GeriGündem Avrupa'daki Akkuyu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Avrupa'daki Akkuyu

Halen 443 nükleer enerji santralinin bulunduğu dünyada, santral yanlısı ve karşıtlarının katıldığı tartışma, Mersin'de kurulması planlanan Akkuyu Nükleer Enerji Santrali ile birlikte Türkiye'de de alevlendi. Bu santralin intihardan başka bir şey olmadığını, diğer enerji kaynaklarına yönelmek gerektiğini savunan çevreciler ve bazı bilim insanları, santrallerden çok, bu reaktörlerde elektrik üretimi için yakıt olarak kullanılan uranyum atıklarına dikkat çekiyorlar. Binlerce yıl radyasyon yayacaklarını anlatıyorlar. Akkuyu için en düşük teklifi veren ve iddialı olan Alman Siemens ile Fransız Framatome şirketlerinin oluşturduğu Nuclear Power International (NPI) ise Almanya ve Fransa'daki nükleer santral ile reaktör, buhar trübünü, jeneratör üreten tesislerinin kapısını gazetecilere açtı. Almanya'da halen 19 nükleer santralde 22 bin megawatlık güçle elektrik gereksiniminin üçte birini karşılayan Siemens'in Nükleer Güç Grubu Başkanı Wulf Bürkle, dünya nüfusu ile birlikte enerji ihtiyacının giderek büyüdüğünü; gelişen teknolojinin bu dalda üretimi zorunlu hale getirdiğini savunuyor.

Bazı farklılıklarla Akkuyu'nun Almanya'daki benzeri olacak Nürnberg yakınlarındaki Erlangen kentindeyiz. Özel izinle ve giysilerle birkaç güvenlik noktasından sonra içine girilebilen Nectar santralinde, reaktörün iki metre yakınındayız. İki üniteden oluşan santralin reaktör bölümünde gözümüz, bize daha önce verilen radyasyon ölçüm aletine takılıyor sürekli. Ancak, her insanın yaşamını sürdürmesi için bir miktar radyasyon taşıdığı, göstergedeki rakam için hiçbir endişeye gerek olmadığı anlatılıyor.

Santral içinde çalışanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Çünkü insan gücüyle yapılabilecek hiçbir şey yok. Her şey sıvı bir karışım içerisindeki uzun çelik tüplerde olup bitiyor. Bir bölümü zenginleştirilmiş olmak üzere uranyumla dolu olan su içerisindeki tüplerde atomların bölünmesi ile açığa çıkan 330 derecelik sıcaklık, bunların hemen üzerindeki suyu ısıtıyor. Su, basınçlı ortamda bulunduğu için buharlaşamıyor. Ancak, üst bölümdeki suyu buharlaştırıp, buhar türbinlerine aktarıyor. Basınçlı buhar borularla türbinleri çevirip ev ve sanayi ile trenler için elektrik üretiyor.

Nectar'daki tesis yılda 8 bin 760 saat çalışıyor ve yılda 2-3 haftalığına bakıma alınıyor. Nükleer enerji miktarı planlananın üzerine çıktığı anda otomatik olarak fren sistemleri devreye girecek özelliğe sahip. Almanya'da geçmişte kurulan nükleer santrallerin dördü ekonomik olmadığı gerekçesiyle kapatılmış durumda. Halen enerji üreten 19 santralin dışında iki santralden biri eyalet yönetiminin karşı çıkması, diğeri gerekli prosedürü yerine getirmediği için faaliyette değil.

ATIK BELASI

Dünyadaki kombine çevrimli santrallerde yüzde 58'lik randımanı bulunan Siemens'e göre nükleer enerjiye yönelmemek veya bundan kaçınmak imkansız. İstatistikler, dünya nüfusunun her beş günde bir 1 milyon 250 bin arttığını, halen altı milyara yaklaşan nüfusun 2000 yılı ile birlikte sekiz milyara ulaşacağını gösteriyor. Dünya nüfusunun önemli bir bölümü enerji tüketimi evrensel ortalamasının altında bulunurken, bir milyardan fazla insan elektrik alamıyor. Doğal kaynakların sınırlı oluşu, karbondioksit gazlarının atmosfere sera etkisi yaratması nedeniyle ve bu kirliliğin önüne geçebilmek için verimli kaynaklar gerek. Güneş ve rüzgâr enerjilerinin dünyadaki binde dörtlük payı oldukça yetersiz kalıyor. Reaktörler için gerekli kömür ve diğer fosil yakıt fiyatlarının sürekli artması ancak nükleer santrallerde kullanılan uranyumun sabit fiyatta kalması bu santrallerin cazibesine katkı sağlıyor.

Çevrecilerin büyük tepkisine neden olan nükleer santralde kullanılan radyoaktif atık, 5-7 yıl süreyle reaktörün içindeki su dolu havuzda soğutularak bekletiliyor. Daha sonra ‘Castor’ denilen, 40 santimetre kalınlığındaki çelik varile konuluyor, Almanya ve Fransa'da kullanılmayan kömür ocaklarında 10 metre kalınlığında duvarlar altına gömülüyor.

Akkuyu'da planlanan santralin çalıştırılması için yılda 30 ton zenginleştirilmiş uranyuma ihtiyaç duyulacak. Buradan yılda 160 metreküp kısa, 55 metreküp uzun ömürlü atık çıkacak. Reaktördeki yakıt 44 çubuğunun içerisinde konulacak 30 ton uranyumun yüzde dördünün Fransa'da zenginleştirilmesi planlanmış. Kısa ömürlü atıkların yok olması için 40, uzun ömürlüler için de binlerce yıllık tehlike bulunması tüm endişelerin odak noktasını oluşturuyor. NPI, atmosfere bırakılacak gaz miktarının kömürde binde yedi olmasına rağmen nükleer santrallerde 1 miliSV olduğunu öne sürüyor.

Almanya'da nükleer santrallerin kurulması ve işletilmesinde yetki eyalet yönetimlerinin elinde bulunuyor. Orta büyüklükteki bir reaktörün yıllık denetimden geçmesi için 30-50 kişiden oluşan bir bağımsız müfettiş grubu görev yapıyor. Yılda bir kez yapılması gereken denetimin gideri dokuz milyon mark. Bu parayı zorunlu olarak şirketler ödüyor. Reaktörlerin çevresi giderek büyüyen halkalara benzeyen kontrol istasyonu ağı ile örülü. Sürekli radyasyon ölçümü yapılıyor. Bunun yanısıra süt, toprak, yiyecek ve gaz örnekleri inceleniyor.

ANINDA MÜDAHALE

Eyaletlerdeki denetim komisyonu bilgisayar verilerini incelerken limitlerin aşılması halinde anında müdahalede bulunuyor. Viyana'daki Uluslararası Atom Endüstrisi Kurumu standartlarına göre, altı ayrı kategorideki aksaklıklar anında bildirilmek zorunda. Bu kategorilerin ilk üçü çevreye zarar vermeyen üretimle ilgili, diğerleri ise reaktör dışı ölçümleri gerektiriyor. Türk gazetecilere açılan Nectar'da son üç yılda hiç arıza olmamış, daha önceki dönemde birkaç günde giderilebilen arızalar saptanmış. Ayrıca bilgisayar sistemi sayesinde isteyenler radyasyon verileri konusunda anında bilgilendiriliyor. Almanya'daki nükleer atıkların imhası için yılda 302 milyon mark harcanıyor.

Ne olacak?

Akkuyu Nükleer Enerji Santralı'nın, Silifke'nin 43 kilometre batısında ve Mersin-Antalya Karayolu'nun beş kilometre güneyindeki koyda bulunan Büyükeceli Köyü yakınında kurulması planlandı. Toplam 170 hektarlık alanda kurulmak istenen santralin gücü 600 MW olacak. Silifke ve ilçelerinde yaşayan vatandaşlar, santralin yapımına, çevreye zarar vereceğini, doğayı öldüreceğini söyleyerek şiddetle karşı çıkıyorlar. Çevreci kuruluşlar da bu görüşü destekliyor. Silifke Belediye Başkanı, ANAP'lı Kemal Güdül, nükleer santrale başlangıçta karşı çıkmıştı. Ancak son dönemde Türkiye'de enerji açığının kapatılması için gerekli olduğunu savunmaya başladı. CHP İçel Milletvekili Fikri Sağlar ise, ‘‘Akkuyu Nükleer Santralı enerji değil, doğanın ölümünü, yıkımı üretecektir’’ diyerek tepkisini ortaya koydu.

Neden ucuz?

Almanya ve Fransa'da neden yeni nükleer enerji santralleri kurulmadığına ilişkin sorularımıza NPI yöneticileri ağız birliği etmişçesine, ‘‘Ülkede yeterince enerji var. Yenisine ihtiyaç yok’’ yanıtını veriyor. Yine de çevreciler ile sosyal demokrat yönetimlerin bunda etkili olduğunu gizleyemiyorlar.

NPI Enerji Grup Başkanı Wulf Bürkle, gelecekte enerji santralleri için tek geçerli yakıtın uranyum olduğunu, fiyatının uzun süreden bu yana sabit olduğunu vurguladı. Bürkle, TEAŞ'a verdikleri teklifte kilowat-saat başına 2.5-2.8 centlik maliyetin öngörüldüğünü, dağıtım ve şebeke giderleri, vergiler ve kâr payı ile birlikte elektrik fiyatının belirleneceğini, 30 yıl içerisinde tüm tesisin maliyetini karşılayacağını anlattı.

Hesaplamalara göre kilowat-saat elektriğin cent maliyetleri güneş enerjisinde 60-70, rüzgarda 6-10, doğalgazda 4.90, kömürde 4.80, nükleer santrallerde 3.7.






Kripto Para Piyasaları için Bigpara

Kripto Para Piyasaları için Bigpara

False