Alanda hiç pankart yok

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Diyarbakır'da konuşurken arkadaşımız Aysel Alp'ten izlenimlerini aldık.
Zeynep Güçlücan sordu, Aysel Alp cevaplayıp izlenimlerini aktardı.
Zeynep: Diyarbakır'da çok kalabalık var mı
Aysel: Yaklaşık 10 bin kişi var, çok kalabalık
Zeynep: Kadınların katılımı nasıl?
Aysel: Kadın katılımcılar çoğunlukta, kadınlar ufacık bebeklerini alıp gelmişler

Zeynep: Halkın tepkisi nasıl
Aysel: Halk çok coşkulu, olumsuz hiç bir tepki yok. Herkes çok sevinçli. Ama vatandaşın düşüncesi, Kürt sorununu MHP, BDP birlikte çözer.
Zeynep: Evlerinden balkonlarından dinleyenler var mı
Aysel: Hayır yok. Halk meydanlarda
Zeynep: Kürtçe veya herhangi bir pankart var mı?
Aysel: Hayır hiçbir pankart yok. Dikkat çeken tek bir pankart yok.
Zeynep: Bayraklar var mı?
Aysel: Her yerde Türk bayrakları asılı, Başbakan'ın konuşmasına halk coşkuyla karşılık veriyor.
Zeynep: Güvenlik önlemleri nasıl?
Aysel: Çok sayıda polis var. Bütün binaların tepesinde keskin nişancılar var. Herkes alana aranarak alındı. X-Ray cihazıyla aramalar yapıldı.
Zeynep : Polis sayısı fazla mı? Kadın polisler de var mı?
Aysel: Çok sayıda sivil polis var ve bu sivil polislerin çoğu kadın. Halkın arasına karıştılar. Sivil kadın polislerin ayırt edilmesine imkan yok.
AYSEL ALP İSTASYON KAHVESİNDEN BİLDİRİYOR
Zeynep: Kahvede tepkiler nasıl, vatandaşlar ne düşünüyor?
Aysel: 24-40 yaş arası vatandaşlarla konuştum. Başbakan'a inanmadıklarını söylüyorlar. İstasyon Kahvesi sahibi 41 yaşındaki Recep Baran "Başbakan yalan söylüyor, o yüzden kendisini dinlemiyorum, Bizimle ilgili birşey konuşmuyor. Başbakan bizi kandırıyor. 8 sene önce Türk realitesi vardır dedi şimdi yoktur diyor" dedi.
Dicle Üniversitesi’nde Türkçe öğretmenliği okuyan 24 yaşında bir öğrenci ise AKP’nin politikasını olumsuz bulduğunu belirterek şunları söylüyor:
- Kürt sorununu çözmeye yönelik politikaları yok.
- PKK, 1980 sonrası uygulanan faşist politikaların bir sonucudur. Kürt realitesinin kabulü PKK sayesinde olmuştur. Bunun içindir ki çözüm İmralı’dan geçer.
- Kürt halkı köleleştiriliyor. Karadeniz’de fındık, Çukurova’da pamuk toplarak karnını doyurmaya çalışıyor.
DİN ORTAK PAYDAMIZ DEĞİLDİR
40 yaşında işçi bir vatandaş:
- Burada ortak payda din değildir. Erdoğan, din vurgusu yapıyor. Ama Said-i Nursi’nin çocuklarını öldürüyor.
BİZİM AKLIMIZLA ALAY EDİYOR
45 yaşında bir başka vatandaş ise:
- Diyarbakır’a daha büyük bir cezaevi vaat ediyor. Bizim aklımızla alay ediyor. Bu bize bir hakarettir.
- Yeşilkart, nohut, mercimek, makarna yardımları utanç vericidir.
ÜNİTER DEVLET VE BAYRAKLA SORUNUMUZ YOK
Kahvede konuştuğumuz vatandaşların Kürt sorunuyla ilgili çözüm önerileri ise ortak. Hepsi sorunun İmralı’dan geçtiğinde birleşiyor. Öcalan’ın ve PKK mensuplarının siyasete girişine izin verecek bir sistem kurulması gerektiğini belirtiyorlar.
Üniter devletle ve Türk bayrağıyla bir sorunları olmadığını vurgulayarak, “Türkiye vatandaşıyız. Bayrakla, üniter devletle sorunumuz yok. Türk halkını da seviniyoruz. Ama ana dilde eğitim hakkımızı istiyoruz. Kültürümüzü yaşatmak istiyoruz.”


Derya Fidan
İsmail SARI






Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle