Baykal: Rüşvetçiler Atatürk'ün koltuğunda oturamaz

Güncelleme Tarihi:

Oluşturulma Tarihi: Kasım 23, 2004 15:43

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "CHP'de yönetimler gelir geçer, ama herkes bilsin ki Mustafa Kemal'in koltuğunda yolsuzlukların hesabını verememiş, adı rüşvetçiye çıkmış biri olmayacaktır" dedi.

Haberin Devamı

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ”CHP'nin ahlaki değerleri ve ilkeleri olan bir kurum” olduğunu belirterek, “CHP'de yönetimler gelir geçer, ama herkes bilsin ki Mustafa Kemal'in koltuğunda yolsuzlukların hesabını verememiş, adı rüşvetçiye çıkmış biri olmayacaktır” dedi.

Baykal, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül hakkında CHP'li üç milletvekili tarafından hazırlanan raporu değerlendirdi.

İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından hazırlanan rapor üzerinde CHP milletvekilleri tarafından titiz bir çalışma yapıldığını ve sonuçta ortaya Türkiye'de bugüne kadar hiçbir belediyede rastlanamayacak boyutta bir yolsuzluk olayının çıkarıldığını söyleyen Baykal, “Cesareti varsa ya bunlar doğru değil ya da önemli değil desin. Benim niyetimi sorgulamayı bırakın da bu sorulara yanıt verin. CHP'de yönetimler gelir geçer, ama herkes bilsin ki Mustafa Kemal'in koltuğunda yolsuzluklarının hesabını verememiş, adı rüşvetçiye çıkmış biri olmayacaktır” dedi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 3 CHP'li milletvekili tarafından Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül hakkında hazırlanan raporun her sayfasında sadece gerçeklerin bulunduğunu ifade ederek, “İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından bulunamayan rüşvetin belgeleri, arkadaşlarımız tarafından bulunarak, 'işte belge' denilmiştir” dedi.

Haberin Devamı

Baykal, partisinin grup toplantısında, CHP'li Şişli Belediye Başkanı hakkında İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından bir rapor hazırlandığını ve bu raporla ilgili ciddi iddiaların kendilerine ulaştığını söyledi. Yaptıkları değerlendirmeler sonucu konunun 3 milletvekili tarafından araştırılmasına karar verdiklerini belirten Baykal, hazırlanan raporun daha sonra Genel Sekreter Önder Sav tarafından kamuoyuna açıklandığını belirtti.

60 sayfalık raporda çok ciddi iddiaların bulunduğunu ve bunları yok saymanın mümkün olmadığını ifade eden Baykal, şunları söyledi:

“Bu rapordaki iddiaların bir kısmı resmi belgelerle ispatlanmış, bir kısmı ise resmi belgesi olmamasına karşın verilen ifade ve dinlenen telefon konuşmaları ile ortaya konulmuş net yolsuzluklardır.

İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin raporunda tespit edilen bu rüşvet ilişkileri, yapılmaması gereken bir işe karşılık alınan rüşvetin, o işin de yapılmamış olması nedeniyle yok sayılmıştır. Ancak bizim arkadaşlarımız, alınan rüşvet karşılığında yapılmaması gereken binanın yapıldığını ve bu binanın iskan ruhsatını bulmuşlardır. İşte bu, rüşvetin belgesidir.

Bizim bu raporu ve rüşvet belgelerini açıklamamızın ardından bir kişi bile, 'bu belgeleri verin' dememiştir, bir tek kişi sormamıştır. İşte Türkiye bu yüzden çürüyor. Bu raporu halkın öğrenmesi gerekmiyor mu? Gazeteler için bu raporun hiç mi haber değeri yok.

Haberin Devamı

'Bu benim rüşvetçim, bu senin rüşvetçin' mantığıyla bu yolsuzluk olayları örtbas edilmeye kalkılırsa Türkiye'nin bu işin altından kalkması mümkün değildir.

Peki bu rapor karşısında ilgili kişi olsanız ne yapardınız? En azından çıkar bir iki kelime yanıt verirdiniz değil mi? Ama bu kişi tek kelime etmiyor sadece meydanlarda, 'hodri' diyor, 'herro' diyor. Sen önce şuna iki kelime yanıt ver de öğrenelim ne yaptın diye. Tabii ki bu sükutun da bir anlamı vardır, o da itiraftır.”

-“BU, BİR RANT PAYLAŞIMI”-

Baykal, bazı çevrelerin “Her belediyede böyle şeyler olur” mantığıyla olayı hafife almaya çalıştığını, ancak yapılanın “kafasını sokacak ev için gerçekleştirilen gecekondu imar yolsuzluğu” olmadığını ifade etti ve “Bu, bir rant paylaşımıdır, bu süper zenginlerin himayesidir. Bulmuşlar kendilerine göre birisini, işlerini yürütüyorlar. Kime karşı yapıyorlar bunu, CHP'ye karşı...Hadi canım sende” diye konuştu.

Haberin Devamı

Söz konusu belediyede yaşanan yolsuzluğun, Türkiye'nin binlerce belediyesinin hiçbirinde yaşanamayacağını ifade eden Baykal, sözlerini şöyle tamamladı:

“Cesaretin varsa çık, ya 'bunlar doğru değil' de ya da 'önemli değil' de. Benim niyetimi sorgulama, sorularıma yanıt ver. Bizim niyetimizle ilgili bir derdimiz yok. CHP bir kurumdur. Ahlaki değerleri ve ilkeleri olan bir kurumdur.

Bizim muhalefet anlayışımızı sevmeyenler var. Bize tahammül edemeyenler var. Bunlar kendilerine göre bir iktidar istedikleri gibi, kendilerine göre bir muhalefet de istiyorlar. 'Çizmeden yukarı çıkıyorsunuz, süper güçlere kafa tutuyorsunuz' diyorlar. Ama kusura bakmasınlar biz öyle olamayız. Bunun bedelini de ödeyeceğimizi söylüyorlar. Doğrudur öderiz, hem de şerefle öderiz ama kolay teslim olmayız.

Haberin Devamı

CHP'de yönetimler gelir geçer. Dün bu koltukta Atatürk oturuyordu, bugün ben oturuyorum, yarın bir başkası oturacak. Ama herkes bilsin ki Mustafa Kemal'in koltuğunda yolsuzlukların hesabını veremeyen, adı rüşvetçiye çıkmış biri olmayacaktır.”

AB İÇİN TAM ÜYELİK DESTEĞİ

CHP Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) AB İlerleme Raporu ile ilgili ayrıntılı bir inceleme yaptığını ve yapılan çalışmanın yakında kamuoyunun ve hükümetin bilgisine sunulacağını anlatan Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

  

“CHP, Türkiye'nin AB üyeliğini milli bir dava olarak görmektedir. 17 Aralık 2004 tarihinde AB Zirvesi'nde müzakerelerin erken bir tarihte ve koşulsuz başlaması kararının alınması için hükümet her türlü gayreti göstermelidir. Sonucunda Türkiye'yi tam üyeliğe götürüp göstermeyeceği bilinmeyen bir sürece girilmesi, çok ciddi sakıncalar yaratacaktır. CHP'nin hükümete vereceği destek ancak tam üyelik hedefine yönelik olacaktır. Görüşmelerin nihai hedefinin tam üyelik olduğunun vurgulanmasına ihtiyaç var. Çünkü raporda bu vurgulanmamış, tam tersi olmuştur.”

Haberin Devamı

  

FUTBOLDA TERÖR

  

İnönü Stadı'nda 16 yaşında bir gencin hunharca katledildiğini hatırlatan Baykal, CHP milletvekillerinin, yaklaşık 1,5 yıl önce futbolda yaşananlarla ilgili olarak TBMM'ye bir araştırma önergesi verdiğini anımsattı. Baykal, şöyle devam etti:

  

“Kokuyu aldı arkadaşlarımız, bu gidiş, gidiş değil... 'Şike var, şiddet var, terör var, her türlü olumsuzluk var. Şuna bir el atmak, çaresini bulmak lazım' dedi arkadaşlarımız. Verilen araştırma önergesi hala gündeme alınamadı. Bugün ilk kez Meclis'te konuşulacak. Konuşulması için bu olayların yaşanması mı gerekiyordu? Şike olaylarının çığırından çıkması mı gerekiyordu? Daha düne kadar bakanlar 'yapılacak hiçbir şey yok, her şey yolundadır' diye bizlere teminat veriyorlardı. Bu olumsuzluklar bir bütündür."

 

OKUL İHALELERİ

  

Deniz Baykal, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın verdiği 500 trilyon lirayı okul yapımı için kullanmak üzere ihaleler açtığını ve bu ihalelerin “yanlış ve haksız” ihaleler olduğunu öne sürdü.

  

Bu konuyu CHP milletvekillerinin defalarca gündeme getirdiğini kaydeden Baykal, “El birliğiyle itiraz ettik, hiç aldırmadılar, yürüdüler. En sonunda Kamu İhale Kurumu, aldığı kararla çok ciddi yanlışlıklar yapıldığını resmen ifade etti. 48 paket için bakan imza attığı ve ihale kesinleştiği için 'Milli Eğitim Bakanı hakkında soruşturma süreci başlatılmalı' dedi. Başlatıldı mı? Onu milletvekili olarak siz başlatacaksınız” diye konuştu.

 

Haberle ilgili daha fazlası: