Güncelleme Tarihi:

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda yapılan duruşmaya, görevden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın arasında olduğu tutuklu sanıklar ve suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Aziz İhsan Aktaş’ın arasında bulunduğu tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.
Ayrıca, CHP’li bazı başkan yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları, parti yöneticileri, partililer ve sanık yakınları izleyici olarak duruşmaya katıldı. Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.
“13 AYDIR TUTUKLUYUM”
Duruşmaya sanık savunmalarının alınmasıyla devam edildi. Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık İbrahim Halil Çalış, “Niyet okuma hukukta var mıdır bilmiyorum Başkanım. Savcılık niyet okumaya çalışmış. Bir insanın niyetini okumaya çalışıyorsanız onu tanımanız gerekiyor. Bu niyet okumlar yüzünden 13 aydır tutukluyum.”
“Belediye başkan yardımcılığı görevime geldiğimde belediyenin onlarca müteahhidi beni arayarak ‘hayırlı olsun’ dedi. İddianamede, Aziz İhsan Aktaş'la aramda 35 saniyelik bir telefon konuşması olduğu yer alıyor. Aktaş da belediyeyle çalışan bir müteahhit ve o dönem beni arayarak ‘hayırlı olsun’ dedi, görüşmemin süresinden de anlayabilirsiniz bunu.
“ELEKTRONİK OLARAK GELDİ, İMZALADIM GÖNDERDİM”
“En çok şaşkınlık duyduğum ise özel belgede sahtecilik isnadı. Bu kadar kolay olmamalıydı sahtekarlıkla suçlamak. Ben hayatım boyunca onurumla yaşadım. Ben bir tane belge imzaladım. Bırakın özeli, resmisini dahi görmedim. Elektronik olarak geldi, imzaladım gönderdim. Resmisini görmeden ne özel belgede sahteciliği? Bunu reddediyorum. İmzam alınsın laboratuvara gönderilsin. O imza bana aitse eşimin, çocuklarımın, dostlarımın yüzüne bakamayacak duruma gelirim zaten, en büyük ceza budur. Ama o imza benim değil. Çok şükür ben eşimin, çocuklarımın, dostlarımın yüzüne bakabiliyorum. 80 yaşındaki annem, eşim, çocuklarım cezaevi kapılarında perişan oldu. Burada haksız yere tutuklanmış ve hayatı riske atılmış biri var karşınızda, hiçbir suçlamanızı da kabul etmiyorum” diye konuştu.
Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü tutuklu sanık Mehmet Şimşek, “İhaleye fesat karıştırmakla suçlandığı ihalelerde bir suç işlemediğini belirtti. Şimşek, “İhalede imzası bulunanların bir kısmı cezaevindeyken, bir kısmı görevinin başında” diyerek duruma tepki gösterdi. Oğlunun okula yeni başladığını söyleyen Şimşek, “Oğlum okulda öğrenip çektiği çizgilerle babasının şafağını sayıyor. Bir baba olduğumu, bir ailem olduğunu, bir dosya numarasından oluşmadığımı ve bir suç işlemediğimi bilmenizi isterim. Ben bir suça karışmadım, etik ilkelerine aykırı bir işin içinde olmadım” dedi.
AHMET ÖZER SORUSU
Esenyurt Belediyesi İhale Komisyonunda mali üye olarak görevli tutuklu sanık Mert Çelik, “Üzerime atılı suçlama ile ilgili bir kanıt bulunamamıştır. Belediyenin yaptığı ihaleler hakkında bilgim yoktur. Soruşturma aşamasında bana Ahmet Özer ile ilgili bir soru sorulmuştu. ‘Ahmet Özer Kürt olduğu için ihaleleri Kürtlere mi veriyor?’ diye sorulmuştu. Ben bunun doğru olmadığını, ihalelerin herkese açık olduğunu söylemiştim. Ancak iddianamede ifademin değiştirildiğini gördüm. Bunun düzeltilmesini rica ediyorum.” dedi.
Savunmanın ardından söz alan Ahmet Özer’in avukatı Hüseyin Ersöz, Çelik’e, “İfadeniz sırasında Ahmet Özer ile ilgili yönlendirme ya da telkinle karşı karşıya kaldınız mı?” diye sordu. Çelik bu soruya, “Yönlendirici olarak bir tek o soru geldi. Böyle bir ifade vermemiştim, iddianameyi görünce şaşırdım” şeklinde karşılık verdi.
‘Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü’ 28 No’lu ihaleyi anlattı