GeriGündem ‘Çete’ yasayla korunuyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Çete’ yasayla korunuyor

Çeteleşerek işlenen suçlardan elde edilen gelir karapara sayılmadı

Türkbank ihalesi ve tefeci Nesim Malki'nin öldürülmesi olayına ilişkin başlatılan soruşturmanın 4208 sayılı ‘karapara aklanmasının önlenmesi’ yasasını da içine alacak şekilde derinleştirilmesi, kanunu yeniden tartışmaya açtı.

Hukuk ve maliye çevreleri, yasanın çete oluşturarak işlenen suçlardan elde edilen geliri ve tehditle elde edilen menfaati, karapara tanımının içine almamasını, sadece ağırlaştırıcı suç olarak kabul etmesini eksiklik olarak değerlendirdiler. Uzmanlar, ‘‘karapara organize bir suçtur. Devletin, ekonomik güvenliğini tehdit eden ciddi bir sorundur. Ancak suç, özel hukuk kurallarına bağlı, geniş yetkileri olan DGM'lerin görev alanında değildir. Yasa, çeteyi ayrı karaparayı ayrı olarak değerlendirmiştir. Suçun çete oluşturarak işlenmesini ağırlaştırıcı unsur olarak kabul etmekten öteye gidememiştir. Çetenin ayrı, karaparanın aklanması suçunun ayrı ayrı soruşturulması sonuç alınmasını engeller’’ dediler.

Uzmanlar, Organize Suçlarla Mücadele Tasarısı'nda 4208 sayılı yasaya eklemeler yapılmasının gerekliliğini vurgulayarak, ‘‘Tasarıya, karapara aklanmasının önlenmesine ilişkin yeni maddeler eklenmelidir. Suçun organize olduğunun farkına varılarak, çeteler ve tehdit suçları bu kapsamda değerlendirilmelidir. Ayrıca, bankaların karapara aklama yöntemi olarak kullandıkları memuriyet görevini suistimal, emniyeti suistimal suçlarından elde edilen gelirin de karapara aklama suçu olarak tanımlanması zorunluluktur. Yasa, bu haliyle çeteleri korumaktadır’’ diye konuştular.

Türkbank ihalesi ve Nesim Malki cinayetiyle yeniden gündeme gelen karapara aklama suçu, suçtan elde edilen paranın yasal hale getirilmesi için yapılan faaliyetleri kapsıyor. Örneğin uyuşturucu kaçakçılığı Türk Ceza Kanunu'na göre suç. Uyuşturucudan elde edilen para ise karapara.

KARAPARA NASIL AKLANIR?

Türkiye'de karapara birçok şekilde aklanıyor. Hayali ihracat, naylon fatura, borsa, yapılandırma, vergi, borç ödeme, otomatik vezne, kurye, yeraltı bankası, kumar, loto-toto, antika ve tablo, mantarlama, akıllı telefon, döviz büroları, ev-ofis bankacılığı en bilinen yöntemler.

Karapara aklama ile mücadelede en önemli zorluk, suçu tespit etmek. Örneğin, uyuşturucu kaçakçılarının elindeki nakit para o kadar önemli meblağlara ulaşıyor ki, bankaların bu parayı reddetmeleri çok zor oluyor. Para aklayanlar da bu gücü kullanarak, daima suçlarına ortak olacak bir banka bulabiliyorlar. Para aklayıcılar genellikle, paravan şirketler aracılığıyla akıttıkları parayı gizli hesaplarda topluyorlar. Bankalar belli bir meblağı aşan para hareketlerini merkez bankalarına bildirmek zorunda olduğu için, para aklama mafyası kirli parayı küçük parçalara bölerek çok sayıda hesaba yatırıyor.

NASIL ÖNLENİR

13 Kasım 1996 yılında 4208 sayılı 'karapara aklanmasının önlenmesi'ne ilişkin bir kanun çıkarıldı. Mali Suçları Araştırma Kurulu ile Mali Suçlarla Mücadele Koordinasyon Kurulu'na görev ve yetkiler verildi. Kanunda, uyuşturucudan, devletin şahsiyetine karşı işlenen birçok konu karaparanın aklanmasının önlenmesi için suç konusu yapıldı. karapara aklayanlara iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verileceği belirtildi. Aklanan karaparanın bir katı ağır para ile cezalandırılacağı da belirtilerek, ‘‘Nemalar da dahil olmak üzere karapara kapsamındaki mal ve değerler ile bunların ele geçirilememesi halinde bunlara tekabül eden mal varlığının müsaderesi hükmolunur’’ denildi.

Bu maddeyle birlikte karaparanın aklanmasıyla elde edilen tüm menkul ve gayrimenkullere el konulması fırsatı doğdu. Zamanaşımı süresi 10 yıl olarak belirlendi. Eğer karaparanın olduğuna dair ciddi deliler varsa, hazırlık aşamasında Sulh Ceza Hakimi, yargılama sırasında mahkemenin mal ve kıymetli eşyalara tedbir koyması yasayla hükme bağlandı.

Kanunda, çete kurarak elde edilen gelir ve tehditle kazanılan menfaat karaparanın aklanması suçu olarak görülmedi. Çete ve tehdit, sadece ağırlaştırıcı unsur olarak kabul edildi. Hukuk ve maliye çevreleri, karapara aklanmasının organize bir suç olduğuna dikkat çekerek, ‘‘Çete yoluyla elde edilen karaparanın aklanması kanunda yer almıyor. Bu, karaparayla mücadele edenlerin önünü keser niteliktedir. Organize bir suç olan karaparanın aklanmasına DGM'ler yetkili kılınmamıştır. Oysa ki kısa zamanda olayları soruşturarak, çözüme kavuşturacak mahkemeler DGM'lerdir. Organize Suçlarla Mücadele Tasarısı'nda bu eksiklikler giderilmelidir. Yoksa karaparanın aklanması suçuyla mücadele edilemez’’ dediler.

KİMLİK BİLDİRME ŞARTI

Eksiklikleri nedeniyle eleştirilen yasanın ardından karaparayla mücadele yönetmeliği çıktı. Yönetmelikte iki milyar liranın üzerindeki hemen her türlü işlemde kimlik bildirme şartı arandı. Beş milyar ve üzerindeki işlemlerde de Mali Suçları Araştırma Kurulu'na bilgi verme zorululuğu getirildi. Yönetmelikte, bankalar, özel finans kurumları, faktoring şirketleri, talih oyun salonları, tarihi eser alım satımıyla uğraşanlar, posta işletmesi, kargo şirketleri ile bunların her türlü acente, temsilci ve ticari vekillerinin kimlik tespitine gitmesi öngörüldü. Bu kurumların kiralık kasa hizmetleriyle taraf oldukları veya aracılık ettikleri iki milyar liralık işlem yapan müşterilerin kimliklerini saptayarak, beş yıl saklamaları hükme bağlandı. İşlemlerden bilgi verme zorunluluğu da getirildi.

Şüpheli işlemler tebliği

Maliye Bakanlığı 1 Ocak'ta, şüpheli işlemler tebliği yayınladı. Tebliğe aykırı davrananlara altı aydan bir yıla kadar hapis verileceği belirtildi. Şüpheli işlemlerin devlete ihbarının büyük önem taşıdığı ifade edildi. İşte şüpheli işlemler:

Herkesin vermesi gereken bilgiyi vermede isteksiz davranma, kimlik bilgilerinin edinilmesinde zorluk yaratmak, gerçek dışı bilgi verme

Uyuşturucu ve kaçakçılık suçlarıyla terörist organizasyonlara mevcut olduğu ülkelerden ve sınırötesi merkezlerden veya bu merkezlere büyük meblağlı transferlerin yapılması

HESAPTA ANORMAL ARTIŞ OLURSA...

Kişinin banka ve diğer yükümlülükler nezdindeki hesaplarında anormal bir artışın tespiti, hesaplarda büyük miktarlarda atıl para tutulması

Müşterinin sürekli iş yaptığı veya para gönderdiği adresler dışındaki adres ve hesaplara önemli para transferi

Kötü bir ünü olan, belli bir iş kaynağı, ticari geçmişi ve alt yapısı olmayan kimse hesabına, büyük miktarlarda nakit hareketlerinin olması

Genelde bir hesap kullanmaksızın yutrdışından veya yurtdışına önemli miktarda para transferi, bunların nakit olarak ödenmesinin istenmesi

Kişinin alışılmadık bir şekilde birden fazla hesabının olması, bu hesapların büyük meblağlara ulaşması

Çok sayıda kişinin makul açıklama yapmadan aynı hesaba ödeme yapması

Yurtiçinde bir banka ile çalıştırmayı gerektirmeyecek kadar az işlem hacmi olanların yabancı bankalara transfer için emanet hesap açtırması

İşletme faaliyetleriyle orantısız hesapların olması, bu hesaplar arasında transfer yapılması

İKNA EDİCİ BİLGİ YOKSA...

Yüksek meblağlarda kredi veya borç para alınması, bunların makul bir açıklaması olmadan kısa sürede ödenerek kapatılması

Yurtdışında bir hesap teminat gösterilerek yurtiçinden kredi alınması. Normal kredinin yurtdışındaki off-shore bankalardan transferlerle karşılanması

Kredi talebinde alınacak kredinin nerede kullanılacağına ilişkin ikna edici bilgi verilmemesi

Birbirine yakın tutarda paranın, birbirine yakın zamanda ülke dışına çıkması ve girmesi

Menkul Kıymetler Piyasası'ndaki hesaplarda işlem yapıyormuş görüntüsü vermek için olağanüstü bir durum yokken alım-satım emri verdirilmesi

Borsada işlem yapmak üzere aynı anda açılan sürekli kar ve zarar sonucu veren işlemlerin yapıldığı birden fazla hesapta benzer işlemlerin yapılması

Aracı kurum nezdinde açılan hesaplardaki büyük boyutlu zararın sürekli bir başka yatırımcıdan gönderilen nakitle kapatılması.



False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle