlünün başlattığı ölüm orucunun 40. gününü doldurduğunu belirtti.

Özkan, düzenlediği basın toplantısında, Baro'nun F tipi cezaevlerine yönelik hazırladığı raporu ve cezaevlerindeki son gelişmeleri değerlendirdi. Türkiye'de cezaevleri sorununun dönemsel bir sorun olmadığını ifade eden Özkan, son 20 yıl içinde cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin farklı dönemlerde yaptıkları uzun süreli açlık grevleri toplamının 726 gün olduğunu söyledi. Özkan, şöyle konuştu:

"Son 5 yılda cezaevlerinde, toplu katliam düzeyine varan yüksek şiddette fiziki güç kullanımı sonucu 27 tutuklu ve hükümlü öldürülmüş, 265 tutuklu ve hükümlü de ağır yaralanmıştır. Yine özellikle son birkaç yılda mafya babası olarak nitelendirilen tutuklu ve hükümlülerin cezaevlerindeki silahlı çatışmaları sonucunda 10'larca tutuklu ve hükümlü yaşamını yitirmiştir."

"Cezaevlerinin, demokratik yapılanmadan yoksun olmaktan ve hak ihlallerinden kaynaklanan sorunları, siyasi iktidarlar tarafından salt güvenlik sorunu olarak nitelendirilmektedir" diyen Özkan, şöyle devam etti:

"Tutuklu ve hükümlülerin konulmaları planlanan F tipi cezaevleri, hükümet ve Adalet Bakanlığı tarafından oda sistemi olarak adlandırılmakta ve evrensel standartlara uygun çağdaş cezaevi modeli olarak tanıtılmaktadır. İnşa edilen bu cezaevlerindeki uygulamalar göz önüne alındığında, hücre tipi cezaevleridir. Hücre tipi cezaevlerinin hukuki dayanağı, Terörle Mücadele Yasası'nın 16. maddesidir. Adalet Bakanlığı bu cezaevlerine tehlikeli suçluların konulacağını belirtmektedir. Bu anlayışa göre, yazdığı bir yazıdan dolayı bir gazeteci, tehlikeli suçludur. Duvara yazı yazdığı için örgüt üyesi ilan edilen Manisalı gençler, tehlikeli suçludur."

Tehlikeli suçlu

"Tehlikeli suçlu" olarak nitelendirilen tutuklu ve hükümlülerin, cezaevlerinde bulunan tüm tutuklu ve hükümlülere oranının 1/6 olduğunu belirten Özkan, "Demokratik ülkelerde 1/50'yi geçmeyen bu oranın Türkiye'deki nitelemesi, çarpıcı ve dikkat çekicidir. Bu kapsamdaki tutuklu ve hükümlüler, hücre sistemi ile ikinci kez cezalandırılmış olacaktır" diye konuştu.

Sorunun salt güvenlik sorunu olmadığını vurgulayan Özkan, şunları kaydetti:

"Çözüm, yüksek güvenlikli cezaevi inşa etmek değildir. Hükümet ve Adalet Bakanlığı, cezaevlerine ilişkin olarak her zaman olduğu gibi çözüm için yanlış adres göstermektedir. Cezaevlerine konulan tutuklu ve hükümlülere karşı oluşturulan anlayış değiştirilmelidir. Tutuklu ve hükümlülerin hak ve sorumlulukları genelgelerle değil, yasayla düzenlenmelidir. Cezaevlerinin beslenme, sağlık ve temizlik koşulları iyileştirilmelidir. Ayrı bir infaz yargıçlığı kurulmalıdır."

Canlı Borsa - Altın Fiyatları - Döviz Kurları için Bigpara

False