GeriGündem Bakan Yıldırım 'uzun tutukluluktan' yakındı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    4
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bakan Yıldırım 'uzun tutukluluktan' yakındı

Bakan Yıldırım 'uzun tutukluluktan' yakındı
refid:18697682 ilişkili resim dosyası
Abone Olgoogle-news

Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Başkanlar Konseyi Toplantısı’na katılan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, gazetecilere ve yargıya önemli mesajlar verdi. Türkiye’de tutukluluk sürelerinin uzunluğuna ilişkin eleştirilere değinen Binali Yıldırım, "Tutukluluk konusunda kısa sürede hükme dönüşmemesi hepimizin vicdanını yaralıyor. Konuştuğun zaman 'yargıya müdahale' konuşmadığın zaman 'nerdesin' diyorlar" dedi.

Bu yıl 35’nci kez gerçekleştirilen ve 9-10-11 Eylül tarihleri arasında programlanan toplantı, Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Toplantıda konuşan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, iletişimin insanlığın vazgeçilmez ihtiyacı olduğunu vurgulayarak yasama, yürütme ve yargının yanında medyanın da 4’ncü güç niteliği taşıdığını kaydetti. Yöneticileri denetleme görevinin medyada olduğuna işaret eden Yıldırım, "Eskiden sadece bu mesleği yapanlar bizi takip ediyordu, şimdi cümle alem takip ediyor. Şimdi elinde cep telefonu olan herkes gazeteci, muhabir, televizyoncu. Sizin anlayacağınız 3G çıktı mertlik bozuldu. İletişim herkesin oldu" diye konuştu.

Haber sirkülasyonunun arttığını, böylece çeşitlilik yaşandığını ve tekelin bittiğini belirten Bakan Yıldırım, "Kimsenin iletişim, kamu adına ülkedeki yönetimi dizayn etme gibi bir görevinin işlemediğini gördük. Herşeyin doğal olması lazım. Hatalarımızı da gayet şeffaf şekilde konuşmamız lazım" dedi. Toplumdaki bütün paydaşların olduğu gibi kabul edilmesi gerektiğini kaydeden Binali Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Elinizdeki gücü ister siyaset, ister ticaret ister medya, bir şantaj aracı olarak görmediğiniz zaman herşey yolunda gider. Ama insanları ufalayayım diye bir amaçla kullanmaya kalktığınızda o zaman yanlışa düşmüş olursunuz. Hepimizin birbirine ihtiyacı var. Kendi mahremimizi, toplumsal yararı olmayan meseleleri ön plana çıkararak insanları perişan etmenin alemi yok. Ama medyanın da haber verme, işler nasıl gidiyor, yöneticiler nasıl çalışıyor bu konularda gayet tabii ki bütün detaylarıyla izleyeceksiniz. Bunun sonuna kadar açık olması lazım. Bunun yolu da ne siyasetle, ticaretle, medyanın ahbap çavuş ilişkisine girmemesine bağlıdır. Bu ilişkilere girdiğinizde sesiniz kısılır. Siyasetçiyseniz de gazeteciyseniz de sesiniz kısılır. O zaman toplumu aydınlatma değil birbirimizi ağırlamaya dönüşür."

UZUN TUTUKLULUKTAN YAKINDI

Konuşmasında Türkiye’de tutukluluk sürelerinin uzunluğuna ilişkin eleştirilere değinen Binali Yıldırım, "Tutukluluk konusunda kısa sürede hükme dönüşmemesi hepimizin vicdanını yaralıyor. Konuştuğun zaman 'yargıya müdahale' konuşmadığın zaman 'nerdesin' diyorlar" diye konuştu.

Bakan Yıldırım, yargının kendi işini çözmesi gerektiğini vurgularken, "Kardeşim bize şunu söylesinler, ’Bize 10 bin tane savcı, al hakim al şunları yap, biz halledelim’ desinler. Bunu biz yapmak zorundayız. Ama ’Neden hala dosyayı bitirmedin?’ dediğin zaman içeriye gidiyor. Yargıya müdahale olarak algılanıyor. O da ancak parlamentoyu çalıştırarak, içtihatları yasaların ruhuna uygun bir şekilde yapılmasını sağlamakla mümkün" dedi.

Yargı mensupları için zaman mefhumunun olmadığını, onların istediğini 1 ayda vermeyenlerin suç işlemiş sayıldığını ancak İzmir Limanı özelleştirmesinde 60 günde karar vermesi gereken Danıştay’ın 2.5 yılda karar alamadığını hatırlatan Bakan Yıldırım, bunun düzeltilmesi gerektiğini savundu. Yıldırım, kamu işinde çalışan herkesin hassasiyet göstermesi gerektiğine de işaret ederek "Herkes kendi alanında çalışacak. Sınır ihlali yaparsak o zaman işler karışıyor. Biz onun, o bizim işine heveslenirse dengeler bozuluyor, hoşumuza gitmeyen işler yaşanıyor" diye konuştu.

Bakan Yıldırım ayrıca, ihale ilanlarının internetten yayınlanmasına yönelek eleştirilerle ilgili de "İsteyen herkesin internete girip bilgiye erişmesi lazım. Bunu durdurma imkanımız yok. Bunun yerine kendimizi değiştirmemiz, yeni kaynaklar üretmemiz lazım. Sırf bir takım ilanları alabilmek için gazete çıkarmayı, gazetecilik olarak görmekten vazgeçmemiz lazım" diye konuştu.

"ALIN TERİ DEĞİL AKIL TERİ"

Bakan Binali Yıldırım, Türkiye’nin iletişimde Afrika seviyesinden gelerek Avrupa’nın ilk 5’i arasına girdiğini, internet kullanıcılarının 43 milyona ulaştığını ancak buna rağmen yatırımlara devam ettiklerini söyledi.

Bilginin en büyük silah olduğunu kaydeden Yıldırım, "Bundan sonra herşey bilgi, bilgiye sahip olup kullanırsak güç bizde. Yoksa yaya kalırız. Fark ortaya koyacaksak mutlaka bilgiye yatırım yapmamız lazım. Akıl terine yatırım yapmamız lazım. Alınteri dönemi geçti. Yapıyor, üretiyor, ömrünüzü veriyorsunuz sattığınız zaman bir şey elinize geçmiyor. Ama akıl teri öyle değil. Bir yapıyorsunuz bin kazanıyorsunuz. Bunu başarabilmemiz lazım" dedi.

Yıldırım, İzmir’in EXPO 2020 adaylığına da değinerek siyasi iradenin tam olarak bu yönde harekete geçtiğini kaydetti.

SERTEL: YASAL SORUNLARIMIZI ÇÖZÜN

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Atilla Sertel de konuşmasında yerel basının güçlenmesiyle demokrasinin de güçleneceğini vurgulayarak, gazetecilere yönelik ’Gri Pasaport’ uygulamasının kazanım olduğunu belirtti. Sertel, "Ancak biz yıpranma hakkımızı kaybettik. Yıpranmıyor gibi görünüyor ama gazeteciler her türlü olayda kimseye yaranamamaktadır. Polisin arkasına geçse karşı tarafın taşlarına hedef olmakta ortada dursa gaza boğulmaktadır. Bunlar gazetecilerin çileleridir" dedi.

Türkiye’de 10 bine yakın basın davası olduğunu, gazetecilerin uzun süre tutuklu bulunduğunu hatırlatan Sertel, meslektaşlarının yasal sorunlarının çözülmesini istedi.

KOCAOĞLU: YEREL BASIN YEREL YÖNETİM İÇİN AVANTAJ

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da "Bu mesleğin içinden gelen gazeteci dostlarıma bir şeyler söyleme cüretini kendimde bulamam" sözleriyle başladığı konuşmasında güçlü bir yerel yönetim için güçlü bir yerel basının gerektiğine dikkat çekti.

İzmir Valisi Cahit Kıraç ise basının halkla yönetim arasında köprü olduğunu belirterek İzmir basını ile de sahip olduğu ilkeli yayın anlayışından kaynaklı gurur duyduklarını vurguladı.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle