Güncelleme Tarihi:

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda yapılan duruşmaya, görevden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın arasında olduğu tutuklu sanıklar ve suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Aziz İhsan Aktaş’ın arasında bulunduğu tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı. Cezaevinde açık görüş günü olduğu için aralarında Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın bulunduğu bazı tutuklular duruşmaya katılmadı. Ayrıca, CHP’li bazı başkan yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları, parti yöneticileri, partililer ve sanık yakınları izleyici olarak duruşmaya katıldı. Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.
TAHLİYESİNİ İSTEDİ
Rıza Akpolat’ın kayınbiraderi tutuklu sanık Kazım Gökhan Yankılıç savunmasında, “İddianamede sanki Rıza Akpolat öncesinde hayatımız yokmuş gibi anlatılıyor. Sanki biz hiç tatile gitmemişiz Rıza Akpolat öncesinde, bu bakış açısı da benim ve ailemin onurunu, gurunu kırmaktadır. Eşimle çocuk sahibi olmayı arzu ediyorduk. Nasip olmamıştı. Gözaltına alınmadan önce eşim bana müjdeli haberi verdi. 1 gün sonra da gözaltına alındım. Bu süreç içerisinde eşim yaşadığı stresten düşük yaptı, çocuğumuzu kaybettik. Yaşadığımız acının telafisi olmayacak. 8 aydır tutukluyum. Bu süreçte eşime de destek olamadım. Sizden tahliyeme karar vermenizi, ailemin yanında olmamı sağlamanızı talep ediyorum.” dedi. Yankılıç kaybettiği bebeğinden bahsederken gözyaşlarına hakim olamadı.
Rıza Akpolat’ın şoförü tutuklu sanık Mehmet Ataş savunmasında, “İddianamede yer alan para transferlerinin hepsi Rıza Akpolat’ın kişisel ödemeleridir. Benim şahsi ödemelerim değildir. Bu harcamaların hangi amaçla yapıldığını, nereye yapıldığını benim bilmem söz konusu değildir, sorgulamam da söz konusu değildir. Rıza Akpolat’ın talimatlarıyla elden ödemeler de gerçekleştirdim. Hepsinden Rıza Akpolat’ın haberi vardı. Yeşim Akpolat’ın isteği ve talepleri doğrultusunda ödemeler de yapıyorduk. Benim bu sistemin içerisinde diğer arkadaşlarımdan bir farkım yoktur. Ben belediyede çalışan bir işçiyim. Verilen talimatları yerine getirdim. Sadece şoför olmamın, verilen talimatları yerine getirmemin bedelini ödüyorum.” diye konuştu.
RIZA AKPOLAT'IN SAVUNMASINA DEVAM EDİLDİ
Görevden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat savunmasında, “Ben, Beşiktaş halkının iradesiyle iki dönem üst üste, her iki seçimde de rekor oylarla seçilerek göreve getirilmiş bir belediye başkanıyım. Fakat gelinen noktada, karşınızda bu iradeyi temsil eden bir siyasetçi olarak değil; bir yılı aşkın süredir özgürlüğünden mahrum bırakılmış bir yurttaş olarak bulunuyorum. Hakkımda, örgüt üyeliği, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi son derece ağır suçlamalar ileri sürülmektedir.”
“Hakkında gizlilik kararı bulunan bir dosyada, soruşturma henüz devam ederken savunma dilekçelerimi oluşturmak için avukatlarım bile son derece az belgeye ulaşabilirken, dosya içeriği basına sızdırılması suretiyle şahsım kamuoyu önünde peşinen suçlu ilan edildi, linç edildi ve itibarsızlaştırıldı. Aynı dosyada “örgüt lideri” olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş yüzlerce yıl hapis istemiyle yargılanmasına rağmen serbest bırakılması, buna karşılık benim bir yılı aşkın süredir cezaevinde tutulmam ise, henüz yargılama yapılmadan fiilen ve peşinen cezalandırıldığım gerçeğinin en somut göstergesi hâline geldi.”
“Bu süreçte ailelerimiz hedef alındı, itibarsızlaştırıldı, hukuka uygun olmayan yöntemlerle evler arandı, gözaltılar gerçekleştirildi, aile bireylerim tutuklandı. Biz bunları hak edecek ne yaptık? Bu yaşananların hesabını kim verecektir? Biz, ailelerin üzerine gidilmemesi gerektiğini, bu topraklarda yaşıyorsak çok iyi bilmemiz gerekiyor.” diye konuştu.
CONSENT 24 AÇIKLAMASI
Soruşturmaya konu “Consent 24” isimli tekneyle ilgili konuşan Akpolat, “Aylarca TV’lerde benim olduğu iddia edilen tekne konuşuldu. Ya sorsaydınız söylerdim, balayına gittim o tekneyle. Hayatımda ben 3 defa tekneye binmişimdir. Biri de en son yaptığım tatilde bindiğim tekne, lanet olsun keşke binmeseydim. Adamın teknesine de el koydular.” dedi.
Soruşturmanın itirafçı beyanlarıyla şekillendiğini ve kendisinin itirafçı beyanları yüzünden burada olduğunu belirten Akpolat, “Önce mal varlığıyla, şirketleriyle ve tabii ki bizim bilmediğimiz birçok sayıda tehdit edilen Aziz İhsan Aktaş itirafçı olmuştur. 13 Ocak’tan Mayıs başına kadar hiçbir beyanda bulunmazken bir anda konkordato uzatma talebi karşılanmayacağı ve temiz eller operasyonu haberleriyle tavır değiştirmiştir. 12 Ocak gecesine kadar kimsenin tanımadığı, kamudan yüzlerce ihale alan bir iş insanı bir anda suç örgütü liderine dönüşmüştür. O güne kadar iş yaptığı kurumlarda yaptığı bir aksaklık gündeme gelmemiş, yapılan tüm denetimlerde herhangi bir bulguya rastlanmamışken bir anda her şey tersine dönmüştür.” dedi. Aktaş kendisi hakkında ifade veren diğer itirafçıların da bu beyanlarını tehdit altında verdiğini anlattı.
Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya gözaltında