GeriGündem Beni assalar 3 kişi gelmez
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Beni assalar 3 kişi gelmez

Erbakan'ın yakın çevresinden gazeteci Fehmi Çalmuk, ‘Bir Erbakan Hikayesi/Selamün Aleyküm Komutanım’ adlı kitabında, Refahyol dönemine ışık tutuyor. Kitapta, Erbakan'ın RP'li milletvekillerine, ‘‘Bizi Kızılay Meydanı'nda sallandırırlar, 3 kişi arkamızdan gelmez’’ dediği aktarılıyor.

Yasaklı Necmettin Erbakan'ın, 28 Şubat sürecinde kendisine sokağa inip yurt çapında mitingler yapmayı öneren milletvekillerine, ‘‘Bizi Kızılay'da sallandırsalar, 3 kişi arkamızdan gelmez’’ yanıtını verdiği ortaya çıktı.

Uzun yıllar Erbakan'ın yakın çevresinde yer alan gazeteci Fehmi Çalmuk'un piyasaya yeni çıkan ‘Bir Erbakan Hikayesi/Selamün Aleyküm Komutanım’ adlı kitabında, Refahyol döneminde yaşanan bu olaya ilişkin şu bilgi yer aldı:

‘‘Erbakan, askerlere gösterdiği direncin büyük bir oranını parti içindeki milletvekillerine de gösteriyordu. RP'li kurmaylar hükümetten çekilmekten, sokağa çıkmaya kadar türlü türlü formül ileri sürdüler. Erbakan'ı tercihlerinden birini kabul etmeye zorladılar. ‘Hocam, halka karşı gelmeyi göze alamazlar. Yurt çapında mitingler yapalım. İhtilal o kadar da kolay bir iş değil' diyen milletvekillerine Erbakan, tarih yapraklarını çevirerek cevap verdi: ‘Rahmetli Menderes, 27 Mayıs'tan bir gün önce 100 binlere sesleniyordu. İdama götürülürken arkasından kimse gelmedi. Bizi Kızılay Meydanı'nda sallandırırlar, 3 kişi arkamızdan gelmez. Halkı sokağa çıkartalım diyorsunuz. Bu olaylarda bir kişinin burnu kanasa Allah'ın huzurunda nasıl hesap veririz.’’

Kitapta, Refahyol'un sonunu getiren en önemli olaylar arasında yer alan Sincan'daki ünlü ‘Kudüs Gecesi' de şöyle anlatılıyor:

‘‘Sincan Belediyesi'nin, ortasında, Kudüs'teki ‘Kubbet-ül Sahra' camiini andıran çadırda düzenlediği Kudüs Gecesi, Türkiye'de bir anlamda taşları yerinden oynattı. Çadırın içinde Hizbullah ve İslami Cihat örgütünün liderlerinin posterlerinin asılı olması, gecenin tesirini daha fazla artırdı. Posterler, programın başlamasından bir saat önce İranlı temsilciler tarafından getirilmişti. Gecede dikkat çeken sadece posterler olmadı. İran'ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Rıza Bagheri'nin burada yaptığı konuşma, Türkiye ile İran arasında diplomatik bir skandala neden olmuştu. Türkiye, Bagheri'yi istenmeyen adam ilan etti. ’’

Kitapta, bu konudaki bir başka çarpıcı gelişme de şöyle aktarıldı:

‘‘Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız, parti genel merkezine (RP) çağrıldı. Fırçayı atmakla Adalet Bakanı Şevket Kazan görevlendirildi. Kazan, ağlamaklı da olsa bir yandan Yıldız'a fırça attı, diğer yandan ‘Başına buyruk yaptığın bu olay hükümetin sonu olacak' demeyi ihmal etmedi. Kazan, Yıldız'a yaptığı konuşmalardan dolayı pişman olacaktı. Kazan, bu üzüntüsüyle, RP'nin kapatılmasına gerekçe olan ve kendisinin de siyasi yasaklı olmasına zemin hazırlayacak (Yıldız'a) cezaevi ziyaretini yapacaktı.’’

Hoca'ya af için formül aranıyor

HÜKÜMET, Ramazan Bayramı'ndan önce çıkarmayı hedeflediği af için iki ayrı metin hazırlanmasını benimsedi.

Erbakan'ın cezaevine girmesini önleyecek hüküm, basın yoluyla işlenen suçların tecili hakkındaki düzenlemeye konulacak. Yeni metne, basın yoluyla hükmünün yanısıra ‘miting ve toplantılarda yapılan konuşmalar’ı yüzünden düşünce suçu cezası alanlar da girecek. Bu durumda, TCK'nın 312. maddesine göre cezası kesinleşen Erbakan'a da örtülü bir şekilde af getirilecek. Erbakan, 14 Ocak 2001'de cezaevine girmekten kurtulacak.

İptal edilen yasada, 3 yıl tecil sonunda yeniden aynı suçu işlemeyenlerin mahkûmiyetleri, ‘vaki olmamış’ sayılıyor. Bu hükmün aynen kalması durumunda, Erbakan ömür boyu siyasi yasaklı olmaktan da kurtulacak.

TERÖRE YARDIM AFFA GİRİYOR

Anayasa'ya göre affedilemeyen suçlar arasında yer alan, terör örgütüne yardım ve yataklığı düzenleyen TCK'nın 169. maddesi de ‘tecil’ kapsamına alınacak.

Libya'ya iş takibine gitmiş

KİTAPTA, Erbakan'ın, Kaddafi'nin Türkiye'ye yönelik sözleri nedeniyle çok zor duruma düştüğü Libya gezisini de iş takibi için yaptığı iddiası yer aldı. Kitapta, bu geziyle ilgili şu iddiaya yer verildi:

‘‘Libya gezisinin esası şuydu. İleride FP Lideri olacak olan Recai Kutan'ın yakın bir arkadaşı Libya'da müteahhitlik yapıyordu. Milyonlarca dolar alacakları için Erbakan'ın devreye girmesini istiyordu. Bu bir bakıma Erbakan'ın yana döne aradığı önemli bir kaynak paketiydi. Erbakan, kendisini İslam dünyasının lideri kabul eden Kaddafi'nin D-8'lere sıcak bakmayacağını biliyordu. Ama kaz gelecek yerden tavuk esirgenmezdi.’’

Kripto Para Piyasaları için Bigpara

Kripto Para Piyasaları için Bigpara

False