AKP’yi sevmeyen Yılmaz’a gidiyor

TOPLAM 12 ilçesi, 9 beldesinde 360 bin kişinin yaşadığı, onların da 160 bininin oy kullandığı bir yer burası ama sanırsınız ki, Rize’yi alan, Türkiye’yi de alır. İki başbakan çekişince, gürültü kaçınılmaz oluyor tabii.

Ayrıca Rizeliler, sessiz, renksiz, iddiasız kalmayı da pek sevmiyorlar. Sanatçı çıkacaksa ya Tarkan ya İsmail Türüt oluyor, politikacıysa ya Murat Karayalçın ya Şevki Yılmaz, para kazanmak istiyorsa da ya Sedat Peker ya Abdürrahim Albayrak. Arada kalma yok.Bu seçimde Rize’de en önemli figür Mesut Yılmaz. 5 dönem Rize’den milletvekilliği yapmış, Rize’ye yatırımlar yönlendirmiş, İstanbul’da hemşerilerini aday gösterip partisine belediyeler kazandırmış, o belediyelere de hemşerilerini yerleştirmiş biri Yılmaz. İsteyen, istediği kadar, Yılmaz’ı siyasi geçmişiyle yargılasın, "Ne işi varmış" desin, Rizeli’nin böyle şeyler umrunda değil. Yılmaz’ı Rize içinde farklılaştıran da, ülke genelinde AKP’ye karşı gösterilen tepkinin, burada Yılmaz’ın üzerinde konsolide olması. 24 yıldır buradan milletvekili çıkaramayan CHP, hafif toparlanmış gözüken MHP, adı sokakta hiç duyulmayan DP bir tarafa, AKP’yi sevmeyen, Yılmaz’a sarılıyor.ÇAYCIYA BAKANLIK AKP ise 2002’de Rize’de 3-0 yaptıktan sonra, bu seçim 3 milletvekilini de değiştirdi. Ancak 1. sıra adayı, MÜSİAD eski başkanı Ali Bayramoğlu hem seçmende, hem teşkilatta büyük hayal kırıklığı yaratmış. Kendisi yeni kabinede Ali Coşkun’dan sonra Sanayi Bakanlığı beklentisi içinde ve çay konusunda halka taahhütlerde bulunuyor ama Bayramoğlu’nun da özel çay fabrikası sahibi oluşu, sözlerinin etkisini azaltıyor. Çünkü Rize’de, Çaykur’daki kotasını doldurunca, malını özel şirketlere satmak zorunda kalan ama onlardan parasını bazen 3 yıl alamayan çay üreticileri, bu şirketlere sabah akşam sövüyor. "Fındıkçı Zapsu"dan sonra "Çaycı Bayramoğlu" geliyor yani.ŞEVKİ’NİN ADAMI 3. sıra adayı Hasan Karal ise daha çok tepki alıyor. 34 yaşında, eski bir imam. Milli Görüş’ten gelme. Şevki Yılmaz’a yakın. AKP’nin de buradaki il teşkilatının kurucusu ve 6 yıldır il başkanı. O kadar yıpranmış ki, geçen ekim, sahur dönüşü, bacağından 2 kurşun bile yemiş. Adayların şeceresi, ne iş yaptığı, kimlerden destek aldığı, her küçük yerde olduğu gibi Rize’de de çok iyi biliniyor. Ama sonuca dair tahmin almaya çalıştığınızda seçimden daha zevkli olan o "seçim geyiği" başlıyor. Örneğin biri, "Anam avradim olsin, Mesut çikar" dedikten 5 dakika sonra, yandan gelen bir itiraz sonucu "Anam avradim olsin, Mesut çikamaz" diyebiliyor. Niye hemen fikir değiştirdiğini sorduğunuzda da "Anam avradim olsin, ne olur bilmeyrum" demeye başlıyor. Rize’de herkes çok eğleniyor.Tam merkezinde ’73 kuruş’ zirvesiBurası, Güneysu’nun içerilerinde, Kıbledağ Köyü. Tepelerde çay toplayan köylülerin yanına ulaşabilmek için, girdiğimiz yanlış yollar da dahil 45 dakika düşe kalka tırmanıyoruz. Amacımız, seçim, Rize’de yaklaşık 100 bin aileyi ilgilendiren çay alım fiyatının açıklandığı vakte denk geldiğinden, hükümetin geçen ay kilo başına verdiği 73 kuruşluk fiyatı, üreticinin beğenip beğenmediğini öğrenmek. Ama sorduğumuz kişi AKP’liyse, "Ödemeleri erken yapıyorlar, memnunuz" diyor. Değilse, "Tayyip, 5 yıl önce Rize’ye gelip söz verdiği 750 bin liraya hálá ulaşamadı" diye söyleniyor. Türkiye’de yaşanan "AKP’li olma", "AKP karşıtı olma" çatışması, Rize’de de her şeyin üstüne çıkmış. Bakalım kim daha RizeliMesut Yılmaz, Rize’den 5 dönem milletvekilliği yaptı, Tayyip Erdoğan, geçen sefer mecburen Siirt’ten, şimdi ise isteyerek İstanbul’dan aday. Yılmaz, Rize’ye gelince Dedeman Oteli’nde kalıyor, Erdoğan’ın, akrabalarının yaşadığı Güneysu’da kendi evi var. Yılmaz, Rize’ye ne zaman gelse sokağa çıkıp insanlarla konuşuyor, Erdoğan korumasız gezmiyor. Yılmaz, her fırsatta Rizeliliğini vurguluyor, Erdoğan daha bir Kasımpaşalı duruyor.
Haberle ilgili daha fazlası: