Bir açıklama da HSYK'dan

Güncelleme Tarihi:

Bir açıklama da HSYKdan
Oluşturulma Tarihi: Aralık 26, 2013 18:13

Rüşvet ve Yolsuzluk Operasyonu'nun ikinci ayağı konusunda İstanbul Başsavcılığı'nda, soruşturmayı yürüten Savcı Muammer Akkaş ile İstanbul Başsavcısı Turan Çolakkadı arasındaki karşılıklı açıklamalarla alevlenen tartışmaya, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu da müdahil oldu. HSYK'nın yaptığı açıklamaya, HSYK üyesi olan Adalet Müsteşarı Birol Erdem, muhalefet şerhi koydu.

Haberin Devamı

Tartışma, yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun, aralarında çok ünlü isimlerin de bulunduğu iddia edilen ikinci ayağını yürüten Savcı Akkuş'un yaptığı "Tarafımca yürütülen soruşturmada, karşılaştığım baskılar nedeniyle, aşağıdaki açıklamayı yapma zarureti olmuştur" dedi ve açıklamasında soruşturma dosyasının "gerekçe gösterilmeden kendisinden alındığını" söyledi.


SORUŞTURMA SAVCISINDAN "MÜDAHALE EDİLİYOR" MESAJI

Savcı, mahkeme kararlarının talebine rağmen uygulanmadığını, belirterek uygulamayan emniyet teşkilatını da "Suç işlemekle" suçladı. Açıklamada Savcı Akkaş, "Hem Başsavcılık üzerinden, hem yargılama kararlarını uygulama durumunda adli kolluk üzerinden yargıya açıkça baskı yapılmış ve mahkeme kararlarının uygulanması önlenmiştir" dedi. Savcı bu açıklaması ile talebine rağmen Emniyet mensuplarının gerekli gözaltı ve el koymaları yapmadıklarını ima etti ve "Şüphelilerin önlem alması, kaçması ve delil karartmasına imkan verilmiştir" dedi.

BAŞSAVCI KAMERALARIN KARŞISINA GEÇTİ, SAVCI'YA "YALAN SÖYLÜYOR" DEDİ

Savcı Akkuş'un, "dosyayı benden aldılar" dediği, amiri durumundaki İstanbul Başsavcısı Turan Çolakkadı da, Akkuş'un yazılı açıklamasından sadece dakikalar sonra kameraların önüne geçerek, "Bir savcı tarafından sizlere bir kağıt dağıtıldı, yalan yanlış bilgiler verildi" dedi. Başsavcıların, görev bölgesindeki savcılar üzerinde "Denetim yetkisi bulunduğunu" vurgulayan Başsavcı, Savcı Akkaş'ı kendisine bilgi vermeden hareket etmekle suçladı.

BAŞSAVCI, SAVCIYI BİLGİLERİ BASINA VERMEKLE SUÇLADI

Bir açıklama da HSYKdan

Başsavcı Çolakkadı, Savcı Akkaş'ı soruşturmaya ilişkin bilgileri basına sızdırmakla da suçladı ve soruşturma dosyasının elinden bu yüzden alındığını söyledi. Savcı Akkaş'ın basın açıklaması yapmasını da eleştiren Çolakkadı, "Buna riayet etmeyen, elindeki soruşturma bilgilerini medyaya aktaranlar, hukuka uygun soruşturma yürütemeyenlerin soruşturması başka savcıya verilir" dedi.
Başsavcı Çolakkadı, yürütme organı, yani hükümetin soruşturmaya müdahale söylentilerine karşılık ise, "35 seneden fazla bu meslekteyim. Hiç kimseden emir almam" dedi.

HSYK AÇIKLAMA YAPTI: YARGI BAĞIMSIZDIR...

Son açıklama ise, Hakim ve Savcıların atama, yer değiştirme ve disiplin gibi konulardaki en üst düzey organı olan Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu'ndan geldi.
HSYK açıklamasında da, "yargının yürütmeden bağımsızlığının önemine" vurgu yapıldı.

