'Alevin çemberi' genişliyor

Güncelleme Tarihi:

Alevin çemberi genişliyor
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 28, 2025 07:00

Türkiye’de orman yangınları iklim krizinin de etkisiyle artık daha büyük, daha hızlı ve daha yıkıcı. Üstelik yangın tehdidi sadece Akdeniz ve Ege ile sınırlı değil, artık Marmara ve Karadeniz de bu yeni risk haritasına dahil oluyor. Öğretim görevlisi Dr. Merih Göltaş, “Bolu, Tekirdağ Şarköy, Bilecik, Sakarya, Bursa, Karabük yangınları bu endişe verici tahmini destekliyor” diyor.

Haberin Devamı

Orman Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, 1988-2019 döneminde Türkiye’de her yıl ortalama 2100 orman yangını çıkarken, 2020 sonrasında bu sayı yıllık ortalama 3000’e yükseldi. Aynı dönemde yıllık ortalama yanan alan miktarı da 100 bin dönümden 400 bin dönüme fırladı.

Hürriyet’e konuşan İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi’nden öğretim üyesi Dr. Merih Göltaş, bu artışı “Yangın sayısındaki artış daha çok insan kaynaklı. Ancak yanan alanın büyümesinde iklim değişikliğine bağlı ekstrem hava olaylarının etkisi çok büyük” diyerek açıkladı.

‘MEGA YANGIN’LARLA DAHA SIK SINANACAĞIZ

İklim projeksiyonlarına göre Türkiye’nin ortalama sıcaklığı 2040 yılına kadar 1-3 santigrat derece artacak. Bu durum özellikle güney ve batı bölgelerde kuraklığı derinleştirecek, sıcak hava dalgalarını sıklaştıracak. Bu da yangın sezonunun erken başlayıp geç bitmesine ve daha geniş alanları tehdit etmesine neden olacak. “2021 yılında yalnızca 15 gün içinde çıkan yangınlarda 1 milyon dönümden fazla orman alanı yandı. Bu tür ‘mega yangın’larla gelecekte daha sık ve eşzamanlı bir şekilde karşılaşmamız mümkün. Bunlar kontrol edilmesi zor ve yıkıcı etkilere sahip olan aşırı şiddetli ve yüksek yayılma hızındaki, günler haftalarca sürebilen devasa ölçekteki yangınlar olarak tanımlanabilir. Akdeniz ve Ege bölgelerinde yangınlara aşinayız ancak artan sıcaklık ve kurak hava dalgaları nedeniyle gelecekte Marmara ve hatta Karadeniz’in bazı kesimleri de risk altına girebilir, son dönemdeki Bolu, Tekirdağ Şarköy, Bilecik, Sakarya, Bursa, Karabük yangınları bu endişe verici tahmini destekliyor” diyor Göltaş.

Haberin Devamı

YANGINI ÇIKMADAN ÖNLEMELİYİZ

Yangınların yüzde 90’ının insan kaynaklı olduğunu hatırlatan Göltaş, “Yangınla savaşın en iyi yolu yangını çıkmadan engellemektir” diyerek önerilerini şöyle sıraladı:

- Özellikle sıcak ve kuru havalarda ateşle aramıza mesafe koymalı, havai fişekli kutlama, ateşli piknik, sigara izmariti atma ya da anız yakma gibi tüm riskli davranışlardan kaçınmalıyız.

- Sönmüş dahi olsa yerlere izmarit atılması kesinlikle yasaklanmalı.

Haberin Devamı

- Orman içi ve civarındaki denetimler sıklaştırılmalı.

- Artan yangın sayısına paralel olarak orman işçi sayıları da arttırılmalı.

- Yangın riskinin olduğu ormanlarda yangın sezonu dışında yanıcı madde miktarının azaltılmasına yönelik kontrollü yakma uygulamaları yapılmalı.

- Ayrıca kırsalda hayvancılık teşvik edilerek otlatma planları hazırlanmalı ve plan doğrultusunda yanıcı madde azaltıcı otlatmalar yapılmalı.

- Yangına dirençli türlerle orman ile yerleşim alanları arasında zonlama yapılmalı.

- Enerji nakil hatlarının bakımları düzenli olarak yapılmalıdır.”

Alevin çemberi genişliyor

‘MUHAFIZ’ ÖRNEK OLABİLİR Mİ

27 Haziran-24 Temmuz tarihleri arasında çıkan orman yangınlarında 311 konut, 16 işyeri ve 50 ahırın yıkıldığı açıklandı. Ortaya çıkan bu tablo, yangınlara karşı daha hazırlıklı ve sürdürülebilir bir savunma hattı kurulmasının gerekliliğini gündeme taşıdı.

Haberin Devamı

Benzer acı tecrübeleri yaşayan ülkelerden biri de İspanya. Valencia bölgesindeki Riba-roja de Túria ve Paterna ilçelerinde, 2000-2016 yılları arasında yaşanan 40 yangın yerel yönetimi harekete geçirdi. 3 yıllık inşaa sürecinden sonra Avrupa’nın en büyük yangın söndürme sistemlerinden biri olan Guardian (Muhafız) Projesi 2022 yılında doğdu. Proje, yaklaşık 20 bin dönümlük bir alanda yaşayan 15 bin kişiyi yangına karşı korumayı hedefliyor. Arıtılmış atık suyun kullanıldığı proje kapsamında 42 su püskürtme kulesi inşa edildi. Sulama sistemi, 350 dönümlük ormanlık alanın nem seviyelerini izleyen sensör ağına bağlı ve nem açığını hesaplayarak sulama miktarını otomatik olarak ayarlayan gelişmiş bir altyapıyla çalışıyor. Proje üç aşamalı çalışıyor:

Haberin Devamı

- Önleyici sulama ile yangın mevsimi boyunca orman zeminindeki yanıcı maddelerin nemi artırılıyor.

- Savunma öncesi sulama ile yakındaki bir yangın ilanı durumunda alevlere karşı tampon nem hattı oluşturuluyor.

Alevin çemberi genişliyor

- Doğrudan müdahale sulamasıyla, yangın anında sahaya otomatik su püskürtülüyor.

Orman sınırlarına ayrıca yanıcılığı düşük bitkilerden oluşturulan ‘yeşil yangın bariyerleri’ oluşturuldu. Tüm sistem, düzenli bakım planıyla 25 yıldan uzun bir ömre sahip olacak şekilde tasarlandı. Projenin toplam maliyeti yaklaşık 230 milyon TL.

Bu tür bir modelin uygulanması, yangın riski yüksek orman sınırındaki yerleşim yerlerinin daha dirençli bir altyapı oluşturulması adına fırsatlar sunabilir.

BAKMADAN GEÇME!