GeriGündem Atina'da derin devlet aklanıyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Atina'da derin devlet aklanıyor

Abdullah Öcalan'ın Yunan makamları tarafından kaçırılması ile ilgili davalarda yargılanan şahıslar bir bir aklanıyor. Suçluların Yunan parlamentosunda aklanmasından sonra mahkemedeki davalar kapatıldı ve sonunda bütün suç 2 Kürt korumayla bir emekli subaya yüklendi. Yunan basını Öcalan'ı Yunanistan'a getiren bakanlar, milletvekilleri ve

istihbarat görevlilerinin aklanmasına sert tepki verdi.

Yunanistan, Öcalan davasının suçlularını tümüyle tarihe gömüyor. PKK lideri Abdullah Öcalan'ın Kenya'daki Yunan Büyükelçiliği'nde saklandığının ortaya çıkışıyla patlayan ve Yunanistan'ın uluslararası alanda itibarını sarsıp, büyük siyasi çalkantılara yol açtığı olay tamamen kapatılıyor.

Olayın siyasi sorumlularının Yunan parlamentosunda aklanmasının ardından dün de bir yıl önce haklarında dava açılan 25 kişiden 22'si ‘‘kasıt bulunmadığı ve delil yetersizliği’’ gerekçesiyle beraat etti. Geriye bütün olayın sorumlusu ve suçlusu olarak sadece Öcalan'ın 2 kürt korumasıyla, Moskova'ya giderek Öcalan'ı Atina'ya getiren emekli subay Andonis Naksakis kaldı.

Ağır ceza mahkemesinde görülen dava ‘‘ülke ve uluslararası barışı’’ tehdit suçundan çıkartılıp, hafiflettildi. Savcı, yeni dava dosyasında 3 kişi aleyhinde sadece ‘‘yasa dışı yollarda bir kişiyi ülkeye sokmak’’ suçundan dava açtı. Böylece dava, ‘‘bir yabancının pasaportunu göstermeden sınırdan geçişine yardımcı olma’’ gibi basit bir suça dönüştürüldü.

FİYASKO ÖRTBAS EDİLİYOR

Öcalan davası suçlularının bir bir aklanması olayı Yunanistan'da bomba gibi patladı. ‘‘Fiyaskoyu örtbas ediyorlar’’ diyen TO Vima gazetesi şunları yazdı:

‘‘PKK liderinin Yunanistan'a yasa dışı sokulup, Kenya'daki Yunan Büyükelçiliği'nde saklanmasını ve sonra da Türkiye'de hapsedilmesini kim hatırlıyor? O günlerde, Yunanistan'da yaşanan büyük siyasal sarsıntıyı, Türkleri yiyen yeni Kolokotronis (Türklere karşı ayaklanmayı başlayan milli kahraman) için yapılan gösterileri kim hatırlıyor? Önce Yunan parlamentosunda soruşturma komisyonu siyasileri akladı. Sonra hükümet, sorumluları süratle adalet götüreceğini söyledi. Bizzat başbakan Simitis, birkaç gün önce konuya ilişkin adli araştırmanın hükümetin öncelik tanıdığı konular arasında olduğunu söyledi. Bu açıklama, Yunanistan'ı Türkiye ile savaşın eşiğine getiren böyle bir olayın sorumlularının bulunacağı anlamına gelmesi gerekirdi. Tam bu cevapları beklerken, elde kala kala iki Kürtle bir de, ‘‘azıcık suçlu’’ Naksakis kaldı. O iki Kürdü de bulabilirsen bul.’’

