GeriGündem 'Ben Veli Küçük'
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'Ben Veli Küçük'

'Ben Veli Küçük'
refid:25161198 ilişkili resim dosyası
Abone Olgoogle-news

Ergenekon davasında 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 117 yıl hapis cezasına çarptırılan emekli Tuğgeneral Veli Küçük, 1972'de Şırnak'ta İlçe Jandarma Bölük Komutanlığı sırasında Jandarma Genel Komutanlığı'na yazdığı raporda TRT'nin Kürtçe radyo yayın yapmasını önermiş.

Veli Küçük'ün hem askerlik hem de sivil hayata geçiş sonrası hayatından kesitlerin yer aldığı "Ben Veli Küçük" adlı kitabı yine bir Ergenekon hükümlüsü, gazeteci-yazar Hikmet Çiçek kaleme aldı. Veli Küçük'ün çocukluğundan, askerlik yıllarına ve cezaevi yıllarında koğuşta çekilmiş fotoğraflarının da yer aldığı kitabın satır aralarında ise eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, MİT Kontrterör eski Başkanı Mehmet Eymür ve Korkut Eken'e göndermeler dikkat çekti. Veli Küçük, Ergenekon'da hedef kişilerden biri yapılmasının nedenlerinden biri olarak DAK (Dünya Azerbaycanlılar Kongresi) başkanlığı yapmasını ve tüm dünyada Azerbaycanlılar arasındaki etkinliğini gösteriyor: "ABD'nin önemli bir hedefi İran Azerbaycan'ıydı. Burada karışıklık, bir isyan çıkarmayı çok istediler. DAK adına Amerika'ya gittiğimde bana açıkça bunu teklif ettiler, reddettim, sonra da Ergenekon sanığı oldum.''

İŞTE VELİ KÜÇÜK'ÜN KİTAPTA YER ALAN FOTOĞRAFLARI

Ergenekon davasında 21 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan gazeteci-yazar Hikmet Çiçek, 5 yıl süren davalar sırasında konuşma ve soru sorma imkanı bulduğu emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün hayatını kaleme aldı. Veli Küçük'ün cezaevinde yazdığı günlüğü de okuyan Hikmet Çiçek, "Ben Veli Küçük" adını taşıyan kitaba imza attı.

İşte o kitaptan ilginç bölümler:

TRT'YE KÜRTÇE RADYO YAYIN ÖNERİSİ
1972-1974 yılları arasında, Şırnak'ta İlçe Jandarma Komutanı olarak görev yaptı. Doğudaki ilk göreviydi. Şırnak, Veli Küçük'ün hayatında Kürt halkıyla ilk temasıdır. Bundan 40 yıl önce Şırnak'tan Jandarma Genel Komutanlığı'na yazdığı raporunda TRT'nin 'Kürtçe yayın yapmasını' önerdi. TRT'nin Kürtçe radyo yayını 40 yıl sonra, 2013 Eylül ayında başladı.

JİTEM VE CEM ERSEVER
Veli Küçük, adları JİTEM'le birlikte birçok kanlı olayda geçen PKK itirafçıları hakkında konuşurken "Bu konuda anılarım çok fazla. Görevim süresince bu şahısları yanıma sokmadım. Şimdi haklılığım ortaya çıktı" diyor. Ancak Küçük'ün anlattığı bir olay var ki, bazı kişilerin görev ve yetkileri dışında neler yaptıklarını gösteriyor. İstihbarat Grup Komutanı Veli Küçük bir gün Diyarbakır'a gider. PKK'lı bir şüphelinin sorgusunun yapıldığına tanık olur. Sorguyu yapan Binbaşı Cem Ersever'dir. Küçük'ü şaşırtan sorgu odasında bir PKK itirafçısının olmasıdır. Ersever'e, itirafçıların sadece yer göstermede kullanılacaklarını, sorguda bulunamayacaklarını söyler. Bu yöndeki talimatı hatırlatır. Ancak Binbaşı Ersever'in bu talimatlara uymaya niyeti yoktur. "JİTEM'in patronu benim" diyen Ersever'in grubu ve itirafçılar "JİTEM elemanı" kimliğiyle Doğu ve Güneydoğu'da halka kan kusturmaya devam edeceklerdir.

