Güncelleme Tarihi:
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri’deki Marmara Cezaevi'nin karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, görevden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın arasında olduğu tutuklu sanıklar ve suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Aziz İhsan Aktaş’ın arasında bulunduğu tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı. Ayrıca, CHP’li bazı başkan yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları, parti yöneticileri, partililer ve sanık yakınları izleyici olarak duruşmaya katıldı.
SANIK SAVUNMALARINA GEÇİLDİ
Dünkü duruşmada sanıkların kimlik tespitleri yapılmış ve iddianamenin özeti okunmuştu. Bugünkü duruşmaya sanık savunmalarının alınmasıyla devam edildi.
“DEPREM BÖLGESİ OLDUĞU İÇİN GÖREV YAPMAK İSTEDİM”
Tutuklu sanık Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan savunmasında, “Deprem yaşamış, büyük bir felaket yaşamış bir bölgede bir şeyler yapabilmek için göreve başladım. Kentte gerçekten büyük sorunlar yaşanıyordu. Orada faydalı olabileceğimi düşündüğüm için Adıyaman’da göreve başladım. Gerçekten hayatım orada belediyecilik oldu. Gündüzleri belediyede geceleri konteynerda kalıp çalışmalara devam ettim. İnsanlar acılar çekiyordu, çok büyük acılar vardı. Sokakta bir parça ekmek görsem onu alır kenara koyarım. Onu kutsal sayarım.” dedi.
'8 AYDIR TUTUKLUYUM'
“Ülkemde kötülük o kadar sıradanlaştı ki insanlar kendi konforları için başkasına iftira atabiliyor. Ben bu durumu yaşadım. Bu yüzden 8 aydır cezaevinde tutukluyum.
Benim hakkımda ifade veren kişiyi tanıyorum. Anlamadığım bir şekilde bana iftirada bulunmuş. Yıllardır tanıdığım arkadaşımla aramızdaki para alışverişi rüşvet alışverişine döndü. Onun bana verdiği 25 bin TL rüşvet aldığım gibi lanse edilmiş. Arkadaşlığımız çok eskiye dayalı, kendisi de siyaset yapıyordu. Kendisi 4 temmuz akşamı beni aradı, İzmir’de tutuklanan bir arkadaşına avukat yardımı için benden 30 bin TL istedi. Ben de gönderdim. Bu arkadaş beni tanımadığını söylüyor. Hayır, beni çok iyi tanıyor. Bir sürü ortak arkadaşımız var. Dosyada o kadar çok yalan söylemiş ki!
Beni bu kişiyle Abdurrahman Tutdere tanıştırmadı. Ben kimseden rüşvet almadım, rüşvete aracılık da etmedim. Tüm değerlerim üzerine yemin ediyorum. Ben kimseye ihale vermedim. 1,5 yıl içerisinde o firmaya ve bağlantılı firmaya ihale vermedim. Yıllardır belediyede çalışıyorum, hakkımda açılmış hiçbir soruşturma dava yok, ilk defa böyle bir durum yaşıyorum. Halka hizmet etmek bizim için çok önemliydi. Tahliyemi istiyorum.” diye konuştu.
CEYHAN BELEDİYE BAŞKANI BERAATİNİ İSTEDİ
Tutuklu sanık Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar savunmasında öncelikle tahliyesini ve beraatini istediğini söyledi.
Aydar, “Aziz İhsan Aktaş belediyeden yakınlarının alacağı olduğu için rüşvet verdiğini iddia etmiştir. Bu kişi ile yakınlarının benim dönemimde belediyeden aldığı hiçbir ihale yoktur. Devam eden ihale süreçleri yenilenmemişti. Usulüne uygun ödeme yapılmıştır. Özel ödemeler yapılmamıştır. Aktaş fiyatı 4 milyon olan daireyi 20 milyona aldığını söyleyerek rüşvet verdiğini iddia etmiştir. Ancak akrabalarının şirketinin belediyeden alacağı 1,5 milyondu. Bir insan 1,5 milyon alacağı için 20 milyon verir mi?” dedi.
Aziz İhsan Aktaş’ın babasıyla ticaret ilişkisi olduğunu anlatan Aydar, “Türkiye’de ticaret yapmak suç değildir. Dediği gibi 4 milyonluk daireyi 20 milyona almış olsaydı bu suç olurdu. Ben babamın hiçbir ticaretine karışmadım. Babam Aziz İhsan Aktaş ile sadece ticaret yapmıştır. Aziz İhsan Aktaş uygun bedellerle yapılan bu ticaretin kazanan tarafıdır. Aktaş’a 2 adet daire bir araba satılıyor. Toplam değeri 22 milyon. O dönem tarihiyle Aktaş 20 milyon ödediğini iddia ediyor. Zaten bu dairelerin fiyatı bu. İddia edildiği gibi hiçbir şey ederinden fazlaya satılmamıştı. Aktaş’ın daha 2 milyon daha ödemesi gerekiyor, daha mallarının bedelini vermeyen kişiden ne rüşveti alındığı iddia ediliyor. Suçsuzum ben, belediye başkanıyım, bu ülkeden kovsalar da gitmem. Tahliyemi istiyorum.” dedi.
SEYHAN BELEDİYE BAŞKANI KENDİSİNİ BU SÖZLERLE SAVUNDU
Tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin savunmasında, “Şu an karşınızda belediye başkanı olarak değil, bir hukukçu olarak bulunuyorum. Dün akşam koğuşa gidice kadın mahkum arkadaşlarım 400 yıl hapis cezasıyla yargılanan Aziz İhsan Aktaş'ın korumalarla geldiğini söylediler. Gözümden bir damla yaş geldi. 3 oğlum arkada beni izliyor, 3 evlat yetiştirdim ben. Onlara tek bırakacağım onurumdu.” dedi.
Tekin savunmasının devamında şunları anlattı, “Aziz İhsan Aktaş’ın etkin pişmanlıktan hesaplaşmaya, iftiraya, ispiyonlamaya giden ifadelerini tartışacağız sanıyorum 20 gün boyunca. Aziz İhsan Aktaş bu etkin pişmanlık müessesini benimle ve Seyhan Belediyesiyle hesaplaşma aracı olarak kullandı. Eşimi (tutuklu sanık Celal Tekin) de dahil etti. Aziz İhsan, 19 Temmuz'da rüşvet verdiğini söylüyor. Ben daha 3 aylık belediye başkanıyım. Seyhan benden hizmet bekliyor. Bütün hizmeti, işi bıraktım Aziz İhsan'la böyle bir işe mi girdim? Bir iş alanı ellerinden alınmış, bu husumetin nerden kaynaklandığını sormanın bir gereği yok. Ben rüşvet aldığım için değil, rüşvet almadığım için buradayım. Ben onların istediği düzene uysaydım, şu anda burada olmazdım. Tahliye olacağıma ve göreve döneceğime inanıyorum. 14 ay boyunca ne yaptıysam devam edeceğim. Çocuklarım, ailem ve toplumun tüm gençleri için yapacağım." dedi.
Eşi Celal Tekin'in avukat olduğunu ve Adana'nın en büyük ofislerinin birinin sahibi olduğunu ifade eden Tekin, “İddianamede eşim benim "çantacım” gibi anlatılmış, eşime hakaret ediliyor.” dedi.
MAHKEME BAŞKANININ SORUSUNA YANIT
Mahkeme başkanının, Aktaş'ın, Celal Tekin'e 1 milyon dolar parayı elden verdiğine ve 75 milyon hak ediş ödemesi yaptığına ilişkin iddiayı sorması üzerine Tekin, talimatının olmadığını ve belediyede tüm hizmetlerin kurallara uygun yapıldığını söyledi.
“SÜREKLİ ARIYORDU”
Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in eşi tutuklu sanık Celal Tekin 35 yıldır hukukçu olduğunu ve Adana’da ofisi bulunduğunu belirterek, “Benim belediyede bir görevim yok. Belediye işleriyle ilgilenmedim. Talebi olanları belediyeye yönlendiririm. Eşimle iş yaşamımızda ortak bir ofiste çalışmadık. Birbirimizin alanlarına hiç müdahale etmedik. Aziz İhsan Aktaş’ı öncesinde tanımam, kendisi birilerini araya sokarak eşimle tanışmak istemiştir. Tanışamayınca benimle tanışmak istedi. Araya girenler sonrası kendisiyle tanıştım. Bana yakınlarının belediyeden alacağı olduğunu söyledi. Ben de kendisini belediyenin ilgili bölümüne yönlendirdim. Sonrasında defalarca aynı konuda kendisi bana ulaşmaya çalıştı. Ben de kendisine borcun eşim Oya hanımın şahsi borcu olmadığını belediyeye ait olduğunu söyledim. Aktaş arayıp sürekli görüşme talebinde bulunuyordu. Eşime tehdit boyuna varan söylemleri vardı. Ben de kabul ettim. Ailemi korumak, kollamak zorundaydım. Aktaş’a 17’sinde Ankara’da olacağımı, görüşebileceğimizi söyledim. Kendisiyle kısa bir süre görüştük. Kendisi şirketlerinin batma, sabrının taşma aşamasına geldiğini söyledi. Savcılık, bu görüşmeyi bambaşka yöne çekerek eşimin ilgisi olmayan görüşmeden hem anlaşma hem para alma sonucuna ulaşmıştır. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum." dedi.
ERKEKSİ DUYGULARIMLA HAREKET ETTİM
Aziz İhsan Aktaş’ın avukatı sanık Celal Tekin’e, “Bu kadar tehdit varken, emniyete neden intikal ettirmediniz?” diye sordu. Tekin, “Adana’nın yapısını bilmeniz gerek, ben de erkeksi duygularımla hareket ederek yüz yüze görüştüm kendisiyle, daha da ileri gitseydi savcılığa intikal ettirirdim.” dedi.
“BU YÜZDEN BURADASIN DİYORLAR BANA”
Tutuklu sanık Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar savunmasında, bu günlere nasıl geldiğini anlatarak çalıştığı her yerde devlete kendini adamış bir insan olduğunu ve hep doğru, düzgün ve işine kendini adayan insanlarla çalışmayı tercih ettiğini söyledi.
Karalar, “Seyhan Belediye Başkanı olduğumda orada çalışan bir temizlik şirketi vardı. Baki Nugay'ın şirketi. Belediyede yapılmayan o kadar önemli işler yaptık ki iki sene sonra herkes 'Zeydan Karalar Adana Belediye Başkanı olsun' dedi. Temizlik şirketinin de hakkını yememek lazım. O kadar güzel temizlik yaptılar ki. 2019'da büyükşehir belediye başkanı oldum. Bir baktım felaket, belediye harbiden batmış. Borç gelirin 4 katı. O günkü parayla borç 836 milyon dolardı. Biz pandemi ve depreme rağmen 5 yılda çok önemli görevler yaptık. 350 bin haciz dosyasının tamamını kapattık. 836 milyon dolardan aldığımız borcu 200 milyon doların altına düşürdük. Belediyenin artık borçtan 4-5 kat daha fazla geliri var. Başarılarımız bizi şu anda Türkiye’de çok farklı noktalara getirdi. Bu yüzden buradasın diyorlar bana.”
“15 Ocak 2025'te gözaltına alınan Baki Nugay, emniyet ve savcılık ifadesinde, ‘Ben rüşvete aracılık etmedim, rüşvet almadım. Aziz İhsan Aktaş benim ortağım değildi' diyor. Bu nedense Türkiye'nin gözünden kaçtı. Aktaş, Seyhan Belediyesi'nden ihale almadı, açık ihale… Girse kazanırsa alırdı. Aktaş'ın ortak olduğu şirketler Seyhan Belediyesi döneminde bizle çalışmadı, çalışamadı, imkan olmadı. Ama ben nedense Aziz İhsan Aktaş'ın dosyasındayım. İsnat edilen suç 2019 seçimlerinden önce. Ben neden buraya bağlandım. Ben Adanalıyım Silivri’de ne işim var. Biz Adanalı olarak direkt yüce Allah’a bağlıyız.” dedi.
ZEYDAN KARALAR: 7 AYDIR TUTUKLUYUM
Aziz İhsan Aktaş’ın etkin pişmanlıktan faydalanarak tahliye olmasının ardından Nugay'ın da tutukluluktan kurtulmak için ifade verdiğini belirten Karalar, “Beni tutuklamak için birileri özel bir gayret göstermiş. Baki Nugay’ın ifadelerinden dolayı buradayım. Benimle ilgili başka hiçbir delil yok. Başka hiçbir delil olmamasın rağmen 7 aydır tutukluyum. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Ben yargılanmaktan korkan biri değilim, buradaki kimse değil. Bizim istediğimiz tutuksuz yargılanmak. Benim tutuklu olmam, Adana’yı, ailemi ve sevenlerimi cezalandırmaktır. Kapanacak çok yara vardı, bunlardan mahrum bıraktılar Adana’yı. Yargılandığım bu dava inanıyorum ki ileride hukuk fakültelerinde ders olarak okutulacak. Netice olarak suçsuzum, beraatimi ve tahliyemi istiyorum.” dedi.
“TEK BİR GÖRÜNTÜ DAHİ ÇIKARSA KİMSEYİ ALMAYACAĞIM”
Zeydan Karalar’ın ifadesinin ardından mahkeme başkanı duruşmayı bitirdiğini, yarın devam edeceğini ve izleyici almayacağını söyledi. Bunun üzerine avukatlar ve partililer tepki gösterdi. Mahkeme başkanı da bunun üzerine, “Sakinliğimi koruyorum kaç gündür, üslubunuza dikkat edin, bana öyle başkan diyemezsiniz. Kaç gündür uyarmama rağmen basında görüntüler çıkıyor. Özel hayatın gizliliğini de ihlal ediyorsunuz. İyi niyetimizi suistimal ediyorsunuz sürekli. Bir kişi de yapsa 100 kişi de yapsa aynı. Sanıkların da zararına bu, bize zararı yok biz işimize her türlü devam ediyoruz. Burada canlı yayın bile yapıldı. Bu görüntü olayı çok fazla.” dedi.
İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik araya girerek, “Görüntü çıkmamasını biz sağlayacağız. Biraz daha müsaade edin.” dedi. Başkan da, “Siz kendi aranızda çözün bu meseleyi. Bundan sonra 1 tane bile görüntü çıkarsa kim olursa olsun duruşmaya alınmayacak. Bizim de özel hayatımız var, bizi de çekip yayınlıyorlar. Sizden sözü aldık. Bundan sonra tek bir görüntü çıkarsa, duruşmaya kimseyi almayacağım.” dedi.
SES VE GÖRÜNTÜ KAYDI ALINMASINA SORUŞTURMA
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılaması başlayan 2025/364 esas sayılı dosyanın, Marmara Ceza İnfaz Kurumlarındaki 1 nolu duruşma salonunda görülen bugünkü duruşması esnasında çekildiği anlaşılan görüntünün, sosyal medya hesapları aracılığıyla paylaşıldığının anlaşıldığı belirtildi.
Kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan ve sosyal medya hesaplarında paylaşarak nakleden kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 286'ncı maddesi kapsamında resen soruşturma başlatıldığı kaydedilen açıklamada, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne fiil ve fail tespitine yönelik talimat verildiği bildirildi.
