Bitmeyen öykü

Güncelleme Tarihi:

Bitmeyen öykü
Oluşturulma Tarihi: Nisan 05, 1999 00:00

Haberin Devamı

Cumhuriyet'in ilk yıllarında Fransız Mimar Henri Prost'la başlayan Taksim Meydanı'nı düzenleme çalışması o gün bugündür sürüyor. Her gelenin kendine göre yeni bir proje hazırlattığı meydan, bir yandan da cami tartışmalarına sahne olarak bugüne kadar geldi. Son proje Anıtlar Yüksek Kurulu'nun onayında.

Türkiye'nin en büyük kenti olan İstanbul’a görkemli bir meydan ve park kazandırmak için yaklaşık 70 yıl önce başlatılan çalışmalar henüz sonuçlandırılamadı. Cumhuriyetin ilk yıllarında, İstanbul’un planlı gelişmesini sağlamak isteyen Atatürk’ün, ünlü Fransız Mimar Prost’a hazırlattığı ilk plandan sonra, 1987 ve 1997 yıllarında iki plan daha hazırlatılmasına karşın, Taksim ve çevresinin yeniden düzenlenmesi gerçekleştirilemedi.

1997'de, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 69 milyar liraya hazırlatılan ‘Taksim Kentsel Tasarım Projesi’, iki yıl geçmesine karşın uygulanamadı. Taksim Meydanı ve çevresinin yeniden düzenlenmesi için hazırlanan proje, Elmadağ, Harbiye, Gümüşsuyu, Ayazpaşa, İstiklal Caddesi girişi ile Talimhane arasında kalan alanı kapsıyor. Avrupa ve ABD'nin büyük kentlerindeki meydanlar dikkate alınarak, hazırlanan proje, incelenmek ve onaylanmak üzere önceki yıl Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Anıtlar Yüksek Kurulu’na gönderildi. Anıtlar Yüksek Kurulu’nun onayından sonra son biçimini alacak olan proje, Büyükşehir Belediye Meclisi’nin onayına sunulduktan sonra, Taksim Meydanı ve çevresinin bugüne kadar olmayan imar planı, projeye göre hazırlanacak.

Projede sunulan üç alternatife göre, lastik tekerlekli taşıt trafiği meydan altına alınacak. Cumhuriyet, Tarlabaşı, Mete, Gümüşsuyu ve Sıraselviler caddelerinden gelen araçlar, meydan altında açılacak tünellerden yollarına devam edecek. Taksim Meydanı altında yer alan İstanbul Metrosu Taksim İstasyonu’ndan, Yenikapı, Karaköy, Kabataş ve Beşiktaş yönlerinde açılacak tünellerle deniz ve raylı sistem entegrasyonu sağlanacak. Taksim Meydanı, Taksim Gezisi, Cumhuriyet Parkı ve Maçka Demokrasi Parkı bütünleştirilerek, kentin en büyük meydanı oluşturulacak.

11 Mart 1997'de açılan ‘Taksim Kentsel Tasarım Projesi’ ihalesine davet edilen 7 firmadan 5’i teklif vermedi. Önceki proje yarışmasında birinci ve ikincilik ödüllerini kazanan Hakan Dalokay ile Behruz Çinici de ihaleye katılmadı.

Cami tartışması

Taksim Meydanı söz konusu olduğunda bitmeyen tartışmalardan biri de, cami tartışmasıdır. 1960’lı yılların sonlarında, Taksim Meydanı düzenlemesi, bir cami inşaatı önerisiyle yeniden gündeme geldi. 1968 yılında ortaya atılan öneri, sonraki yıllarda artan bir destek buldu. Başbakan Süleyman Demirel’in kurduğu Milliyetçi Cephe (MC) hükümeti döneminde, Kültür Bakanlığı’ndan Anıtlar Yüksek Kurulu’na gönderilen 13 Mayıs 1977 tarihli başvuru yazısıyla, Taksim Camii Şerifi Külliyesi’nin inşaatı için ilk resmi adım atıldı.

Tarihi su maksemi arkasında bulunan, Belediye, Hazine, Vakıflar ve Ziraat Bankası’na ait parseller üzerinde inşa edilmek istenen caminin avan projesine, Anıtlar Yüksek Kurulu, 9 Temmuz 1977 tarihinde tarihi su maksemine zarar vermemek koşuluyla izin verdi. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı da Taksim maksemi bitişiğindeki arsanın cami yeri olarak değerlendirilmesine olanak tanıyan plan değişikliğini yaptı. Caminin inşa edileceği alandaki parsellerin mülkiyetinin ve inşaat ruhsatının alınması çalışmalarının tamamlanmasından kısa süre sonra 12 Eylül Harekatı gerçekleştirildi. Cami yerine otopark inşası gündeme geldi. Danıştay’ın 26 Aralık 1983 tarihli kararıyla cami, çarşı ve otopark inşa edilmesine; şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından uygun olmadığı gerekçesiyle izin verilmedi.

İstanbul, plansız gelişmesini sürdürürken, 1984'de belediye başkanlığına seçilen Bedrettin Dalan, Cumhuriyet Anıtı’nın yer aldığı Taksim Meydanı ve çevresinin düzenlenmesi amacıyla 1987 yılında, Taksim Meydanı Kentsel Tasarım Avan Projesi yarışması açtı. Ünlü mimarların katıldığı yarışmada birincilik ödülünü Vedat Dolakay ile Hakan Dolakay, ikincilik ödülünü Behruz Çinici, Altuğ Çinici ve Can Çinici, üçüncülük ödülünü Necati ve Mine İnceoğlu, Hasan Şener ve A. Cengiz Yıldızcı’nın ortak tasarımları kazandı. Taksim Meydanı’nı, Cumhuriyet Dönemi kimliğiyle bütünleşen bir kültür sanat ve kentsel yaşam alanı olarak ele alan projelerde Taksim Camii’ne yer verilmedi. Tarihi maksem ve çevresi ise resreasyon alanı olarak değerlendirildi.

Dalan ve Sözen

Bedrettin Dalan’ın seçimi kaybetmesinden sonra görevi devralan Nurettin Sözen’in, meydanın ortasında İstanbul Metrosu Taksim İstasyonu inşaatını başlatması üzerine, Taksim Meydanı Kentsel Tasarım Avan Projesi'nin uygulanması olanağı ortadan kalktı. Başkan Sözen, sadece Taksim Meydanı’nı kapsayan küçük çapta alternatif bir proje hazırlattı. Bu projeye göre, Taksim Meydanı’nın altında, metro istasyonu, otopark ve çarşı katları oluşturulacak, meydan üzerindeki lastik tekerlekli araç trafiği de yer altına alınacaktı. Taksim Meydanı, trafiğe kapalı yaya alanı olarak düzenlenecekti. Ancak proje Tayyip Erdoğan tarafından uygulanmadı.

Tayyip devri

Erdoğan, Taksim ile ilgili bir başka projeyi, Taksim Camii projesini gündeme getirdi. Seçimlerden üç ay sonra 21 Haziran 1994'de tarihi su maksemi bitişiğindeki 406 nolu imar adasına cami ve çarşı inşaasına olanak sağlayacak imar planı değişikliği, Beyoğlu Belediyesi tarafından kabul edilerek, onaylanmak üzere Büyükşehir Belediye Meclisi’ne gönderildi. Meclis’e başkanlık yapan Tayyip Erdoğan’ın, konunun ihtisas komisyonunda görüşülmesine bile gerek duymadan oya sunduğu kararın onaylanmasıyla, Taksim Camii inşaatı yeniden gündeme geldi. Ancak, Danıştay kararı ve Koruma Kurulu tarafından yaptırılan sondaj çalışmalarında tarihi eserler bulunan alana inşaat izni verilmemesi üzerine, caminin Taksim Gezisi’ne yapılması gündeme geldi.

11 Mart 1997 tarihinde açılan Taksim Kentsel Tasarım Projesi ihalesini 69 milyar liraya kadar fiyat kıran INFRA Gesellschaft Für Umveltplanung MBH - Yapı Sağlığı Merkezi Ltd. AŞ. konsorsuyumu kazandı. Proje, 1 Temmuz 1997 tarihinde Sayıştay onayının alınmasından sonra, Anıtlar Yüksek Kurulu’nun onayına sunuldu. Hálá onay bekleniyor.

PROST’TAN GÜNÜMÜZE

Prost'tan günümüze

Taksim Gezisi’nin bulunduğu alanda, 19’uncu yüzyılda bir topçu kışlası bulunuyordu. Ünlü 31 Mart 1908 ayaklanması sırasında tahrip edilen kışlanın avlusu, sonraki yıllarda stadyuma dönüştürüldü. Cumhuriyetin ilk yıllarında uluslararası spor karşılaşmalarına sahne olan stad, 1930 yılına değin işlevini sürdürdü. İstanbul’un planlı gelişmesini isteyen Atatürk’ün davetiyle İstanbul’a gelen dönemin ünlü şehircilik uzmanı Fransız Mimar Henri Prost, ilk olarak, kentin ortasında dev boyutlarda bir yeşil alan oluşturulmasını öngören planı hazırladı. Prost’un planına göre, İstanbul’un merkez parkı, Taksim Meydanı, Taksim Gezisi, Elmadağ, Harbiye, Kadırgalar Yokuşu ve Demokrasi Parkı’nı kapsıyordu. İstanbul’a uzun yıllar hizmet eden Vali ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar, bu planı uygulayarak, Taksim Meydanı, Taksim Gezisi ve Cumhuriyet Parkı’nın düzenlemesini gerçekleştirdi. Sonraki yıllarda, Elmadağ ve Harbiye bölgelerinde bazı çok katlı yapıların ve gökdelenlerin inşa edilmesiyle bütünlük bozuldu. Taksim Gezisi ile Demokrasi Parkı birbirlerinden ayrıldı.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!