ÖNCE KORKUT EKEN SONRA MEHMET AĞAR
Polisin özel timlerini eğitmekle görevlendirilen emekli Yarbay Korkut Eken, işte bu dönemde Kocaeli'de Veli Küçük'ü ziyarete geldi. Yanında korumaları, altında İçişleri Bakanlığı tarafından tahsis edilen özel araç vardı. Eken, Samsun Ladikli'ydi ve Küçük ile devre arkadaşıydı. Küçük, Eken'in annesini "Anne" diye çağıracak kadar ailesini tanırdı. Ancak bu ziyarete bir anlam veremedi. Eken'in "İstanbul'a gidiyordum, geçerken uğradım" açıklaması Küçük'ü tatmin etmedi. Sohbet sırasında Korkut Eken'in Mehmet Ağar'dan sürekli övgüyle söz etmesi Veli Küçük'ün dikkatini çekti. Veli Küçük, devre arkadaşı Eken'i uyardı: "Sen iyi bir askersin. Bulaşma bu işlere!''
İki gün sonra Mehmet Ağar 'hal hatır sormak için' Veli Küçük'ü aradı. Mesele anlaşılmıştı. Korkut Eken'i gönderen Mehmet Ağar'dı. Eken, Küçük ile konuştuklarını hemen Ağar'a aktarmıştı ve Ağar, Veli Küçük'le arasını iyi tutmak istiyordu.

GALATASARAY MAÇINDA VERİLEN FOTOĞRAF
1996 yılında Trabzon'da Trabzonspor ile Galatasaray'ın maçı olacaktı. Galatasaray Başkanı Faruk Süren Veli Küçük'ü aradı. Maça gelip gelmeyeceğini sordu. Küçük Galatasaraylı'ydı ve maça da gidecekti. Trabzon Kâmil Ocak Stadı'nda şeref tribününde
Mehmet Ağar'la karşılaşınca şaşırdı. Ağar, Küçük'ü görünce hemen yerinden kalktı, yanına gitti. Foto muhabirleri ikisi kucaklaşırken bol fotoğraf çektiler. Anlaşılan foto muhabirleri de bu sahne için getirilmişti. İkisinin kucaklaşma görüntüleri gazetelerde geniş yer aldı. Şimdi Veli Küçük tüm bu mizansenin Mehmet Ağar tarafından düzenlendiğini, Faruk Süren'in bu fotoğrafın çekilmesi için kendisini davet ettiğini düşünüyor. Ağar kamuoyuna "Veli Küçük de benim yanımda" görüntüsünü vermek istiyordu.

ABD'DE BAŞBAKAN ERDOĞAN İLE KARŞILAŞMA
Yıl 2004. Veli Küçük, eşi Necla Küçük'le birlikte ABD'dedir. Amerika'da yaşayan Türklerin oluşturduğu ATAA kuruluşunun davetlisi olarak gelmiştir. Aynı günlerde Erdoğan da Amerika'daydı. Küçük, konuşma yapacağı otele eşiyle beraber gitti, tam otelin kapısına geldiklerinde, diğer yönden kapıya yanaşan araçları gördü. Araçlardan birinden inen Erdoğan, Veli Küçük'ü görünce tokalaşmak amacıyla Küçük'e yönelir. Veli Küçük, eşinin "Veli yapma" uyarısına rağmen Erdoğan'ın elini sıkmaz ve arabasına geri
döner. Erdoğan'ın yanında olanlardan durumu anlayan Kürşat Tüzmen Veli Küçük'ün yanına gelir, akşam yemekte Erdoğan'la birlikte olmalarını ister. Küçük bu teklifi de reddeder. Emekli General, Erdoğan'la bir daha karşılaşmayacaktır.

