GeriGündem ‘Bu bir cinsel sadizm sucu’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Bu bir cinsel sadizm sucu’

‘Bu bir cinsel sadizm sucu’
refid:28918338 ilişkili resim dosyası
Abone Olgoogle-news

Cinsel terapist, seksolog ve psikoterapistler, Cinsel Sağlık Kongresi’nde ‘cinsel sadizmi’ tartıştı. Kongrede Özgecan vahşetini tartışan uzmanlar, “Konu adli bir olay olarak değerlendirildi ve oldu bittiye getirildi. Bu bir cinsel sadizm suçu” görüşünde birleşti.

CİNSEL Sağlık Enstitüsü Derneği’nin (CİSED) düzenlediği, 1’inci Ulusal Cinsel Sağlık Kongresi’ne, Türkiye’nin dört bir yanından alanında uzman, cinsel terapist, seksolog ve psikoterapistler katıldı. İlk kez düzenlenen konferansta uzmanlar, Özgecan Aslan cinayetinin “Cinsel sadizm” olarak değerlendirilmesi görüşünde birleşti. 3 gün süren kongrede konuşan CİSED Genel Başkanı Psikoterapist Cem Keçe şunları söyledi:

‘DEMİR PARMAKLIK ÇÖZÜM DEĞİL’

“Cinsel sapkınlık vakaları artıyor. Konular tek tek yaşanıyor, oluyor ve bitiyor. 3-5 günlük bir öfke patlamasıyla geçiştiriliyor. İnsanlar adli süreç sonucuna odaklanıyor. Konuya bu şekilde yaklaşılmaya devam edilmesi, önümüzdeki 10 yıllarda bu suçların oranının artacağına işaret. Uzmanlar olarak endişeliyiz. İleriye yönelik öngörülerimiz olumsuz. Özgecan gibi vakalarda artış bekliyoruz. Halbuki olayın önüne, arkasına bakmak çok önemli. Aile yapısının nasıl kurulduğu, çocuğun hangi aşamalardan geçtiği, cinsel tacize giden yolun nerelerden kaynaklandığının analiz edilmesi gerekir. Doğru tespit yapmadan sadece demir parmaklıklar arkasına bir insanı atmak, tek başına çözüm olamaz.”

‘Sapkınlıklar gün gün artıyor’

PROF. Dr. Cengiz Güleç: “Cinsel sapkınlıklar her geçen gün artıyor. Bu kongre yeni Özgecan vakalarının ortaya çıkmasını önlemek amacıyla farkı bilimsel disiplinler arasında ortak bir görüş ortaya çıkarmaya hizmet etti ve cinsel davranış sapmalarının düşmanca eğilimlerin erotik bir şekle dönüşmesi olarak yaşandığının altını çizdi.”

‘En iyisi kimyasal kastrasyon’

PROF. Dr. Süreyya Barun ‘kimyasal kastrasyonu gündeme getirerek bir tartışma başlattı: “Çocuklara tecavüz eden veya tacizde bulunan pedofillerin kimyasal kastrasyon ile cezalandırılmaları konusunda Adalet Bakanlığı’na görüşlerimi ilettim ve tavsiye ettim. Bunu burada da dile getiriyorum. Çünkü her pedofil yüzlerce çocuğa zarar veriyor, gelecekte daha fazla pedofil mağduruna ve yeni pedofillerin ortaya çıkmasına yol açıyor. Pedofillerin tedavisi için en uygun yöntem kimyasal kastrasyondur.”

Mahkeme psikoloğu ‘istismardan’ davalık

İSTANBUL’da bir adliyede görevli kadın psikolog N.D. (50) anne ve babası boşanma aşamasında olan kız çocuğu H.E.K. (5) ile 26 Mart’ta adliyedeki bir odada 30 dakika yalnız görüştü. Daha sonra H.E.K.’yi alarak Ankara’ya dönen annesi N.S.K., kızının tacize uğradığı iddiasıyla 2 gün sonra polise gitti. Ankara Adli Tıp Kurumu, muayene ettikleri kızın makatında lezyonlar bulunduğunu, bunların istismardan olabileceği gibi, beslenme ve dışkılama alışkanlığından da oluşabileceğini ve tıbben ayrımının bulunmadığını bildirdi.

25 YIL İSTENDİ

Savcı, anne ile çocuğun anlatımları arasında çelişkiler ve Adli Tıp raporundaki belirsizlik nedeniyle olayın yargılama yoluyla çözülmesine karar verdi. Savcı, iddiayı reddeden N.D.’nin 25.5 yıl hapisle yargılanmasını istedi. Aziz ÖZEN/İSTANBUL



False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle