Anlat artık!

Güncelleme Tarihi:

Anlat artık
Oluşturulma Tarihi: Ekim 17, 2003 20:28

‘Cinsel hayatınız yolunda gidiyorsa, o zaman günlük hayatınızın çok küçük bir parçasını oluşturur. Ama durum tam tersiyse, o zaman problem geniş alanlarda kendini gösterir‘‘ diyor Seksolog Dr. Rosie King. 15 yıldır kadın-erkek ilişkileri ve cinsel problemler üzerine terapi yapıyor. Cinselliğe Bakış Konferansı için geçtiğimiz hafta İstanbul'a gelen King, yaptığımız röportajda, cinselliğin iş ve özel hayatımızı nasıl etkilediğini, cinsel taciz vakalarını, yaşanan sorunları ve çözüm yollarını anlattı.

Cinsellik yüzyıllardan bu yana araştırılan bir konu. Ünlü psikolog Abraham Maslow'un 'ihtiyaçlar hiyerarşisi'ne göre yeme, içme, barınma gibi 'olmazsa olmaz' ihtiyaçlar arasında yer alıyor. Freud'un psikanalizci yaklaşımına göre ise agresyon (saldırı) ile birlikte en önemli içgüdümüzü oluşturuyor.

Toplumlarda cinselliğe bakış açısı sosyal değerlerin, 'ahlak' kavramının ve inançların etkisiyle şekilleniyor. Cinselliği 'ayıp' gören toplumlarda konu bir tabu haline geliyor. Yasak, günah gibi kavramlar insanların bu konuda soru sormasını engelliyor. Kaçınılmaz olarak büyüyen sorunlar yastık altı ediliyor, yok sayılıyor.

Rosie King bir tıp doktoru. Ama onu diğerlerinden ayıran bir özelliği var. Uzmanlık alanı 'seks terapisi'. Dünyanın en iyi birkaç seks terapisti arasında yer alıyor. Son 15 yıldır bu alanda çok yönlü çalışmalar yapıyor. Pratik alanda yürüttüğü seks terapisi ve ilişki danışmanlığının yanı sıra kitaplar yazıyor, akademisyenlik yapıyor ve eğitimler veriyor. 10 yılı aşkın bir süredir düzenli olarak yazılı ve elektronik medyanın ilgi odağı olan King, cinsellik, ilişkiler ve sağlık konularına odaklanıyor.

KİTABI ‘BEST SELLER’ OLDU

Seks terapisti ve eğitimci olarak sürdürdüğü çalışmaları sayesinde bugüne kadar binlerce kişiye gerek 'yatak odasındaki', gerekse özel hayatlarındaki ilişkilerinde destek vermiş. 'İyi sevişme ve muhteşem seks' (Good Loving, Great Sex) adlı kitabı Avustralya'da best seller olmuş.

1976'da Avustralya'da bulunan University of New South Wales'de tıp eğitimini tamamlamış. 12 yıl boyunca pratisyen hekim olarak çalışmış. Ardından seks terapisi eğitimi almış.

20 yılı aşkın tıp deneyimi ve 10 yıldır devam eden danışmanlık kariyeri sayesinde insanların yaşayış tarzları hakkında geniş bir görüş açısına sahip olmuş. Aynı zamanda Australian College of Sexual Health Physicians'ın (Avustralya Cinsel Sağlık Doktorları Üniversitesi) bir üyesi olan King, cinsel danışmanlık alanında üniversitenin medya sözcülüğünü yürütüyor. Mezun olduğu University of New South Wales'de ve University of Syndey'de ders veriyor.

Sydney'deki St Luke's Hastanesi bünyesinde 'Australian Center for Sexual Health (Avustralya Cinsel Sağlık Merkezi) adlı merkezi kurmuş. 1992'de kurulan merkez, Avustralya'da cinsel fonksiyon bozuklukları ve cinsel eğitim ile ilgili kurulan ve farklı disiplinleri birleştiren ilk merkez. Cinsel danışmanlık konusunda Royal Australian College of General Practitioners (Genel Pratisyenler Üniversitesi) bünyesinde, Avustralya'da ve dünya çapında düzenli olarak work-shop'lar düzenliyor. Bugüne kadar Hollanda, Singapur, Endonezya, Çin, Güney Kore, Tayland ve Hong Kong'da eğitim vermiş.

Katıldığı ulusal ve uluslararası konferanslar bugüne kadar hep dolup taşan King, 10 Ekim'de İstanbul'daydı. Acıbadem Sağlık Grubu ve Marmara Üniversitesi Üroloji Anabilim Dalı'nın Pera Palas Oteli'nde düzenlediği ve Pfizer İlaçları'nın ana sponsorluğu'nda gerçekleşen 'Cinselliğe Genel Bakış' konferansında bir konuşma yaptı.

Hürriyet İK'ya özel röportaj veren King cinsel yaşamın günlük hayatımızdaki önemi ve işyerinde cinsel taciz ile ilgili sorularımızı yanıtladı. King 'tacizin sınırları belirsiz, erkekler endişeli' diyor.

‘Türkler maçoluktan gurur duyuyor’

'Cinselliğe Genel Bakış' konferansının bir diğer önemli konuğu Güney Afrika Cinsel Sağlık Derneği Başkanı ve cinsel terapist Dr. Bernard Levison'du. Levison konferanstan önce Türk erkeğinin 'cinsel profilini' çizdi: ‘‘Türk kültürü çok maço ve maskülin olmasından gurur duyuyor. Bu nedenle erkekler cinsel başarısızlıklarını kolay kolay açıklayamıyorlar. Örneğin, eşleriyle bu konuda konuşmaya çekiniyorlar. Diğer erkeklerle paylaştıklarında ise bu maço bir konuşma oluyor. Erkek yardım aramak istese de kültürel baskı yüzünden konuşması çok zor.‘‘

Bir cinsel terapist olarak en sık hangi problemlerle karşılaşıyorsunuz?

- Kadınlarda en sık rastlanan problem ilişkiden zevk almamak. Erkekler ise cinsel isteğin ve ilginin azalmasından yakınıyor. İnsanlar çoğu zaman kendilerinden çok fazla şey bekliyor. 'Normal' olanın altında kalmamak için kendilerine psikolojik baskı yapıyorlar. Herkesin cinsel hayatının kendilerininkinden daha başarılı olduğunu düşünüyorlar. Durumun böyle olmadığını anlatmak onları rahatlatıyor. Ayrıca günlük hayatın rutini de insanları ters etkiliyor. İş hayatınız var, evi çekip çevirmeniz gerekiyor, çocuklarınıza bakmak zorundasınız, vergilerinizi, faturalarınızı ödemelisiniz, trafikte sıkılıyorsunuz, evde çamaşırlar dağ gibi birikiyor... Bütün bunlardan sonra cinsel hayatınız için geriye enerjiniz ve zevkiniz kalmıyor.

Cinsel problemler insanların günlük hayatını ne derecede etkiler?

- Eğer cinsel hayatınız yolunda gidiyorsa, o zaman günlük hayatınızın çok küçük bir parçasını oluşturur. Ama durum tam tersiyse, o zaman problem geniş alanlarda kendini gösterir. Başka şeylere rahat konsantre olamazsınız. Problemi nasıl çözeceğinizle ilgili obsesif (takıntılı) düşünceler sizi alır götürür. Cinsel problemlerin kişilerin kendilerine olan güvenini düşürdüğünü, ilişkilerde sorunlara ve genel bir endişeye yol açtığını biliyoruz. Bunlar hayatlarının diğer alanlarını da olumsuz etkiliyor. İşteki performansları ve bütün ilişkileri kötüye gidiyor. Özellikle de bu problem uzun zamandır sürüp gidiyorsa...

Ne zaman bir danışmana başvurmak gerekir?

- Maalesef, birçok çift problemlerini kendi yollarıyla çözmeye çalışıyor. Bu çok zor, profesyonel yardıma ihtiyacınız var. Eğer problem sizin günlük hayatınızı bölecek düzeyde değilse ve sık sık tekrarlanmıyorsa muhtelemelen buna kendiniz bir çözüm bulabilirsiniz. Ancak kronik olmuşsa ve üç ile altı aydan beri devam ediyorsa, o zaman bir danışmana başvurmanız gerekir. Çoğu zaman insanlar profesyonel yardım almadan yıllar boyunca problemleriyle yaşamaya devam ediyor. Zaman geçtikçe sorun daha da büyüyor ve ilişkiyi zedeliyor. Ve kısır döngü başlıyor.

'İşyerinde cinsel taciz' vakaları için getirilen önlemlerin işe yaradığını düşünüyor musunuz?

- Bu durum aslında nesillerden beri devam ediyor. Ancak, eskiden kadınlar bunu tolere ederlerdi. Şimdi özellikle gelişmiş ülkelerde büyük değişiklikler oldu. Erkeklerin kadınlara karşı uygunsuz davranışları artık kabul edilmiyor. Erkekler kadınların tutumlarındaki bu değişimi anlamakta zorlanıyor. Eskiden rahat rahat onlara laf atabilirlerdi, hatta elle taciz ederlerdi. Bel altı fıkralar anlatırlardı, ya da işyerlerindeki masalarına çıplak kadın takvimleri koyarlardı. Bütün bunlar kabul edilebilir davramışlar olarak görülürdü. Şimdi bunların hiçbirini yapmaya izinleri yok. Bu da onlar için zor. Çünkü sınırları çizmekte zorlanıyorlar. Örneğin, bir kadına 'bugün ne güzel olmuşsun' demenin doğru olup olmadığını bilemiyorlar. Çünkü yanlış yapmanın riski çok büyük. Uyarı alabilirler ve hatta işlerini kaybedebilirler. Erkekler hatları belirgin olmayan bu çizgiyi aşmaktan korkuyorlar. Unutmayın ki bazen erkekler de cinsel taciz kurbanı olabilir. İlk bakışta garip gözükebilir ama Batılı kültürlerde erkeklerin bu konuda şikayetleri oluyor. Bu da işin diğer yüzü.

Dr. King'den tavsiyeler

Partnerinizle kavga etmek ve onu eleştirmek yerine uzlaşma yolu bulun.

Cinsel açıdan kendinizden çok fazla şey beklemeyin. 'Normal'in altında kalmamak amacıyla kendinize psikolojik baskı yapmayın.

Bir ya da iki defa problem yaşamışsanız bunu sorun etmeyin.,

Probleminiz kronik olmuşsa ve üç ile altı aydan beri devam ediyorsa bir danışmana başvurun.

İşyerindeki stresin cinselliğin en büyük düşmanları arasında sayıldığını unutmayın.

Cinsel sorunları göz ardı etmeyin. Zaman geçtikçe sorun daha da büyür ve ilişkiyi zedeler.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!