Başbakan'dan çarpıcı iddialar: CHP-BDP ile işbirliği yaptı

Güncelleme Tarihi:

Başbakandan çarpıcı iddialar: CHP-BDP ile işbirliği yaptı
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 24, 2011 15:25

Başbakan Erdoğan, Şırnak mitİnginde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirerek, ''CHP son Hakkari mitinginde BDP'lilere hitap etti'' dedi.

Haberin Devamı

BAŞBAKAN'IN MİTİNGİ ÖNCESİ ÇÖPLER TOPLANMADI, KEPENKLER KAPATILDI / Foto Galeri

Başbakan Erdoğan şunları söyledi:

KASET KENDİ İÇİŞLERİ
Geçtiğimiz haftalarda, ortada komplo ve tezgah vardı, çirkin bir senaryo uygulanmak istendi.
Birbiriyle uç gibi, birbirinin hasmı gibi görünen taraflar arasında irtibat oldu. Çetelerle terör örgütü aynı hizaya geçti ve muhalefet partilerini de yedeklerine alarak AK Parti'ye karşı açık bir saldırı başlattılar.
Dikkat ederseniz bir kaset numarası çevirdiler. Ben bunlara girecek değilim. Bunlar benim işim değil. Bunlar CHP'nin, MHP'nin iç işidir. Kendi sorunlarını kendileri çözsün. Eğer temizlenmek istiyorlarsa kendi problemlerini kendileri çözsün

KEPENKLER KAPATTIRILDI
Yeni bir adım... Silivri ile Kandil arasındaki irtibat, şu anda CHP-BDP muhabbetiyle artık tescillenmiş durumda. Senaryo tıkır tıkır işliyor, tezgah tıkır tıkır işliyor. Türkiye'nin demokrasi mücadelesi karşısında, bir kez daha çetelere can suyu verilmek isteniyor.
Biz, CHP'nin de MHP'nin de Sivas'ın ötesine geçmesini, buralara gelmesini, vatandaşla kucaklaşmasını her zaman istedik ve onları her zaman teşvik ettik.
CHP Genel Başkanı'nın sonunda Van'da, Hakkari'de miting yapması elbette sevindiricidir. Ama dikkat edin Hakkari'de 147-150 tane oy alan CHP, son yaptığı mitingde BDP'lilere Yeni Başkan hitap etti.
Orada olan CHP'li değil ha, BDP'li. Bütün hareketleriyle ortada zaten. Yani milleti nasıl aldatırız, çarşı, pazarda bugün burada oynanan oyunu, o gün Hakkari'de oynadılar. Benim vatandaşım orada kepenk kapatmadı, orada kepenk kapattırıldı. Tehditle kapattırıldı.
Utanmadan, sıkılmadan, 'kendi takdirini kullandı' diyor. Yahu bir gün öncesinden vatandaşa tehditler gönderildi. 'Gidin ekmeğinizi alın. Yarın fırınlar kapalı olacak, dükkanlar kapalı olacak' diye. Bunların hepsini biliyoruz. Bütün evlere gereken talimatları verdiler, tehditler yapıldı. Niye? 'Yarın buraya Başbakan geliyor. Kimse buraya gelmeyecek' diye. Buna rağmen, oraya gelip yüreğini ortaya koyan vatandaşıma ben hitap ettim.

Haberin Devamı

CHP-BDP İŞBİRLİĞİ YAPTI
CHP ile Kürt meselesinden beslenen BDP kol kola girmiş durumda. Bugün işbirliği yapmış durumdalar. Sormaz gerekmez mi? 'Ne oldu size' diye...
Bunlar çeteleri yeniden diriltmek için işbirliği yaptılar.
2002 öncesi karanlıktı, çeteler cirit atıyordu. 2002 öncesinde ret, inkar, asimilasyon vardı. Müdahalaler yoluyla siyaset şekillendiriliyordu.
Gazoz isteyene gazoz, elma şekeri isteyene elma şekeri, faşizm isteyene faşizm, özerklik isteyene özerklik vaat ediyor. İlke, çizgi, rota yok
12 Haziran bu çirkin ittifakın bozulacağı tarihtir.
Bu BDP'li belediyeler sırtlarını terör örgütüne dayamışlar, bundan nemalanmaya çalışıyorlar. 
Gönderilen bu paralar Şırnak'a, Hakkari'ye hizmet olarak geri dönmüyor.
12 Haziran'da kan ve şiddetten beslenenlere değil, çetelere değil çetelerle mücadeleye destek olmanızı istiyorum

Haberin Devamı

AK Parti Genel Başkanı veBaşbakan Erdoğan, “İnkar, ret ve asimilasyon politikalarının neticesinde, onyıllar boyunca sadece bu bölgede değil, 780 bin kilometre karenin tamamında,insanlar sistemli şekilde baskı altında tutuldular. Sadece Kürtlere değil, farklıolan herkese, inançlılara, milli ve manevi değerlerine bağlı olanlara karşı dasistemli bir zulüm uygulandı. Camiler kapatıldı, müzeye, hatta ahıra çevrildi”dedi.