CIA TAKTİĞİ
İddianamede Küçük'ün adı 1874 kez geçmektedir. Veli Küçük "Bu taktik CIA'nın taktiğidir. Bu sistemi CIA çok iyi bilmektedir" diyor. İddianameyi okuyan kişinin bilinçaltına "suçlu" imajı yerleştirilmiştir. Tertip bu açıdan başarı kazanmıştır. 2001 yılında Tuncay Güney'den işkenceyle alınan "mülakat"ta ise Küçük'ün adı 533 kere geçmektedir.

YASSIADA'DA AVUKAT ROLÜNDE
Veli Küçük, 27 Mayıs 1960'ta Kuleli Askeri Lisesi'nde öğrenciydi. Demokrat Parti yönetici ve milletvekilleri tutuklanmış, sanıklar için Yassıada'da 500 kişilik bir mahkeme salonu hazırlanmıştı. Duruşmalar başlamadan önce salonda bir "prova" yapıldı. Sanıklar
nerede oturacak, avukatlar hangi kapıdan girecek, ziyaretçiler nasıl alınacak vb. Bu prova için Kuleli'nin öğrencileri bir vapurla Yassıada'ya taşındı. Önce "sanıklar" indi. Emniyet kuvvetlerini temsil eden öğrenciler yol güzergâhında ve salon içinde yerlerini aldılar. Veli Küçük'ün "rolü" neydi, biliyor musunuz? Avukat! Şimdi Küçük'ü savunan kızı Zeynep gibi...

2 FAŞİST KEKLİK AVCISI
Çapamarka'nın sahibi olan Vecdi Çapa, Veli Küçük gibi ava meraklıdır. Bir gün Ağrı'ya gelir. Veli Küçük o günü şöyle anlatıyor: "Vecdi'yle ava çıktık. Büyük Ağrı ile Küçük Ağrı dağları arasında, Şilli Karakolu yakınlarında bir yere gittik. Burası yasak bölgedir, bizden başka kimse yok. Çok sayıda keklik vurduk. Vecdi hayatından memnun İstanbul'a döndü." Aradan bir zaman geçer. Veli Küçük bu av macerasını çoktan unutmuştur. Bölgedeki PKK militanlarının, İran'da o zaman merkez olarak kullandıkları Urumiye'ye çektikleri dinleme raporları ele geçirilir. Mesajlardan biri Veli Küçük'ün dikkatini çeker, şöyle yazılıdır: "Türkiye'den iki faşist avcı, Kürdistan'da şu kadar keklik vurdular!"

MEHMET EYMÜR İLE VELİ KÜÇÜK'ÜN ARASINDA KIZILELMA GİRDİ
Veli Küçük, 1981'de Nusaybin Hudut Tabur Komutanlığı'na atandı, 1982'de binbaşı rütbesinde Nusaybin Tabur Komutanı oldu. O sırada Mehmet Eymür MİT Mardin Bölge Müdürü'ydü. Küçük'le burada tanıştılar. Dostlukları ve yakınlıkları Küçük'ün
görev yaptığı yıllarda devam etti. Ta ki Küçük emekli olduktan sonra devrimci ve ülkücü gençlerin aralarındaki çatışma ve düşmanlıkların sona ermesini savunup, bu yöndeki girişimlere destek verinceye kadar. Eymür'ün dostluğu bundan sonra sona erdi. Eymür "Kızılelma"ya çok kızmıştı, yirmi yıllık dostunu bundan sonra artık hasım olarak görmeye başladı. Mahkemede bunu açıkça söyledi. Mehmet Eymür Amerika'da iken annesi öldü. Annesinin cenazesine gelmedi veya gelemedi. Eymür'ün annesinin cenazesine katılan Veli Küçük'tü

TUNCAY GÜNEY'İ ABD'YE YOLCU EDEN DREJ ALİ Mİ?
Gazeteci-yazar Hikmet Çiçek'in yazdığı "Ben Veli Küçük" adlı kitapta Drej Ali olarak anılan Ali Yasak ve Tuncay Güney arasındaki ilişkiye yönelik bir iddia da şöyle yer aldı: ''Drej Ali, Tuncay Güney'le hiçbir şekilde irtibatının olmadığını, kendisini tanımadığını söylüyor!
Acaba öyle mi? Bu kitabı yazarken farklı bilgilere ulaştık, ancak koşullar nedeniyle bu iddiaları Yasak'a soramadık. İddiaya göre Ergenekon operasyonu başlamadan birkaç gün önce Tuncay Güney'i ABD'ye yolcu eden Drej Ali! Yine iddiaya göre Güney'e 1500-2000 dolar veren ve ABD'deki hemşerisi Mehmet Özbay'ı arayarak Güney'e yardımcı olmasını isteyen de Drej!''