Sorumlu Devlet nerede

Yunan basınının güçlü gazetelerinden Eleftorotopia gazetesi de ‘‘rezalet’’ başlıklı yazısında olaya her türlü karanlık mekanizmanın katıldığını vurgulayarak şöyle yazdı:

‘‘Nerede sorumlu olan devlet ve derin devlet görevlileri? Öcalan Yunanistan'a gidip geliyordu. Kenya'ya da bilindiği gibi paket olarak gönderildi ve sonuç olarak kimse suçlu değil... Yunan istihbaratının üst düzey yetkilerinin Öcalan'la tartışıp tavsiyelerde bulunduğunu herkes biliyor. Ama hem onlar hem de onların amirleri Öcalan'la yaptıklarına ilişkin hiçbir sorumluluğu üstlenmiyorlar. Demokratik olarak seçilen bir hükümetin politikasını aşağılayarak hareket eden bu milliyetçi-paranoyak mekanizmalar 'düşmanımın düşmanı dostumdur' doktriniyle hareket ettiler. Artık herşeyin adını koyarsak bunlar, devlet mekanizmasının bir bölümünce verilen korumanın tadını mı çıkartıyorlar? Asıl soru şu; Ülkesini ve kendisini böylesine bir sürükleyenlerin bulunacağını vaad eden bir başbakan, açıkça bu rezaletin üstünün örtülmesini nasıl kabul edebilir?’

Grandma operasyonunun siyasi sorumluları ne oldu

Yunanistan Öcalan'ı Kenya'ya götürüp gizleme operasyonuna ‘‘Grandma’’ operasyonu adını verdi. Fiyaskoyla sonuçlanan operasyonun kabinedeki sorumluları halen önemli görevlerle bulunuyor :

Başbakan Kostas Simitis

Öcalan'ın Yunanistan'a sokulmasına karşı çıkarak sonuna kadar direndi. Siyasi iltica taleplerini reddetti. Bunun Yunanistan'la Türkiye'yi karşı karşıya getireceğini söyledi. Buna rağmen bir gece gizlice Atina'ya sokulduğunu duyunca, derhal sınır dışına çıkartılması için talimat verdi. Yunan istihbaratının, Öcalan'ı önce Kenya'ya götürüp, buradan da bir başka ülkeden siyasi iltica almasını sağlamak için yapılan gizli operasyondan haberi vardı.

Teodoros Pangalos

Öcalan'ın Atina'ya yasa dışı yoldan sokulduğu zaman Dışişleri Bakanıydı. Öcalan'ın Yunanistan'a getirilmesine o da karşı çıktı. Gizlice Atina'ya getirildikten sonra ise ‘‘Büyük şarkıcı’’ kod adıyla Kenya operasyonunu yürüttü. Pangalos, fiyaskonun siyasi kurbanı oldu. İstifa etmek zorunda kaldı. Ardından yakın çevresine ‘‘Öcalan'ı Korfu'dan yatla İtalya veya Brüksel'e göndermeyi teklif ettiğini, ancak EYİP'in kabul etmediğini, Kenya üzerinden Güney Afrika'ya gönderilmesinde ısrar ettiğini’’ savundu. Yine Yunan basınına göre, Pangalos yakın çevresiyle sohbetlerinde, Öcalan'ın 100 CIA ajanının görev yaptığı Kenya'ya gönderilmesini CIA'yle EYİP arasındaki gizli anlaşmaya bağladı. Pangalos istifa ettikten sonra Mega TV'de Naksakis'ten övgüyle söz etti, ‘‘Kendisi çok namusludur, hayatını Kürtlere adadı. Ama Öcalan'ı gizlice Yunanistan'a sokarak vatana kötülük etti’’dedi.

Alekos Papadopulos

İçişleri bakanıydı. İstifa etmek zorunda kaldı. Pasok'un ağırlıklı isimlerinden biri olan ve saygın bir siyasetçi olarak tanıman Papadoulos'u Simitis, 7 ay sonra sağlık bakanı yaptı.

Philips Peçelikos

Kamu Düzeni Bakanı'ydı. Öcalan'ın derhal tutuklanmasını istedi ama dinletemedi. Fiyaskonun üçüncü siyasi kurbanı oldu, istifa etti. Simitis, yeni kabinede Peçelnikos'u Eğitim bakan yardımcılığına getirdi.

Kostas Baduvas

Öcalan'ı taşıyan özel uçak havaalanına inmeden VIP salonuna gidip bir Rus bakan yardımcısının geleceğini söyledi ve Öcalan'ı içeriye soktu. Fiyaskodan sonra Pasok'tan atıldı. Öcalan'ı savunan bir başka Pasok milletvekilinin kurduğu aşırı milliyetçi bir partiye girdi. Seçimlerde parlamentoya giremedi .