Erdoğan, partisinin Şırnak Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingindevatandaşlara hitap etti. Erdoğan, konuşmasının başında, 12 Eylül 2010 tarihindeyapılan halk oylamasında yüzde 89 oranında “evet” oyu verdikleri içinŞırnaklılara teşekkür etti.

Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

“Demokrasiden, özgürlükten, değişimden korkanlar, hukukun üstünlüğündenkorkanlar, Şırnak'ta tehditle, baskıyla, korku salarak, benim vatandaşlarımınsandığa gitmesini engellemek istediler. Hizmet siyasetinden korkanlar, AKParti'nin kardeşlik siyasetinden gözleri kamaşanlar, Türkiye'de huzurun,istikrarın, kardeşliğin devamından kaygı duyanlar, boykot adı altında çeteleredestek verdiler. Barış diyerek, özgürlük diyerek, hak, hukuk diyerek yolaçıkanlar, 12 Eylül'de olduğu gibi, bugün de milli iradeyi susturma mücadelesininiçine girdiler.

Ben bugün size, Türkiye'de bir kez daha sahnelenen oyunu deşifre etmeyegeldim. Ben istiyorum ki Türkiye'de oynanan oyunu Şırnaklı kardeşim görsün.Gelirken yolda oturan genç arkadaşlarımı gördüm. Elini kaldıracak amakaldıramıyor. Ben selam veriyorum, zorla elini böyle kaldırıyor. Bu korku niye?Kaldıracak, hissediyorum ama kaldıramıyor, bu kadar... İşte o gönlünden, okalkacak elleri engelleyenlere 12 Haziran'da gereken cevabı vermeye var mıyız?İstiyorum ki burada söylediğim sözler, dalga dalga yayılsın, Şırnak'taki tümevlere, tüm köylere, tüm kardeşlerimize ulaşsın. Zira ben, popülizm yapmaya,olmayacak vaatler vermeye, sizleri kandırmaya değil; yaptıklarımızı anlatmaya,yapacaklarımız için sizlerden ruhsat istemeye geldim. Ben, sizlerle hesaplaşmayadeğil, kardeşlik hukukumuzun bir gereği olarak, sizlerle helalleşmeye geldim.”

Işığa gözlerini kapatanların, hiçbir zaman gerçekleri göremeyeceklerinivurgulayan Erdoğan, gerçeklere kulaklarını tıkayanların, hiçbir zaman doğruyuduyamayacaklarını dile getirdi. Erdoğan, “İşte burada birileri, sizlerin ışığıgörmenizi, gerçekleri duymanızı engellemek istiyor. Burada birileri, tehditle,zorbalıkla, korkutarak, sindirerek, kandırarak sizin iradenize ipotek koymakistiyor. Burada birileri, on yıllardır olduğu gibi, gençlerin kanından, analarıngözyaşından beslenmeye devam etmek istiyor” diye konuştu.
       
"FİTNECİ BEKİR ZİHNİYETİ NEYSE, MEM U ZİN KİTABINI YASAKLAYAN ZİHNİYET  DE ODUR”
         
Geçen Cuma günü Van'da, 1940'lı yıllara ait beş resmi belgeyiaçıkladığını hatırlatan Erdoğan, CHP döneminde, Kürtçe kitapların ve Kürtçekasetlerin, bakanlar kurulu kararıyla nasıl yasaklandığını resmi belgeleriylegösterdiğini ifade etti.

Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Türkiye, 1940'lardan 2002 yılına kadar, AK Parti'ye kadar, Kürtkardeşlerime karşı inkar, ret ve asimilasyon politikası izlemiştir. Kürt kimliği,Kürt kültürü, Kürt dili yasaklanmış, yok sayılmış, inkar edilmiştir. Allahaşkına, Mem u Zin kitabından korkan, masum bir aşk hikayesinden tedirgin olan,bunu yasaklayan bir zihniyet, bu ülkeye hizmet üretebilir, bu milletin dertlerineçare olabilir mi? Ahmed Hani'nin eseri Mem u Zin, bir aşk hikayesi... Ferhat ileŞirin, Arzu ile Kanber, Leyla ile Mecnun ne ise; şurada, Cizre'de yatan Mem u Zinde işte odur. Mem u Zin'i birbirine hasret koyan zihniyet, Fitneci Bekirzihniyeti neyse, Mem u Zin kitabını yasaklayan zihniyet de odur. İşte 1940'lardabakanlar kurulunun yasakladığı o kitabı, 2010 yılında Türkiye Cumhuriyeti Kültürve Turizm Bakanlığı bastı. Tek başına bu bile, Türkiye'nin hangi noktayaulaştığının göstergesidir.

İnkar, ret ve asimilasyon politikalarının neticesinde, on yıllar boyuncasadece bu bölgede değil, 780 bin kilometre karenin tamamında, insanlar sistemlişekilde baskı altında tutuldular. Sadece Kürtlere değil, farklı olan herkese,inançlılara, milli ve manevi değerlerine bağlı olanlara karşı da sistemli birzulüm uygulandı. Camiler kapatıldı, müzeye, hatta ahıra çevrildi. Bu ülkedeİlmihal kitapları toplatıldı. Bakanlar Kurulu kararlarıyla bunlar yasaklandı.

Cumhuriyet Halk Partisi, sadece 1940'larda değil, 2002 sonrasında da aynışekilde inkar, ret ve asimilasyonu çok güçlü şekilde savunan bir parti olmuştur.Yeni CHP'nin Yeni Genel Başkanı, Meclis'te bir arkadaşı 'Dersim'de tabi ki analarağlayacaktı' dediğinde, onu alkışlamış, ardından 'Gereğini yapsın' demiş,ardından da uyarıyı alınca susmuş, sesini çıkarmamış bir kişidir. Yeni CHP'ninYeni Genel Başkanı, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'ne karşı çıkmış, önündedurmuş, engel olmuş bir kişidir. Kardeşliğe karşıdır. Yeni CHP'nin Yeni GenelBaşkanı, 'Nerede bu Ergenekon, gidip üye olacağım' diyecek kadar, çete sevdalısıolduğunu açık açık belirtmiştir. Bu Genel Başkan, çetelere avukatlığı bir adımdaha öteye taşımış, CHP'nin çetelere kol kanat germesini sağlamıştır.”
       
"BUGÜN DE SİYASET, SİYASET DIŞI MİHRAKLAR TARAFINDAN ŞEKİLLENDİRİLMEK  İSTENİYOR”
         
Başbakan Erdoğan, tüm baskılara rağmen, Şırnaklıların oyunagelmediklerini ve miting meydanını gümbür gümbür doldurduklarını söyledi. “Bumuhabbet nereden geliyor böyle?” diye CHP ve BDP'ye soru soran Erdoğan, şöylekonuştu:

“Yahu bu ülkede Kürt meselesinin hiçbir zaman sahibi olmayan bu CHP ileKürt meselesinden beslenen BDP, bugün kol kola girmiş durumda. Yıllarca Kürtkimliğini, Kürtçeyi inkar eden, yıllarca benim Kürt kardeşlerime zulmeden CHP ilegüya Kürtlerin temsilcisi olduğunu iddia eden BDP, bugün işbirliği yapmışdurumda. Yahu ne oldu size? Sizi bir araya getiren ne? Sizi buluşturan ne? Siziişbirliği noktasına getiren ne?

Bunlar, çeteleri yeniden diriltmek için işbirliği yaptılar. Bunlar,çetelere yeniden can suyu vermek için işbirliği yaptılar. Bunlar, kan üzerinden,gözyaşı üzerinden işbirliği yaptılar. Bunlar, Türkiye'yi 2002 öncesine gerigötürmek için işbirliği yaptılar. Çünkü 2002 öncesi karanlıktı. 2002 öncesindeçeteler cirit atıyordu. 2002 öncesinde çeteler ülkeye istedikleri gibi istikametveriyordu. 2002 öncesinde ret vardı, inkar vardı, asimilasyon vardı. 2002öncesinde, müdahaleler yoluyla, kışkırtmalar yoluyla siyaset şekillendiriliyor,milli irade üzerine ipotek konuluyordu. İşte bugün de aynı şey yapılmakisteniyor. Bugün de siyaset, siyaset dışı mihraklar tarafından şekillendirilmekisteniyor.
       

Haberin Devamı

ERDOĞAN'A ŞIRNAK'TA ÇÖP BOYKOTU

 

Haberle ilgili daha fazlası: