Aynı hayalin peşindeler

Aynı hayalin peşindeler

Avrupa Şampiyonası’nda altın madalya alan Ritmik Cimnastik Grup Milli Takımımız göğsümüzü kabarttı. Aynı heyecanı duyup aynı hayallerinin peşinden giden ve asla vazgeçmeyen kızlar, inancın, azmin ve mücadelinin simgesi oldular. İşte altın çağını yaşayan Türk cimnastiğinin ALTIN KIZLARI...

Haberin Devamı

Son dönemde, Ümit Şamiloğlu’nun Dünya Kupası’nda, İbrahim Çolak’ın Dünya şampiyonasında zirveye çıktığını hatırlatan Türkiye Cimnastik Federasyonu Başkanı Suat Çelen “Kadın sporcularımız 4 yıllık emeğin karşılığını almanın haklı gururunu bize yaşattı. Bu başarı azmin, çalışmanın, planlamanın, mücadelenin ve sabrın sonucu. Türk cimnastiği çağ atladı” diye konuştu.

BAŞARININ ANAHTARI

İyi bir aile olmanın, ekip ruhu içinde hareket etmenin başarının anahtarı olduğunu dile getiren Çelen, şöyle devam etti: “Göreve geldiğimizde geniş çaplı bir çalışma başlattık. 81 ilde cimmnastik antrenörlerinin olmasını zorunlu tuttuk. 1000 olan lisanslı sporcu sayımızı 100 binlere ulaştırdık. Benim bu sporun içinden geliyor olmam büyük avantaj. Neler yapılması gerektiğini çok iyi biliyorum ve sporcuların dilinden çok iyi anlıyorum. Şimdi çocuklar ne istediğini, başarıya giden yolun ne olduğunu çok iyi biliyor.

HEDEFİMİZ OLİMPİYATLAR

Haberin Devamı

Tüm velilerin 3 yaşından itibaren en az bir yıl süreyle çocuklarını cimnastiğe göndermesini öneriyorum. 8 yıl önce göreve geldiğimizde başarı için önce camiayı sonra da aileleri inandırdık. Önümüzdeki hedef, olimpiyatlar. Türk cimnastiği altın çağını yaşıyor. Olimpik olan tüm cimnastik disiplinlerinde olimpiyata gitmek ve uluslararası organizasyonlarda madalyaya aday ülke olarak gösterilmek en büyük hedefimiz.”

ENERJİMİ ATAYIM DİYE BAŞLATMIŞLAR

Eda Aşar (17): “5 yaşında cimnastikle tanıştım. Küçükken çok hareketliymişim. Ailem spora verelim enerjisini orada atsın diye düşünmüş. Her sporun zorluğu var ancak cimnastik daha uzun süreli bir çalışmayı gerektiriyor. Ankara’da Özel Ayşe Abla Okulları’nda okuyorum. Çok iyi arkadaşız ve sahip olduğumuz takım ruhu bizi başarıya götürüyor. Kamp döneminde hep beraberiz ve aynı şeyleri yapmak zorundayız. Yarışma anında birbirimizin gözüne bakarak, hiç konuşmadan ne yapmamız gerektiğini çok iyi anlıyoruz. Sonuç açıklanınca ilk sözümüz ‘İşte bu’ oldu.”

ABLAMIN ANTRENÖRÜ BENİ KEŞFETTİ

Peri Berker (17): “Ablam da cimnastik yapıyordu, ben de onun sayesinde 4 yaşında bu spora başladım. Ablamın antrenörü, beni de görmek istediğini söyleyince çalışmalara katıldım. Ben de ışık gördüklerini söylediler ve böylece benim hikâyem başladı. İyi ki bu sporu yapıyorum. Özel Ankara Maya Anadolu Lisesi’nde okuyorum. Bizim elde ettiğimiz bu başarının ardından, cimnastiğe olan ilginin daha da artacağına inanıyorum. Güçlü rakipleri geride bıraktık. Sonuç açıklanırken hepimizin kalbi aynı heyecanla atıyordu ve bir an duracak sandık.”

KARANTİNADA BİLE ÇALIŞMAYI BIRAKMADIK

Haberin Devamı

Duygu Doğan (20): “8 yaşında cimnastikle ilgilenmeye başladım. Bu ekibin de yaş olarak en büyüğü ve kaptanı benim. Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Spor Öğretmenliği Bölümü’nde okuyorum. Salgın sürecinde sıkıntılar yaşadık ancak başarılı olacağımıza inanıyorduk. 2 ay karantinada kaldık. Çalışmalarımızı evde sürdürdük. Sonra özel izinle salonda antrenman yapmaya başladık. Cimnastik branşı büyük emek, zaman ve sabır istiyor.”

CİMNASTİKÇİ OLMAK ÇOCUKLUK HAYALİMDİ

Nil Karabina (17): “4 yaşında ODTÜ cimnastik Kulübü’nde başladım. Küçüklükten beri hayalimdi. Haftanın 6 günü, günde 7-8 saat çalışıyoruz. Zorlandığımız zamanlar oluyor ancak fedakarlık yapmamız gerektiğini biliyoruz. Ankara Betül Can Anadolu Lisesi’nde okuyorum. Elde ettiğimiz bu sonuç, hem benim, hem ailem hem de antrenörlerim için büyük bir gurur kaynağı oldu. Sonuç açıklanırken, birbirimize baktık ve ‘Sonunda emeklerime değdi’ dedim.”