HSYK AÇIKLAMAYI, OY BİRLİĞİ DEĞİL OY ÇOKLUĞU İLE YAPTI

HSYK'nın açıklamasının "oy birliği" ile değil, "oy çokluğu" ile yapılması da dikkat çekti.
Açıklamada, kuvvetler ayrılığı ilkesine vurgu yapılarak,
"Devlet organları ve idare makamları da bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar. Yasama ve yürütme organlarına karşı bağımsızlığı korunan yargı, yönetenlere karşı yönetilenlerin güvencesidir." denildi.

HSYK AÇIKÇA TARTIŞMALI YÖNETMELİĞİ ELEŞTİRDİ

HSYK açıklamasında dikkat çeken bir başka unsur ise, "soruşturmanın gizliliğine" yapılan vurgu oldu. HSYK bu ifade ile, isim vermeden Savcı Akkaş'ın şikayet ettiği "emniyet talimatlarımı yerine getirmiyor" şikayetine değindi ve şu ifadeyi kullandı;
"ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle doğrudan doğruya her türlü araştırmayı yapabileceği; adli kolluk görevlilerinin el koydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri emrinde çalıştıkları Cumhuriyet savcısına derhal bildirmek ve bu Cumhuriyet savcısının adliyeye ilişkin bütün emirlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlü oldukları; adli kolluk görevlilerinin adli görevlerin haricindeki hizmetlerde üstlerinin emrinde oldukları, ancak soruşturma işlemlerinde sadece Cumhuriyet savcısının emirlerini yerine getirecekleri; Cumhuriyet savcılarının sözlü veya yazılı istem ve emirlerini yapmakta kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kolluk amir ve memurları hakkında da Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılacağı hususları açıkça vurgulanmıştır".

HSYK'DAN SERT ÇIKIŞ: ADLİ KOLLUK YÖNETMELİĞİ HEM ANAYASA'YA, HEM CMK'YA AYKIRI

HSYK açıklamasında, yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ardından hükümetin çıkardığı yeni "Adli kolluk yönetmeliği" açıkça eleştirildi.
Rüşvet operasyonu 17 Aralık'ta yapılmış, Adli Kolluk yönetmeliği de 21 Aralık'ta çıkarılmış, başta muhalefet partileri olmak üzere hukuk çevreleri yönetmeliği "yargı bağımsızlığına aykırı" diyerek eleştirmiş, Türkiye Barolar Birliği de Danıştay'a yönetmeliğin iptali için başvuruda bulunmuştu. Yönetmelik, yapılan soruşturma hakkında polislerin idari amirlerine, yani Vali ve İçişleri Bakanı'na bilgi vermelerini zorunlu kılıyordu.
HSYK açıklamasında yönetmelik konusunda, şöyle denildi:
"
"Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 167 nci maddesinde Adalet ve İçişleri Bakanlıklarınca çıkarılacak Adli Kolluk Yönetmeliğinin kapsamı düzenlenmiş olup, Cumhuriyet savcılarının adli görevlerine ilişkin hususların bu Yönetmelik kapsamında bulunmadığı izahtan varestedir. Ayrıca adli görevi bulunmayan mülki idare amirlerinin de bilgilendirilmesini içeren 21.12.2013 tarihli “Adli Kolluk Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”in 2 nci ve 3 üncü maddeleri yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı ilkeleri ile Anayasanın ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili hükümlerine açıkça aykırıdır."

"DEVLETİ YÖNETENLER DE DENETLENİR..."


HSYK açıklamasının vurucu cümlelerinden biri de, devletin yönetenlerin de denetleneceğinin altının çizildiği cümle oldu. Açıklamada, "Hukuka aykırı eylem ve işlemlerde bulunulması halinde yönetenlerin de herkes gibi yargı tarafından denetlenmesi demokratik hukuk devletinin bir gereğidir" denildi.

SAVCILARI KAMUOYU ÖNÜNDE SUÇLAMAYIN, SORUN VARSA HSYK'YA BİLDİRİN...

HSYK açıklamasında, kamuoyu önünde savcı ve hakimlerin suçlanması da eleştirilerek, eğer bir şikayet varsa, bunun HSYK'ya doğrudan bildirilmesi gerektiği, HSYK'nın durumu inceleyip ,gereğini yapacağı vurgulandı. Açıklamada şöyle denildi;
"Özveri ve titizlikle görev yapan yargı mensuplarını zan altında bırakan beyan ve yazıların da, hukukun üstünlüğü ve çağdaş demokrasinin unsuru olan bağımsız yargıya zarar vereceği hususu gözden ırak tutulmamalıdır.
Bu nedenle; yargı bağımsızlığını ihlal etmeden, yargıya duyulan güveni zedelemeden varsa yanlışlıkları ortaya çıkarmak ve gereğini yapmak başta HSYK olmak üzere tüm yargı kurumlarının görevidir. Bu görevlerin yerine getirilmesi sırasında tüm yetkililerin, basın mensuplarının ve kamuoyunun yargıyı yıpratacak ve töhmet altında bırakacak tutumlardan kaçınması da yargı camiasının ortak beklentisidir."

ADALET BAKANLIĞI MÜSTEŞARI MUHALEFET ŞERHİ KOYDU

Yasa gereği HSYK'nın doğal üyeleri arasında Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı da bulunuyor. Nitekim, HSYK'nın yaptığı açıklamaya, HSYK üyesi olan Adalet Müsteşarı Birol Erdem, muhalefet şerhi koydu. Adalet Bakanlığı Müsteşarı'nın muhalefet şerhinde en dikkat çekici husus, muhalefetini rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun ilk dalgası yapıldıktan sonra, Adli kolluk yönetmeliğinde yapılan değişikliği savunması oldu. Müsteşar, muhalefet şerhinde şu ifadeyi kullandı; Yönetmelikte yapılan düzenlemeler, soruşturma aşamasında adli kolluğun amirleriyle olan idari ve hiyerarşik ilişkilerine yönelik olup, mahkemelerin yargı yetkisi ve takdir hakkına bir müdahalede bulunulması söz konusu değildir. Bu nedenle, düzenlemede yargı bağımsızlığına müdahale olarak değerlendirilebilecek bir husus bulunmamaktadır."

Haberin Devamı

Müsteşar Erdem, yeni adli kolluk yönetmeliğinin yasama-yürütme ve yargı organları arasındaki "kuvvetler ayrılığı" ilkesine aykırı olmadığını da vurguladı. Erdem, savcının talimatlarını yerine getiren polislerin, "en üst düzey mülki amire bilgi vermesinin", soruşturmayı kolaylaştıracağını savundu. Erdem, şu ifadeyi kullandı;

"İşlenen suçun tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılması ve şüphelilerin cezalandırılabilmesi amacıyla, Cumhuriyet savcısı ile kolluk birimlerinin tam bir işbirliği ve koordinasyon içinde çalışmaları bir zorunluluktur. Bu zorunluluğun bir gereği olarak, kolluk amirleri ile mülki idare amirleri adli olaylar hakkında yeterli derecede bilgilendirilmelidir. Yönetmelikte yapılan tek değişiklik, adli kolluk görevlilerinin mülki idare amirine ve en üst dereceli kolluk amirine bilgi vermesine ilişkindir. Bu husus, kesinlikle Cumhuriyet savcılarının devre dışı bırakıldığı, yetkilerinin daraltıldığı veya yetkilerinin bir kısmının idareye devredildiği anlamına gelmemektedir. Dolayısıyla yapılan değişikliğin kuvvetler ayrılığı ilkesini zedeleyici bir yönü bulunmamaktadır."

VE DİĞER MUHALEFET ŞERHLERİ

HSYK'nın dört ayrı üyesi daha, açıklamaya muhalefet şerhi koydu. Ancak diğer dört üyenin muhalefeti HSYK'nın açıklamasının içeriğinden çok, "açıklama yapmasının doğru olup olmadığı" yolunda gerçekleşti.