Apo’dan Belçikalı hakime kara para ifadesi

ADALET Bakanlığı, Abdullah Öcalan'ı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yargıçları değil, Belçikalı Sorgu Hakimi Jeroen Burn'un başkanlığındaki bir heyetin dinlediğini belirterek bu konudaki iddialara açıklık getirdi. Belçikalı Sorgu Hakimi Jeroen Burn başkanlığındaki 8 kişilik heyetin 14 Kasım'da Mudanya Başsavcısı ile birlikte İmralı'ya giderek Öcalan'ı tanık sıfatıyla dinlediği belirtildi. Öcalan'ın, Med-TV (şimdiki Medya TV) yayınlarını yürüten ‘‘Roj’’ yayıncılık şirketinin Belçika'da para akladığı yönündeki önemli bulguların elde edilmesi üzerine, Burn tarafından ifadesinin alındığı kaydedildi.

Davanın üç sorumlusu

Rozarin

Kod adı Rozarin olan Ayfer Kaya, Öcalan'ın sevgilisiydi. Naksakis'ten yardım istedi. Moskova'dan Atina'ya gelen özel uçakta Rozarin de vardı. Ama sonra ortadan kayboldu. Şu anda da nerede olduğu bilinmiyor..

Yaşar Cengiz

Öcalan'ın korumalarından biriydi. Yunanistan'dan çıktı nerede olduğu bilinmiyor.

To Vima gazetesinden tepki

Öcalan'ı Moskova'dan getiren özel uçağın parasını kim ödedi?

Biri Kıbrıs ve diğer ikisi Yunan olan üç pasaportu Öcalan‘a kim verdi?

Herşeyin sorumlusunun 2 Kürtle, Naksakis olduğunu kabul etmek için saf olmak lazım..

17-18 Aralık 1998'de Öcalan Roma'dayken kimlerle görüştü ve ona hangi güvenceler verildi?

Öcalan‘ın gelişinden bir hafta önce PKK‘nın ikinci adamı Gani Yılmaz yasadışı olarak Yunanistan'a kimlerin desteği ve yardımıyla geldi?

Andonis Naksakis’in ifadesi Yunan istihbaratı her şeyi biliyordu

1998 Aralık ayında Yunan Parlamentosu İkinci Başkanı Panayotis Sguridis ve Yunan İstihbarat Servisi üyesi Kalenderidis'le birlikte İtalya'ya gidip Öcalan'la görüştük. İtalya'nın Türk baskılarına boyun eğerek siyasi iltica hakkı tanımaması halinde meydana gelebilecek tehlikeleri konuştuk.. Bu görüşmeden sonra Apo'yu kapana kısılmış bir aslan gibi görmüş dehşete kapılmıştım. Pasok milletvekili Kostas Baduvas'la görüştüm. Onu gizlice Yunanistan'a sokmaya karar verdik. 1999 yılı Ocak ayında bu düşüncemizi Yunan gizli istihbarat servislerine bildirdim. Öcalan'ın yardımcısı Rozarin'le telefonda görüştük. Bana Öcalan'ın hayatı tehlikede olduğunu söyledi. 50 milyon dolarlık ödülü almak isteyen istihbarat servislerinin Öcalan'ı her yerde aradığını belirtti. Benden yardım istedi. 29.1.1999 tarihinde Petersburg'a uctuk. Uçuş sırasında Rusya yetkilileri yakıt için Bükreş'e inmemizi önerdiler ama biz bu öneriye kuşku ile baktığımız için Romanya'ya iniş yapmadık. Daha sonra Bükreş'te Yunan İstihbarat Servisi Başkanı Stavrakakis'in olduğunu öğrendik. Biz Atina'ya hareket etmeden 3 saat önce bu seyahatin gerçekleşeceğini biliyordu.’’

Kripto Para Piyasaları için Bigpara

Kripto Para Piyasaları için Bigpara

False