GeriGündem Bildiri savaşı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bildiri savaşı

Abone Olgoogle-news

FP'de liderlik savaşı, bildirilerle su yüzüne çıktı. Tayyip Erdoğan'a yakın milletvekilleri arasında elden ele dolaşan ve Erbakan ile eşi Nermin Hanım için ‘‘hanedan’’ suçlaması yapılan bildiriye, yönetimden ‘‘ahmaklar, zevzekler’’ ifadelerinin yeraldığı ağır bir cevap geldi.

Fazilet Partisi'nde bir süredir yaşanan liderlik mücadelesi, sürpriz bir biçimde patlak veren ‘‘bildiri savaşı’’yla su yüzüne çıktı.

FP'de, ‘‘savaş baltaları’’nın çıkarılmasını, liderliğin güçlü adayı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yakın milletvekilleri arasında elden ele dolaşan bir bildiri başlattı.

FP kulislerine bomba gibi düşen bu bildiride, Erdoğan'ın sık kullandığı ‘‘taban demokrasisi’’ sözüne atıfta bulunularak, FP yönetimine, ‘‘tabanın özlemlerini bir yana bırakarak hantal ve kabuğuna çekilmiş bir politika izlendiği’’ eleştirisi yöneltildi.

Bildiride bugüne kadar benzerine rastlanmayan bir olay da yaşandı ve partinin ‘‘doğal lideri’’ Necmettin Erbakan ve eşi Nermin Erbakan da, isim verilerek ağır bir dille eleştirildi. Erbakan'ın eşi ve ailesi örnek gösterilerek ‘‘FP üzerindeki hanedan yönetimi’’ ifadesinin kullanılması dikkat çekti.

YÖNETİMDEN MİSİLLEME

FP yönetiminin bu bildiriye tepkisi ise çok sert oldu. Erbakan'a yakınlığıyla tanınan parti yönetimi, muhaliflerin bildirisine aynı yöntemle misillemede bulundu. Yönetimin bildirisinde, ismi açıkça yazılan Erdoğan, ‘‘yüzsüzce taban da taban demekle’’ eleştirilirken, Erbakan'ı eleştiren muhaliflere yönelik de ‘‘ahmaklık ve zevzeklik’’ suçlamasında bulunuldu.

‘‘Hakan Gülerses’’ imzasını taşıyan ve muhaliflerin bildirisinin ardından parti yönetimi tarafından el altından milletvekillerine dağıtılan bu bildirinin, geçen hafta Elazığ'da partinin yayın organı Milli Gazete'nin içinde ek olarak verildiği bildirildi.

‘‘Erbakan, kelimenin eksiksiz, abartısız tam anlamıyla bir milli kahramandır. Hem de başarılı, muzaffer bir milli kahraman’’ denilen bildiride, ‘‘Alık ağzı açıkların, naylon kahramanlar karşısında hayran kaldığı, gerçek değerlerin yitirildiği bir ortamda Erbakan'ı anlamak elbette kolay olmazdı’’ denilerek, şu görüşlere yer verildi:

ABDÜLHAMİT BENZETMESİ

‘‘Milletimizin, ezeli düşmanlarının ve işbirlikçi münafıkların kafamıza sokmak istedikleri bir husus vardır: Erbakan liderlik tutkusunu bırakmalı. Benzer şeyler cennetmekan Sultan Abdülhamit Han için de istenmişti. Ulu Hakan halledildikten sonra koca imparatorluk karton gibi parçalanmıştı, ama ne düşman ile işbirlikçilik yapanlar ne de onlara aldanan ahmaklar hiç bir hayır göremediler, dövünüp yakınmalarından da bir fayda sağlayamadılar.’’

Bildiride, şöyle devam edildi:

‘‘Erbakan, konuşmamak kaydıyla çabasını sürdürmeliydi. Öyle de yaptı. Sessiz sedasız çalıştı. İğne ile kuyu kazarak, düşmanla ahmak dostların ağızbirliğine karşı metanetle dayanarak nihayet dördüncü partisini yeni bir yönetime kavuşturmayı tamamladı. Elbette buna bir düğün, bir şölen gerekirdi. Kahrolma sırası düşmana, aklın başa gelme sırası ahmaklara gelmişti. Öyle de oldu. Atatürk Spor Salonu'na girenler dost, düşman, akıllı, ahmak herkese anlayacağı eşsiz bir mesaj vermişlerdi. Bazı zevzeklerin engelleme gayretkeşliğine rağmen 15 dakika süren alkış tufanı, sadece aziz liderin telgrafının okunmasıyla kopuyordu. Ya bir de bizzat gelseydi? Sanırım yürekler böyle bir anın heyecanına dayanamazdı.’’

ERDOĞAN'A YÜZSÜZ ELEŞTİRİSİ

Ancak bu tablodan ders alınmadığı belirtilen bildiride, Erdoğan'a ‘‘yüzsüz’’ ve ‘‘merhamet sömürücüsü’’ eleştirileri de yöneltildi ve şöyle denildi: ‘‘Onlar sıkılmadan, erişilmez bir yüzsüzlükle hâlâ taban da taban diyorlardı. Acaba, taban dedikleri ne olup bittiğinin hâlâ tam ayırdında olamayan saf halkımız mıydı? Yoksa bölgecilik yaparak etraflarına topladıkları, merhamet sömürüsü yaparak gönüllerini avladıkları bir takım insanlar mıydı? Bir telgrafı her türlü engellemeye rağmen 15 dakika alkış tufanına tutanlar neyin nesiydi? Bunların kaale alınacak bir yanı yok muydu? Hey, Allah sizi bildiği gibi yapsın, ne diyelim?’’






False