İHBAR MEKTUBUNU MEHMET EYMÜR MÜ YAZDI?
Kitapta dikkat çekilen bir bölüm ise Veli Küçük hakkında yapılan ihbar mektubu ile Mehmet Eymür'ün ifadeleri arasındaki paralellik. Bu bölüm kitapta şöyle yer alıyor:
İhbarcının "Veli Küçük" bilgi notu ile Mehmet Eymür'ün 17 Haziran 2008 tarihinde Ergenekon savcısına verdiği "tanık ifadesi" arasındaki benzerliklere göz atalım:
İhbardaki "Veli Küçük" bilgi notundan: "İyi Ermenice konuşur. Ermeniceyi köylerindeki komşularından öğrendiğini söylemiştir…"
Mehmet Eymür'ün ifadesinden: "Ermeniceyi konuşur. Doğduğu köyde Ermeni komşuları olduğunu, onlardan öğrendiğini söylemişti…"
İhbardaki "Veli Küçük" bilgi notundan: "Tarık Ümit'in kaybolması hadisesinde, amcası Cemalettin Ümit, tahkikatı Veli Küçük'ün engellediğini, Küçük'ün olayda kilit şahıslardan biri olduğunu söylemiştir. Tarık Ümit'in tahkikatını yapan, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevli istihbarat astsubayı Seyit Ahmet Altuntaş, tahkikatı başarılı bir şekilde götürürken görevden alınmış, önce Diyarbakır'a, bilahare de Giresun'a Veli Küçük'ün emrine atanmıştır…"
Mehmet Eymür'ün ifadesinden: "MİT'e haber elemanı olarak çalışan Tarık Ümit kaçırıldı.İstanbul Jandarma İstihbarat'ta çalışan Astsubay Seyit Ahmet Altuntaş bu soruşturma ile alakalı MİT görevlileri ile de görüşmek suretiyle epey yol almıştı. Soruşturmayı yürüten Astsubay Seyit Ahmet Altuntaş Diyarbakır iline tayin edildi. Neden tayin edildiği hakkında bilgim yok. Diyarbakır'dan sonra Giresun ilinde Bölge Komutanı olan Veli Küçük'ün emrine atadılar"
İhbardaki "Veli Küçük" bilgi notundan: "30 Ocak 2004 tarihinde Washington'daki açılış konuşmasını Başbakan Tayyip Erdoğan'ın yaptığı ATAA'nın (Amerikan- Türk Dernekleri Birliği) 24. Genel Kurultayı münasebetiyle organize edilen bir panele 'yorumcu' olarak katıldı. Eşi ile gittiği bu seyahatte, bir Türk profesörün evinde kaldığı ve Güler Kömürcü tarafından ağırlanıp gezdirildikleri belirtildi…"
Mehmet Eymür'ün ifadesinden: "Veli Küçük Amerika'da yapılan Türk asamblesi toplantısına geldiğinde Güler Kömürcü'nün Veli Küçük ve eşini gezdirdiğini öğrendim. ABD'de yapılan bu toplantıya Başbakan R.Tayyip Erdoğan'ın da katıldığını biliyorum…"
İhbardaki "Veli Küçük" bilgi notundan: "İzmit'te görevde olduğu sırada Sedat Peker'in kendisine otomobil hediye ettiği, otomobili avukat olan kızının kullandığını söylendi…"
Mehmet Eymür'ün ifadesinden: "Mercedes otonun da Sedat Peker tarafından Veli Paşa'ya tahsis edildiğini öğrendim."

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle